Esas No
E. 2022/37592
Karar No
K. 2023/953
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku - Terör

3. Ceza Dairesi         2022/37592 E.  ,  2023/953 K.

"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI: 2022/910 E., 2022/965 K.
SUÇ: Silahlı terör örgütüne üye olma
HÜKÜM: İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Temyiz başvurusunun esastan reddi ile hükmün onanması

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1.İstanbul 32. Ağır Ceza Mahkemesinin, 17.02.2022 tarihli ve 2020/180 Esas, 2022/39 sayılı Kararı ile sanık hakkında "Silahlı terör örgütüne üye olma" suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 62 nci, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası, 63 üncü maddesi ve 53 üncü maddesini birinci ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca 8 yıl 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

2.İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 13.09.2022 tarihli ve 2022/910 Esas, 2022/965 sayılı Kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

3.Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 28.10.2022 tarihli ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Sanık müdafiinin temyiz istemi, örgüt üyeliği suçunun maddi ve manevi unsurunun mevcut olmadığına, müvekkilinde örgüte katılma iradesi bulunmadığına, örgütle iltisaklı kurumlarda çalışma kaydının bulunmasının delil sayılamayacağına, ByLock programının kullanıldığının tespitine yönelik bağımsız bilirkişiden rapor aldırılmadan karar verildiğine, dinlenen tanıkların çelişkili beyanlarından mahkeme tarafından sadece aleyhe değerlendirilen beyanların hükme esas alındığına, müvekkilinin kod adı kullanmadığına gaybubet evinde kalmadığına, ceza tayin edilirken gerekçesiz olarak alt sınırdan uzaklaşıldığına, müvekkilinin tahliyesine ve beraatine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR

Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü

Sanığın ByLock programını kullanmadığı yönündeki savunmalarının gerçeği yansıtmadığı ve kendisini suçtan kurtarmaya yönelik olduğu, dosyada mevcut tespit değerlendirme tutanağına göre sanığın 315403 ID numarası ile 52 kişiyi kullanıcı listesini eklemek suretiyle programı kullandığı, yazışmaların silindiği ve şifrelendiği, sanığı ekleyenlerin -halitozer- ve -halitbey- isimleri verdiği "Halit" isminin tanık beyanından anlaşıldığı üzere sanığın örgüt içinde kullandığı kod ismi olduğu, sanığın programı kullandığını kabul etmediği yönündeki savunmaların kendisini suçtan kurtarmaya yönelik savunmalar olarak değerlendirilmiş ve dosya arasında mevcut raporlar dikkate alınarak ByLock programının sanık tarafından kullanıldığı hususunda mahkememesince kanaate ulaşılmıştır.

Sanık, hakkında beyanda bulunan tanıkların beyanlarını kabul etmediğini beyan etmiş ise de; tanıkların aynı doğrultudaki olan sanığın Halit kod ismi kullanan ev abisi olduğu sohbetlerde konuşmacı olduğu evdeki sohbete gelenleri askeri okul sınavlarına hazırladığı ve bu sınavlara girileceği yönünde kendilerine talimat verdiği, sanığın tanıklardan grup oluşturduğu ve bu grubu sınavlar esansında ...kod isimli örgüt üyesine devrettiği, diğer tanığın ise Kenan kod isimli örgüt üyesinin kendisini Halit kod isimli sanığa devrettiği, sanığın kendisini Deniz Kuvvetleri sınavına başvuruya bizzat götüren kişi olduğu, Ankara'da eğitime başladığında kendisini Aydın kod isimli bir başka örgüt üyesine devrettiği, diğer tanığın sanığı Özer olarak kendisinden sorumlu ev abisi olarak teşhis ettiği, askeri okul sınavına girilmesi konusunda baskı yaptığı, Ankara'da eğitime başladığında kendisini Harun kod isimli bir başka örgüt üyesine devrettiği yönündeki beyanlar karşısında, tanıkların beyanlarının tüm dosya kapsamı ve birbiri ile uyumlu olması dikkate alınarak sanığın savunmalarının suçtan kurtulmak maksatlı olduğu değerlendirilmiş ve savunmalarına mahkemesince itibar edilmemiştir.

Bu bilgiler ışığında, sanığın örgüt içerisinde ev ve sohbet abisi konumunda ve yine BBTM pozisyonunda da örgütsel faaliyet yürütmesi, askeri okullar, polis meslek yüksekokulu ve polis akademisine öğrenci yetiştirmesi ve öğrencileri bu okullara yönlendirmesi, öğrencilerin bu okullara yerleşmesi adına sağlık kontrollerini yaptırması ve öğrencilere bu hususta da baskı kurması, terör örgütünün mahrem yapılanması içerisinde terör örgütünün bünyesinde bu öğrencilerden sorumlu mahrem abi pozisyonunda örgütsel faaliyet icra etmesi, örgüt içerisinde gizliliği sağlamak amacıyla "Halit" kod adını kullanması, örgüt içerisinde kullanıldığı tespit edilen ByLock isimli kriptolu haberleşme programını kullanması bir bütün olarak değerlendirildiğinde sanığın örgütün amacını ve faaliyetlerini bilmesine rağmen uzun bir süre bu yapıda kalıp irtibatını devam ettirmesi hususları da gözönüne alınarak sanığın süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk arz edecek şekilde FETÖ silahlı terör örgütüne üye olmak suçunu işlediği, söz konusu örgütün devlet ve toplum için tehlikeli olduğu, vehamet arz eden eylemler gerçekleştiren bir örgütün üyesi olması nedeniyle tehlike suçu olarak düzenlenmiş olan silahlı terör örgütü üyesi olmak suçundan cezalandırılması gerektiği kanaatine varıldığı anlaşılmış, sanığın bu nedenlerle silahlı terör örgütüne üye olma suçundan mahkumiyetine dair hüküm tesis edilmiştir.

Sanık yönünden cezanın belirlenmesi aşamasında suçun işleniş biçimi, fiilin özellikleri, suç sebep ve saikleri, kastın ağırlığı ve yoğunluğu ve bunun yanında suçluluk durumu ve suç kastının belirlenmesine yönelik üyelik için yeterli diğer delillerle ve örgütle iltisakı gösterir diğer argumanlarla desteklenmiş olması, sanığın örgüt içerisinde tespit edilen konum ve faaliyetleri ve bu nedenle meydana gelen tehlikenin ağırlığı dikkate alınarak takdiren ve teşdiden belirlenmiş, sanığa verilen cezanın atılı suçun 3713 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinde sayılan mutlak terör suçu olması nedeniyle aynı yasanın 5/1 maddesi gereğince 1/2 oranında artırılmış, sanığın yargılama sürecindeki davranışları dikkate alınarak hakkında TCK'nın 62/1 maddesindeki takdiri indirim hükmünün uygulanmasına karar verilerek hüküm kurulmuştur.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE

1.Amacı, yapılanması ve faaliyet yöntemlerine ilişkin ayrıntıları, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.09.2017 tarih, 2017/16-956 Esas ve 2017/370 sayılı Kararı ile onanarak kesinleşen, Dairemizin İlk Derece Mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarih, 2015/3 Esas, 2017/3 sayılı Kararında açıklandığı üzere, FETÖ/PDY, cebir ve şiddet kullanarak Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının öngördüğü düzeni ortadan kaldırmayı ve yerine başka bir düzen getirmeyi amaçlayan bir terör örgütüdür.

2.Mahallinde hukuka uygun olarak ikame olunup usulünce tartışılan delillere ve dosya kapsamına göre;

Örgütün nihai amacını gerçekleştirmek için stratejik önemi haiz mahrem yapılanması içerisinde yer alan, örgüt evine gelenlere sohbet veren ve onalara ev abiliği yapan, ders çalışma saikiyle eve gelen öğrencileri askeri okullara hazırlayan onlara belirli sınavlara girilmesi yönünde talimatlar veren, sınavları kazanan öğrencileri eğitim alacakları illerde başka örgüt üyelerine ilgilenilmesi amacıyla devrederek zimmetleyen, örgüt içinde kod adı kullanan, örgüt içi gizli haberleşme programı ByLock'u kullanan, tanık ifadeleriyle sabit olduğu üzere tanıklardan çalışma grupları yapan onları askeri okul sınavlarına girileceği konusunda talimatlandıran hatta yer yer baskı yapan, bu öğrencilerin sınav başvurularını bizzat takip eden, gruptaki sınav kazanan öğrencileri başka örgüt üyelerine devreden sanığın, anılan örgütün hiyerarşik yapısına organik bağla katılıp süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluluk arz eden faaliyetlerde bulunmak suretiyle üyesi olduğuna dair kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.

3.Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, temyiz dilekçesinde ileri sürülen savunmaların özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımın kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla, incelenen hükümde hukuka aykırılık saptanmamıştır.

V. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 13.09.2022 tarihli ve 2022/910 Esas, 2022/965 sayılı Kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca İstanbul 32. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

06.03.2023 tarihinde karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.