11. Hukuk Dairesi
11. Hukuk Dairesi 2021/5610 E. , 2023/61 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : .... Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; davalı ile ticari ilişkilerinin müvekkilinin 30.06.2013 tarihinde ticari hayatını sona erdirmesi ile bittiğini, davalıdan 2013 yılına ilişkin fiyat farkı alacaklarının bulunduğunu ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 218.000,00 TL’nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili ile Krep Şirketi arasında 01.09.2012 tarihinde bayilik sözleşmesi imzalandığını, Krep Şirketi'nin önceden Edgiteks olarak faaliyet gösterdiğini, ancak vergi kaydını 2013 yılında sonlandırması sebebi ile bayilik sözleşmesinin sona erdiğini, davalının değil borçlu, davacılardan alacaklı olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasındaki ihtilafın, davacının 2013 yılı kış dönemine ilişkin 218.000,00 TL olduğunu iddia ettiği fiyat farkı alacağından kaynaklandığı, taraflar arasındaki bayilik sözleşmesinin 11.5. maddesinin "Bu maddenin uygulanmasından doğabilecek hesap uyuşmazlıklarının çözümünde şirketin (davalının) ticari defterleri ve kayıtları (bilgisayar kayıtları) dahi tek taraflı kesin delil niteliğindedir." hükmünü içerdiği, yapılan defter incelemesinde davacının 218.000,00 TL olduğunu iddia ettiği ve dava konusu yaptığı 2013 yılı kış dönemi fiyat farkı alacağına ilişkin olarak bizzat Krep Moda Evi tarafından 02.08.2013 tarihli ve 212824 nolu KDV dahil 203.961,60 TL'lik sezon indirim fiyat farkı açıklamalı faturanın düzenlendiği ve bunun davalı tarafından kabul edilerek kayda alındığı, fakat bu faturanın faturayı düzenleyen davacının defter kayıtlarında görülmediği, buna göre davalının kendi defterlerinde işbu 203.961,60 TL'lik fatura hesaba dahil edildikten sonra dahi davalının Edgi Tekstil'den 16.225,24 TL, Krep Moda Evi'nden 21.782,31 TL alacaklı durumda olduğu, taraflar arasındaki sözleşmede yer alan münhasır delil sözleşmesi şartı nedeni ile davalı tarafın ticari kayıt ve defterlerine itibar edildiği, davacının davalı taraf ile aralarındaki sözleşme gereği iddia ettiği gibi davalı taraftan alacaklı olmadığı, davacının davasını ispatlayamadığı, aksi duruma ilişkin bilgi ve belgeye rastlanmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın konusunun 203.961,60 TL tutarlı fatura olmadığını, müvekkilinin talebinin dava tarihi itibariyle davalı şirketten olan fiyat farkı alacağı olduğunu, taraflar arasında fiyat farkı uygulaması hususunda ihtilaf bulunmadığını, bu sebeple davacı şirketin alacağının varlığı için fatura düzenlenmesine gerek olmadığını, faturanın deftere işlenmemiş olmasının da alacağın olmadığı anlamına gelmediğini, taraflar arasındaki delil sözleşmesinin alacağın ispatı bakımından bir öneminin olmadığını, kararda belirtilen faturanın 2013 yılı fiyat farkına ilişkin olduğuna dair bir ibarenin bulunmadığını, fiyat farkı alacağı taraflar arasında imzalanan sözleşmenin dışında gelişen bir teamül olduğundan sözleşmedeki davalı defterlerinin delil alınacağına dair tespitin hatalı olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasında 01.09.2012 tarihli bayilik sözleşmesi imzalandığı, süregelen ilişki kapsamında sözleşmede açık hüküm bulunmasa da davacı bayiye satılan malların nihai tüketiciye satışında sezon indirimine gidilmesi durumunda bayi tarafından bu indirim nedeniyle oluşan fiyat farkının davalı satıcıya fatura edildiği, fiyat farklarının bu şekilde ödenmesi konusunda taraflar arasında bir teamül bulunduğu, uyuşmazlık konusu tutarın da 2013 yılı kış sezonu indirimleri nedeniyle oluşan fiyat farkına ilişkin olduğu, ispat yükünün alacaklı olduğunu iddia eden davacıda olduğu, Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacı ... tarafından düzenlenen 63.675,42 TL tutarlı ve 20.11.2013 tarihli, 2012 yılı fiyat farkı açıklamalı faturanın davalı kayıtlarına işlenerek aynı tutarlı iade faturası düzenlendiği, sonrasında davacı tarafından düzenlenen 86.438,31 TL tutarlı faturanın davalı defterlerine işlendiği, yine davacı defterlerinde yer almayan davacıya ait fiyat farkı açıklamalı 203.961,60 TL tutarlı faturanın da davalı kayıtlarında mevcut olduğu, söz konusu davacı faturalarının da hesaba dahili sonucunda davalının borçlu olmayıp davacılardan alacaklı olduğunun tespit edildiği, davacılar vekilince istinaf başvurusunda dava tarihi itibariyle mevcut fiyat farkı alacağı talep ettiklerini, 203.961,60 TL tutarlı faturanın da dava konusu olmadığının ileri sürüldüğü, ancak dava dilekçesinde açıkça dava konusu talebin 2013 yılı kış sezonu indirimi nedeniyle oluşan fiyat farkı olduğunun belirtildiği, yargılama sırasında ileri sürülmeyen ticari ilişki süresince oluşan fiyat farkı alacağı iddiasının dinlenilmesinin mümkün olmadığı, yine davacılar vekilince alacağın 203.961,60 TL tutarlı fatura dışındaki fiyat farkı alacağı olduğu ileri sürülmüşse de, bu konuda davacı tarafça alacağın varlığını kanıtlayacak nitelikte herhangi bir delil ibraz edilmediği, bu dosyanın davalısı tarafından bakiye cari hesap alacağının tahsili istemiyle davacılar aleyhine İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/603 E. sayılı dosyasında açılan davada fiyat farkı faturası da değerlendirilmek suretiyle davacının bakiye 21.782,11 TL alacağının bulunduğu tespit edilerek bu bedele hükmedildiği ve kararın istinaf incelemesinden geçerek kesinleşmekle eldeki dosya davacılarının davalıdan alacaklı olmayıp aksine borçlu olduklarının doğrulandığı, davacının alacağı kanıtlayamadığı, davanın reddine dair verilen kararda isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; bilgisayar programı üzerinden rapor hazırlanmasının hukuka aykırı olduğunu, davada taleplerinin 2013 yılı fiyat farkı değil, alacaklarını ortaya koyan faturalardaki bedeller olduğunu, yani cari hesaplamada müvekkiline ödenmesi gereken bedel olduğunu, dosyada alınan bilirkişi raporlarında müvekkilinin teminat çeklerinin iade edildiği tespitlerine yer verildiğini, bu durumda davalı alacaklı olsaydı o zaman neden iade ettiğinin izahının mümkün olmadığını, davacı defterlerini inceleyen bilirkişi raporuna göre karar verilmesi gerektiğini belirterek istinaf mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davacıların davalıdan 2013 yılına ilişkin fiyat farkı alacağının olup olmadığı, varsa miktarının tespitine ilişkindir.
2.İlgili Hukuk 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 207 ve devamı maddeleri.
3.Değerlendirme
Dava, taraflar arasındaki bayilik ilişkisinin sona ermesi sebebiyle bundan kaynaklanan alacağın tahsili talebine ilişkindir. Mahkemece her iki tarafın defter ve kayıtları ayrı ayrı bilirkişilere incelettirilmiş, ancak taraflar arasındaki sözleşmenin 11.5. maddesine göre davalının ticari defter ve kayıtlarına göre karar verilmiştir. Her iki tarafın kayıtlarından alacak verecek ilişkisinin ne olduğu belirlenmeksizin anılan madde dikkate alınarak hüküm kurmaya elverişsiz rapora dayanılarak karar verilmesi doğru görülmemiştir. Mahkemece yapılacak iş, her iki taraf defterlerinin karşılaştırılması suretiyle taraflar arasındaki alacak hesabı yapılıp bu ticari ilişki sürecinde davacı tarafın iddia edildiği şekilde fiyat farkı alacağının bulunup bulunmadığı belirlenerek sonucuna göre karar vermekten ibarettir. Bu nedenle, davanın reddine dair kararın bozulması gerekmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1.Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2.İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
09.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.