Esas No
E. 2022/14795
Karar No
K. 2023/1884
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku - Cinsel Suçlar

9. Ceza Dairesi         2022/14795 E.  ,  2023/1884 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

SUÇ: Cinsel taciz
HÜKÜM: Mahkûmiyet

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1.İstanbul (Kapatılan) 16. Sulh Ceza Mahkemesinin, 05.06.2014 tarihli ve 2013/725 Esas, 2014/665 Karar sayılı kararı ile sanığın cinsel taciz suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 105 inci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 1 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

2.İstanbul (Kapatılan) 16. Sulh Ceza Mahkemesinin, 05.06.2014 tarihli ve 2013/725 Esas, 2014/665 Karar, İstanbul 72. Asliye Ceza Mahkemesinin, 05.06.2014 tarih, 2013/39 Esas, 2014/104 Karar sayılı kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 14. Ceza Dairesinin 27.05.2021 tarihli ve 2017/4251 Esas, 2021/3803 Karar sayılı kararı ile basit yargılama usulü yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.

3.İstanbul 47. Asliye Ceza Mahkemesi, 18.02.2022 tarihli ve 2021/395 Esas, 2022/91 Karar sayılı kararı ile sanığın cinsel taciz suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 105 inci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 1 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Sanık Müdafiin Temyiz İsteminde Özetle; mahkemenin katılanın beyanına göre karar verdiğini, katılanın beyanının soyut olduğunu, şüpheden sanık yararlanır ilkesi lehe değerlendirildiğinde sanığın beraatine karar verilmesi gerektiğini belirtilerek kararın bozulup sanık hakkında beraat kararı verilmesini talep etmiştir.

III. OLAY VE OLGULAR

İlk Derece Mahkemesi tarafından, olay tarihine katılanın metrobüse binmek için durağa yakın yerde beklediği, bu sırada sanığın kendisine baktığını ve el hareketi yaptığını gördüğü, sanığı eliyle cinsel organını katılana gösterdiği, katılanın bundan rahatsız olarak hemen metrobüs hattına geçmek için merdivenlere yöneldiği, tam merdivenleri çıkarken sanığın arkadan gelerek katılana seslenip el hareketleriyle kendisiyle gitmesini teklif ettiği iddiasıyla açılan davada sanığın eylemi sabit görülerek atılı suçtan cezalandırılmasına karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE

1.Mahkemece bozma öncesi gerçekleştirilen yargılama sonucunda verilen ilk mahkumiyet kararının temyiz incelemesinde 17.10.2019 tarihinde yürürlüğe giren 7188 sayılı Kanun'la yeniden düzenlenen 5271 sayılı Kanun'un 251 inci maddesindeki basit yargılama usulüne dair kanuni düzenlemenin ardından 7188 sayılı Kanun'un geçici 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendine yönelik olarak 19.08.2020 günlü, 31218 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 25.06.2020 tarih ve 2020/16 Esas, 2020/33 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun'a 7188 sayılı Kanun'un 31 inci maddesiyle eklenen geçici 5 inci maddesinin (d) bedinde yer alan "Kovuşturma evresine geçilmiş" ibaresinin, aynı bentte yer alan "Basit yargılama usulü" yönünden Anayasa'ya aykırı bulunarak iptal edilmesi karşısında, anılan karara istinaden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunduğundan bahisle bozulması üzerine söz konusu ilama uyan mahkemece esasen ceza miktarı itibarıyla sanığın lehine olan basit yargılama usulünün tatbiki suretiyle hüküm kurulması gerekirken yazılı şekilde uygulama yapılması nedeniyle hukuka aykırılık bulunmuştur.

2.Bozma gerekçesine göre onama talep eden Tebliğname görüşüne iştirak edilmemiştir. V. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, İstanbul 47. Asliye Ceza Mahkemesinin, 18.02.022 tarihli ve 2021/395 Esas, 2022/91 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden esası incelenmeyen hükmün, 1412 sayılı Kanun'un 321 inci maddesi gereği Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

03.04.2023 tarihinde karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog