3. Ceza Dairesi

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî ret, Kısmî onama 28.02.2019 tarihinde yürürlüğe giren 20.02.2019 tarih ve 7165 sayılı Kanun'un 8 inci maddesiyle değişik 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 304 üncü maddesi gereğince temyiz incelemesi sonrasında bozma üzerine dosyanın gönderildiği İlk Derece Mahkemesince verilen kararın sanık müdafii, o yer Cumhuriyet savcısı ve Türkiye Cumhuriyet ... tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde; Türkiye Cumhuriyeti ... vekilinin temyiz istemi yönünden; sanığa atılı silahlı terör örgütüne üye olma suçu bakımından Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığının 5271 sayılı Kanun'un 237 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca katılan sıfatının bulunmadığı ve aynı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği bahse konu hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı anlaşıldığından aynı Kanun'un 298 inci maddesi uyarınca reddine karar verilmiştir. Sanık müdafii ve o yer Cumhuriyet savcısının temyiz istemi yönünden; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca hükmün temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği tayin olunan cezanın süresi itibariyle yasal şartları oluşmadığından reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Ankara 18. Ağır Ceza Mahkemesinin, 09.01.2018 tarihli ve 2017/278 Esas, 2018/2 sayılı kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesi, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası ve 63 üncü maddesi uyarınca 9 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ve mahsuba karar verilmiştir. 2. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin, 21.05.2018 tarihli ve 2018/619 Esas, 2018/20 sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. 3. Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin, 03.04.2019 tarihli ve 2019/25 Esas, 2019/2267 sayılı kararı ile sanık hakkında Bölge Adliye Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin temyiz başvurusu üzerine yapılan inceleme neticesi "ilgili birimlerden ayrıntılı bylock tespit ve değerlendirme tutanağının getirtilip, hükümden sonra geldiği anlaşılan Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının kovuşturmaya yer olmadığına dair karar ve ekleri ile mali analiz raporunun duruşmada sanık ve müdafiine okunarak diyecekleri sorulduktan sonra karar verilmesi gerektiği halde eksik araştırma ile hüküm kurulması, hak yoksunluklarına karar verilirken Anayasa Mahkemesinin ilgili iptal kararının gözetilememesi, sanığın çocuklarını örgütle iltisaklı okula göndermesinin ve aynı nitelikteki üniversiteye 1998 yılına ait yerleştirme kaydının bulunmasının örgütsel faaliyet olarak değerlendirilemeyeceğinin gözetilememesi, adli emanette kayıtlı eşya hakkında karar verilmemesi" nedenleriyle anılan hükmün bozulmasına ve dava dosyasının 5271 sayılı Kanun'un 304 üncü maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. 4. Ankara 18. Ağır Ceza Mahkemesinin, 01.10.2020 tarihli ve 2019/291 Esas, 2020/92 sayılı bozma üzerine verdiği kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun 5 inci maddesi, 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesi, 53 üncü maddesi, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası ve 63 üncü maddesi uyarınca 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ve mahsuba karar verilmiştir. 5. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 09.02.2021 tarihli, kısmî ret ve kısmî onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur. II. GEREKÇE Kabul edilebilir bir temyiz başvurusu üzerine yapılan inceleme neticesinde; Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 141 inci maddesi, 5271 sayılı Kanun'un 34 üncü maddesinin birinci fıkrası ile 230 uncu maddeleri ve 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 308 inci maddesinin yedinci fıkrası uyarınca, mahkeme kararlarının Yargıtay denetimine olanak verecek biçimde açık ve gerekçeli olması ve Yargıtayın bu işlevini yerine getirmesi için, gerekçeli kararın sorun bölümünde somut olay ile suçun işlenmesindeki özellikler ve ne şekilde işlendiğinin belirlenmesi; gerekçe bölümünde, mevcut delillerin tartışılması ve değerlendirilmesi, delillerle sonuç arasında bağ kurulması, bir başka deyişle eldeki delillerle neden bu sonuca varıldığı anlatılarak hukuki nitelendirme yapılması, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterilmesi, ulaşılan kanaat ve delillerle sonuç arasında bağ kurulması; sonuç bölümünde ise hüküm fıkrasının yer alması gerekmektedir. Bu kapsamda yargılamaya konu edilen dosyanın incelenmesinde; Jandarma Genel Komutanlığı Lojistik Başkanlığı İstihkam İnşaat Daire Başkanı olarak Albay rütbesiyle görev yapan, sözde sıkıyönetim atama listesinde Lojistik Başkanı olarak görevlendirilen sanık hakkında Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 2018/49088 soruşturma sayılı ve 19.03.2018 tarihli, 2018/150016 soruşturma sayılı ve 10.08.2018 tarihli, 2018/15377 soruşturma sayılı ve 08.08.2018 tarihli kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair kararlarına ekli; İçişleri Bakanlığı Mülkiye Teftiş Kurulu Başkanlığı tevdii raporunda örgütsel faaliyet olarak gerçekleştirdiği iddia olunan eylemler ile Ankara Emniyet Müdürlüğü Terörle Şube Müdürlüğünce tanzim edilen araştırma tutanağı ve Ankara İl Emniyet Müdürlüğü soruşturma talebi başlıklı yazı ekinde yer alan operasyonel hat kullanımına ilişkin delillerin gerekçe bölümünde hükme esas alınmamasının nedenlerinin tartışılmayarak açıklanan ilkelere uyulmadan hüküm kurulması, 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi kapsamında hukuka kesin aykırılık hâli olarak saptanmıştır. III. KARAR Başkaca yönleri incelenmeyen Ankara 18. Ağır Ceza Mahkemesinin, 01.10.2020 tarihli ve 2019/291 Esas, 2020/92 sayılı kararının, gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca Ankara 18. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,09.03.2023 tarihinde karar verildi.

Tam metni görüntülemek için kayıt olun

Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın

Ücretsiz Kayıt Ol Giriş Yap