3. Ceza Dairesi

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince silahlı terör örgütüne üye olma suçundan kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen esastan ret kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakmesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. Sanık müdafinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Kahramanmaraş 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 30.06.2022 tarihli ve 2018/226 Esas, 2022/198 sayılı Kararıyla sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun (3713 sayılı Kanun) 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun'un 62 inci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası, 63 üncü maddesi uyarınca 7 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre infazına ve mahsubuna karar verilmiştir. 2. Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 08.09.2022 tarihli ve 2022/835 Esas, 2022/738 sayılı Kararıyla sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafinin istinaf başvurusunun, diğer delillerin atılı suçun sübutu için yeterli olduğu görüldüğünden ByLock USER ID'nin dosyaya gelmesinin beklenmemesi sonuca etkili görülmemekle birlikte, 5271 sayılı Kanun'un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. 3. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 21.10.2022 tarihli ve hükmün onanması görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafinin temyiz istemleri özet olarak; lehe delillerin toplanmadığına ve iddianamenin 5271 sayılı Kanun’un 170 inci maddesine aykırı düzenlendiğine, mahkeme kararının da kanuna uygun gerekçe içermediğine, sanığın samimi savunmalarda bulunduğuna, eksik inceleme ve araştırmalar sonucunda hüküm verildiğine, ByLock verilerinin hukuka aykırı delil niteliğinde olduğuna, sanığın ByLock kullandığı iddiasına ilişkin tek delilin hükme esas alınamayacak MİT Raporu ve CGNAT kayıtları olduğuna, ByLock iletişim içeriğinin ve içeriğinin hangi somut olaya ilişkin olduğunun tespit edilmesinin gerektiğine, ByLock IP'lerine erişim bilgilerinin şüpheli olması ve içeriklerinin müdahaleye açık olması nedeniyle bu delilin güvenilir olmadığına, Yargıtay’ın emsal içtihatları doğrultusunda ByLock tespit ve değerlendirme tutanağı celp edilemediğinden bu tutanağın CGNAT kayıtlarıyla eşleştirmesinin yapılamadığına, tanık İ. U.’nun beyanlarında sanık aleyhine anlatımda bulunmadığına ve örgütün operasyonel faaliyetlerinin başlaması sürecinden sonrasına dair iddiasının da olmadığına, tanık Ş. B.’nin ise duruşmada beyanlarının soru sorma hakkı tanınarak alınması gerekirken kolluktaki beyanlarının hükme esas alındığına, ilgili dönemde yapılanmanın silahlı terör örgütü niteliğinin bulunmadığına, yasalar çerçevesinde faaliyet gösteren kurumlarda çalışmanın örgütsel delil olarak değerlendirilemeyeceğine, sanığın ardışık arandığına dair dosyada yeterince delil bulunmadığına ve içeriği belli olmayan HTS irtibatlarının hükme esas alınamayacağına, N. K.’den ele geçirilen bilgilerin istihbari bilgi niteliğinde olduğuna, hukuka aykırı delil niteliğinin tartışılması ve bilirkişi raporu düzenlenmesi gerektiğine, fişleme bilgilerinin hükme esas alınamayacağına ve delillerle desteklenmedikçe sanığa atfedilemeyeceğine, apartman görevlilerinin sanığın soyadını hatalı bilmelerinin kendilerinin hatasından kaynaklandığına, suçun maddi ve manevi unsurlarının oluşmadığına, mahkumiyeti gerektirir delilin bulunmadığına ve temyiz dilekçesinde belirtilen sair temyiz sebeplerine ve sair hususlara ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü ByLock tespiti, sanık hakkındaki beyan ve teşhisler, N. K.'den ele geçirilen dijital materyaller ile ardışık arama kayıtları, sanığın soyadını farklı göstererek yakalanmama gayretinde bulunması, çalışma kayıtları ve tüm dosya kapsamı itibarıyla, sanığın örgütsel saik ve amaçlar ile örgütün kriptolu olarak haberleşme aracı olarak kullandığı bylock programını kullandığı, askeri okuldan mezun olan şahıslar ile ilgilenilen kişilerin oluşturduğu örgüt sohbetlerine katıldığı, bu sohbet grubu üyelerinin mezun olduktan sonra örgütle irtibatını koparan şahısların takibi ile ilgilen kişilerden oluştuğu, dolayısıyla sanığın da bu toplantılara örgütsel amaç ve görevle katıldığı, sanığın Nihat K.'den ele geçen dijital materyallerden örgütün jandarma mahrem yapılanması içerisinde olduğu ve örgüte bağlı olan askeri öğrenciler ve personelden sorumlu olan kişilerden olduğunun anlaşıldığı, sanığın faaliyetlerinin Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarında belirtilen süreklilik, çeşitlililik ve yoğunluk unsurlarını taşıdığı anlaşıldığından, eyleminin silahlı terör örgütüne üye olma suçunu oluşturduğunun kabulüyle mahkumiyetine karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından, diğer delillerin atılı suçun sübutu için yeterli olduğu görüldüğünden ByLock USER ID'nin dosyaya gelmesinin beklenmemesi sonuca etkili görülmemekle, isabetsizlik bulunmadığı belirlenmiştir. IV. GEREKÇE Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; Sanık hakkında Konya Cumhuriyet Başsavcılığının 2017/9088 soruşturma sayılı dosyası üzerinden 11.09.2017 ve 02.10.2017 tarihlerinde 5271 sayılı Kanun'un 94 üncü maddesi uyarınca tutuklamaya yönelik yakalama emri düzenlenmesi talebinde bulunan, yine 11.09.2017 tarihinde 5271 sayılı Kanun'un 135 inci maddesi uyarınca "arayan, aranan numaralar ve abonelik bilgileri ile arayan ve aranan numaralara ait baz bilgilerinin ... CD ortamında çıkartılmasına izin verilmesi" talebinde bulunan, 13.10.2017 tarihinde HTS kayıtları üzerinde inceleme yapılması için bilirkişi görevlendiren 107367 sicil numaralı Cumhuriyet savcısı Erkan Kesgin'in, Gaziantep Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinde yapılan istinaf incelemesine; mahkemenin kanuna uygun şekilde teşekkül ettirilmemesi sonucunu doğuracak biçimde üye hakim sıfatıyla katılması suretiyle, 5271 sayılı Kanun'un 23 üncü maddesinin ikinci fıkrasına muhalefet edilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR Öncelikle gerekçe bölümünde yer alan nedenle sair yönleri incelenmeksizin, sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 08.09.2022 tarihli ve 2022/835 Esas, 2022/738 sayılı Kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, Sanığın tutuklulukta geçirdiği süre, bozma nedeni, atılı suç için kanun maddelerinde öngörülen ceza miktarı ve mevcut delil durumu gözetilerek tahliye taleplerinin reddi ile sanığın TUTUKLULUK HALİNİN DEVAMINA, 13.03.2023 tarihinde karar verildi.

Tam metni görüntülemek için kayıt olun

Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın

Ücretsiz Kayıt Ol Giriş Yap