Esas No
E. 2022/27215
Karar No
K. 2023/1188
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku - Terör

3. Ceza Dairesi         2022/27215 E.  ,  2023/1188 K.

"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI: 2021/2100 E., 2022/116 K.
SUÇ: Silahlı terör örgütüne üye olma
HÜKÜM: İstinaf başvurularının esastan reddi kararı
TEMYİZ EDENLER: Sanık müdafii, Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanması

İlk Derece Mahkemesince silahlı terör örgütüne üye olma suçundan kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen esastan ret kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü :

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1.Düzce 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 01.04.2021 tarihli ve 2019/374 Esas, 2021/126 sayılı kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun (3713 sayılı Kanun) 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun'un 62 inci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrasının delaletiyle 58 inci maddesinin altıncı fıkrası, 63 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 8 yıl 1 ay 15 ... hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre infazına ve mahsubuna karar verilmiştir.

2.İlk Derece Mahkemesi kararının sanık müdafii ve o yer Cumhuriyet savcısı tarafından istinaf edilmesi üzerine, Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 11.06.2021 tarihli ve 2021/1233 Esas ve 2021/606 sayılı kararı ile özetle, sanığın 26.05.2021 tarihli etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanma talepli dilekçesi kapsamında 5237 sayılı Kanun'un 221 inci maddesinin dördüncü fıkrasının ikinci cümlesinin uygulanıp uygulanmayacağının gözetilmesinin gerektiği, sanık müdafiinin ilk duruşmada sanığın savunmalarının mahkeme huzurunda alınmasını talep etmesine rağmen, 5271 sayılı Kanun'un 196 ncı maddesinin dördüncü fıkrası kapsamında zorunluluk halinin ne olduğu da belirtilmeden yargılamanın hiçbir aşamasında mahkeme salonunda hazır bulundurulmaksızın savunmaları SEGBİS yöntemiyle alınarak son sözünün sorulması suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 289 uncu maddesinin birinci fıkrasının (h) bendi kapsamından 5271 sayılı Kanun'un 196 ncı maddesinin dördüncü fıkrasına muhalefet edilerek savunma hakkının kısıtlandığı gerekçeleriyle hükmün bozulmasına ve dava dosyasının Düzce 2. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.

3.Düzce 2. Ağır Ceza Mahkemesinin bozma üzerine vermiş olduğu, 19.10.2021 tarihli ve 2021/69 Esas, 2021/301 sayılı kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası, 63 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 8 yıl 1 ay 15 ... hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre infazına ve mahsubuna karar verilmiştir.

4.Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin, 20.01.2022 tarihli ve 2021/2100 Esas ve 2022/116 sayılı kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin ve o yer Cumhuriyet savcısının istinaf başvurusunun, 5271 sayılı Kanun'un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

5.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 12.04.2022 tarihli ve temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanması görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Sanık müdafiinin temyiz istemi özet olarak; ele geçirilen dijital materyallerin sanığın oğluna ait olduğu, re’sen araştırma ilkesine aykırı olarak araştırma yapıldığına ve yargılama aşamasında yeni tanık beyanlarının elde edildiğine, gizli tanık beyanlarının soyut, hayatın olağan akışına ve gerçeğe aykırı ve çelişkili olduğuna, sanığın ilgili dönemde Erbil şehrinde ikamet ettiğine dair resmi belge sunulması üzerine bu konuda tanık dinletilmesi talebinin reddedildiğine, ancak bu tespite aykırı gizli tanık anlatımlarının hükme esas alındığına, kimliği belirli bir kısım tanıkların kovuşturma aşamasında beyanlarının alınamadığına, kovuşturma aşamasında beyanlarından dönen diğer tanıkların ise hukuka aykırı şekilde soruşturma aşamasındaki beyanlarına üstünlük tanındığına, sanığın mahkumiyetine yeterli delil elde edilememesi nedeniyle beraat kararı verilmesi gerektiğine, aksinin kabulü halinde somut gerekçe gösterilmeden alt sınırdan uzaklaşıldığına ve etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine, sanığın etkin pişmanlık anlatımlarında ismi geçen şahısların kimliğinin tespit edilememesinin yahut haklarında sanığın beyanlarından önce işlem yapılmış olmasının önem arz etmeyeceğine ve temyiz dilekçesinde belirtilen sair temyiz sebeplerine ve sair hususlara ilişkindir.

Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz istemi özet olarak, gizli tanıkların ve tanıkların beyanları ve dosya kapsamı itibarıyla, sanığın ... terör örgütünü sürecin başından itibaren fiili anlamda destekleyerek ilk defa örgütün yayılmasında önemli görev üstlendiği anlaşılan ALBU FARRAJ Aşiretinin lideri olduğu, kuruluş aşamasından itibaren örgütün bölgede yapılanmasında yer aldığı, aşiret mensuplarını silahlandırarak örgütün saflarına kattığı, TEVHİD döneminde Sahra (çöl) bölgesinden gelen silahlı unsurları karşılayıp misafirhanesinde ağırlanmasının sağlanmasında, silah, cephane ve patlayıcı madde gibi mühimmatların naklinin sağlanmasında, örgüte ait silah depolarının korunmasında, sevk ve idaresinde sorumlu düzeyde faaliyet gösterdiği, ...'ın hilafeti ilan etmesi sonrasında aşiretler meclisinde şeyhlerin şeyhi olarak üst düzeyde örgütün sorumlusu olarak görev yaptığı şeklinde beyanların mevcut olduğu, 2018 yılında kanun dışı yollarla Türkiye'ye giriş yaptığını beyan etmesine rağmen yetkili idari merciilere başvuruda bulunmadığı, gizli tanık beyanında da ülkeye kanun dışı yollardan girenlerin eylem hazırlığında bulunduklarının belirtildiği değerlendirilerek, sanığın bulunduğu bölgedeki üst düzey konumu, organizasyon yapma, karar alma ve uygulama yetki ve iradesine sahip olması, örgüt tarafından örgütsel faaliyetlerin düzenlenmesinde sorumlu olarak gönderildiği ve Türkiye'de gerçekleştirilecek eylem planında etkin rol oynadığını ortaya koyan somut anlatımlar içeren beyan ve belge deliller itibarıyla silahlı terör örgütü kurma veya yönetme suçunundan cezalandırılması gerektiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR

Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü

Gizli tanıkların beyanları, tanıkların soruşturma aşamasında müdafi huzurunda baskı altında olmaksızın alınan beyanları, dijital materyaller ve dosya kapsamı itibarıyla, gizli tanık beyanları itibarıyla, sanığın ... terör örgütüne biat ederek terör örgütüne katıldığı, ...'ın bölgede hakimiyet kazanmaya başladığı dönemde alenen örgüte eleman kazandırmaya başladığı, aşiret ve ona bağlı hareket eden aşiret mensuplarının örgüte katılmasını sağladığı, terör örgütü adına protesto ve gösteri yürüyüşleri düzenlenmesinde öncülük ettiği, Irak hükümetine karşı aşiretlerin silahlanması ve silah bulundurması yönünde konuşmalar yaptığı, silahlı olan ... mensuplarını ağırladığı, onlarla birlikte hareket ettiği, yine örgütün silah depolarından sorumlu olduğu, silah depolarının kontrolünü sağladığı, sanığın terör örgütü ile aşiret mensupları arasında ara buluculuk rolünü oynadığı, halkın isteklerini örgüte aktardığı, örgüt elemanlarını misafir ettiği, silahları muhafaza edip sakladığı, Irak kuvvetleriyle çatışmaların başladığı süreçte askeri lideri sanığın atadığı, Irak kuvvetlerine ait polis ve askerlin evlerini X işareti konarak işaretlettiği, işaretlenen asker polis evlerini patlatılmak üzere talimat verdiği, örgütün baş emiri olarak ilan edildiği, çatışmalara Glock marka, Amerikan menşeili, M16 silahı ile bizzat katıldığı, HYT marka telsiz kullandığı, örgüt içi yönlendirmeler yaptığı, örgüt içerisinde üst düzeyde söz sahibi olduğu, örgütü kuran kişilerden olduğu, sanığa suç atma şüphesi bulunmayan ve soruşturma beyanları da birbiriyle uyumlu olan tanıkların etki ve baskı altında kalmadıkları soruşturma aşamasında müdafi eşliğinde tespit edilen ve gizli tanık beyanlarıyla uyumlu olan ve tüm bu yönleriyle mahkemece itibar edilen tanıkların soruşturma beyanları itibarıyla, sanığın terör örgütüne biat ettiği, örgütün önde gelen mensuplarından olduğu, örgüte destek verdiği, örgütün elemanlarını misafirhanesinde ağırladığı, silah yardımı sağladığı, örgüt silahlarını depoladığı ve kontrolünü sağladığı, halka örgüte katılımı için konuşmalar yaptığı, hutbeler okuttuğu ve yönlendirdiği, örgüte eleman kazandırdığı, örgüt ile halk arasında ara buluculuk yaptığı, örgüt içinde yönlendirmeler yaptığı, örgüt üyesi olmasını müteakip silah taşıdığı, eylemlerinde kendi iradesi ve kararları ile yönlendirme, yönetme, emir/talimat verme yetkilerinin olduğunun tereddütsüzce tespit edilememesi nedeniyle eylemlerinin terör örgütü yöneticiliği suçunu oluşturmadığı değerlendirilerek, eylemlerinin silahlı terör örgütüne üye olma suçunu oluşturduğunun kabulüyle mahkumiyetine, sanığın bozma sonrası etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanma istemi ile tespit edilen beyan ve teşhislerinde, sabit olan eylemlerini inkar ettiği, örgütün yapısı, faaliyetleri ve üyeleri hakkında genel, soyut ve samimi olmayan bilgi ve beyanlarda bulunduğu, kendisinin aleyhinde beyanda bulunan şahısların beyanlarını öğrenmesi üzerine bu şahıslar hakkında anlatımda bulunduğu, Amasya Tem Şube Müdürlüğünün 27.09.2021 tarihli araştırma ve değerlendirme tutanağına nazaran sanık hakkında etkin pişmanlık koşullarının oluşmadığı anlaşılmakla sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 221 inci maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından isabetsizlik bulunmadığı belirlenmiştir. IV. GEREKÇE Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;

21.10.2018 tarihli arama ve yakalama tutanağı ve 07.11.2018 tarihli kolluk tutanağı itibarıyla, sanığın oğluyla birlikte yakalanmış olması ve ikamet araması sırasında oğlunun ikamette ele geçirilen cep telefonlarının kendisine ait olduğunu beyan etmesi göz önüne alındığında, hükme esas alınan cep telefonundaki verilerin sanığa ait olduğu her türlü kuşkudan uzak şekilde tespit edilememiş ise de, dosya kapsamındaki diğer delillerin atılı suçun sübutu için yeterli olduğu görülmekle bu husus sonuca etkili bulunmamıştır. Dosya kapsamı ile uyumlu, ayrıntılı ve somut anlatımlar içeren, soruşturma aşamasında müdafii huzurunda şüpheli sıfatıyla alınmış olması nedeniyle hükme esas alınmasında hukuka aykırılık bulunmayan çok sayıda tanık beyanı ve aşamalardaki tutarlı gizli tanık beyanları itibarıyla, ... terör örgütüne katıldığı, örgüt propagandası içeren etkinlikler düzenleyerek aşiret mensuplarının ve halkın örgüte katılımını sağladığı, silahlanılması yönünde konuşmalar yaptığı, silahlı örgüt mensuplarını misafirhanesinde ağırladığı, örgüt hiyerarşisi içinde silah depolarından sorumlu olduğu, bu depoları kontrol ettiği ve örgüte silah yardımı yaptığı, örgütün şeyhler meclisinde şeyhlerin şeyhi olarak seçildiği, çatışmalara silahı ile katıldığı, halkın isteklerini örgüte iletip uygulanmasını sağladığı, sabit olan örgütsel faaliyetlerine rağmen, kendisinin faaliyetlerine yönelik inkara dönük, pişmanlık içermeyen ve samimi olmayan, diğer örgüt mensuplarının faaliyetlerine yönelik ise genel anlatımlarda bulunduğu, tespit edilebilen eylemlerinin içeriği ve örgüt içindeki konumu itibarıyla ... silahlı terör örgütünün kurucusu yahut yöneticisi olduğu yönünde hakkında yeterli delil bulunmadığı, ancak söz konusu örgüte üye olduğu belirlenen, İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin kararlarında da bir isabetsizlik saptanmadığı anlaşılan sanığın,

Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, temyiz dilekçesinde ileri sürülen esasa müessir olabilecek savunmaların özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu uygulandığı, yaptırımın kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla, sanık müdafiinin ve Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının yukarıda ilgili bölümde ileri sürdükleri temyiz sebepleri ile sair hususlar yerinde görülmemekle, sanık hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

V. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 20.01.2022 tarihli ve 2021/2100 Esas, 2022/116 sayılı kararında sanık müdafiince ve Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısınca öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden, 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca Düzce 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

13.03.2013 tarihinde karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog