3. Ceza Dairesi 2021/17196 E. , 2023/2885 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1....Ağır Ceza Mahkemesinin, 31.10.2018 tarihli ve 2018/327 Esas, 2018/516 sayılı Kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun (3713 sayılı Kanun) 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesi, 58 inci maddesi dokuzuncu ve yedinci fıkrası, 63 ncü maddesi uyarınca mahkumiyetine karar verilmiştir.
2.... Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 29.03.2019 tarihli ve 2018/2163 Esas ve 2019/354 sayılı Kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik, sanık ve müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
3.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 28.10.2021 tarihli ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık ve müdafiinin temyiz istemleri özetle;
1.ByLock'un hukuka aykırı delil niteliğinde olduğuna,
2.ByLock kullanmadığına,
3.Adil yargılanma hakkının ihlal edildiğine,
4.Bank ... hesap hareketlerinin rutin bankacılık işlemi olduğuna, talimatla hareket etmediğine,
5.Usul ve yasaya aykırı karar verildiğine,
6.Kabule esas alınan delillerin hukuka aykırı olduğuna,
7.Suçun maddi ve manevi unsurlarının oluşmadığına,
8.Lehe olan hükümlerin uygulanması gerektiğine,
9.Eksik araştırma, inceleme ve yetersiz gerekçe ile hüküm kurulduğuna,
10.Temyiz dilekçelerinde belirtilen sair temyiz sebepleri ve sair hususlara, ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Sanık hakkında terör örgütüne üye olma suçunu işlediği iddiasıyla TCK'nın 314/2 nci maddesi ve sair sevk maddeleri gereğince cezalandırılması istemiyle açılan kamu davasında, sanık savunmasında, dershanedeki öğrencilerinin velileriyle telefon görüşmüş olabileceğini, ByLock kullanmadığını, Bank Asyayı maaş hesabı olarak kullandığını, örgütün talimatıyla herhangi bir para yatırmadığını, FETÖ/PDY terör örgütü üyeliğini kesinlikle kabul etmediğini, 0545 (...) (...) (...) nolu telefon hattını yaklaşık 2 yıldan bu yana kullandığını beyanla suçlamaları kabul etmemiş, ByLock Tespit ve değerlendirme tutanağında; sanığın 0545 (...) (...) (...) numaralı hatla ve 470809 ID numarası - "zehraa6" kullanıcı adıyla, ilk log tarihi 14.12.2015 ve son online tarihi 19.02.2016 olacak şekilde ByLock kullandığı, şifresinin "zehra10." olduğunun tespit edildiği bildirilmiş, kullanıcı şifresinde yer alan sayının sanığın memleketi Balıkesir'in plaka kodu olan "10" olduğu ve tutanakta bulunan bilgiler ile sanığın kişisel bilgilerinin uyumlu olduğu, 545 (...) (...) (...) numaralı telefonla Sarıgöl'deki baz istasyonları kullanılmak suretiyle birden çok bağlantı kurulduğuna dair CGNAT kayıtları tespit edilmiş, ByLock tespit tutanağında, 350932 nolu ID ile yapılan görüşmede "Sarıgöl'de misiniz, hocam nasılsınız" şeklinde yer alan görüşmenin kendisine ait olup olmadığı sorulmuş; sanık, en son Sarıgöl'de çalıştığını, ByLock kullanmadığını beyan etmiş, ByLock tespit tutanağında yer alan kişilerin adları okunarak sorulmuş, sanık; "Bana ismini okumuş olduğunuz kişilerden Ö.B.ı tanıyorum, diğerlerini tanımıyorum" şeklinde beyanda bulunmuş, her ne kadar sanık ByLock indirmediğini, kullanmadığını beyan etmişse de; ByLock içeriklerinin tespit edildiği 0545 (...) (...) (...) numaralı hattı sanığın da mahkemede beyan ettiği, mahkemeye gönderilen ByLock içerikleri, ByLock tespit ve değerlendirme tutanağındaki kullanıcı adı ve şifrede kullanılan harf ve rakam gruplarının sanığın kişisel bilgileriyle uyumlu olması ve ByLock kullanımına ilişkin CGNAT kayıtları hep birlikte değerlendirildiğinde sanığın ByLock kullanmadığına ilişkin savunmalarının suçtan kurtulmaya yönelik olduğu sonuç ve kanaatine varılmış, sanık, yukarıda ayrıntılı bir şekilde belirtildiği ve Yargıtay kararlarında da vurgulandığı üzere, örgütün haberleşme aracı olan ve örgüt üyelerinin onayı olmaksızın bu haberleşme sistemine girilemeyen ByLock adlı programı aktif olarak kullanmış, tanık F.E., Kız öğrenci yurdunda Zehra'nın yurtta kalan kız öğrenciler ile ilgilendiğini, yurtta U.Ç.nin Zehra'nın üzerinde olan bir sorumlu olduğunu beyan etmiş, her ne kadar Yargıtay kararları ve bir kısım Bölge Adliye Mahkemeleri kararlarında, sanığın örgüte müzahir kurumlarında çalışmış olması, örgüt üyeliği için yeterli olmadığı yer alsa da; sanığın dosya içerisinde yer alan diğer eylemleri de, yani sanığın yalnızca örgüt üyeleri tarafından gizlice haberleşmek amacıyla kullanılan ByLock programını kullanmış olması da dikkate alındığında, sanığın örgüte müzahir öğrenci yurdunda çalışmış olması da terör örgütü üyeliğinin delili sayılmış, sanık hakkında pişmanlık gösterdiğine dair dosyaya yansıyan herhangi bir iradesinin olmaması da dikkate alınarak 5237 Sayılı TCK'nın 221/4 üncü maddesi gereğince etkin pişmanlık hükümleri uygulanmamış, sanığın dolaylı savunmaları, tanık beyanları, ByLock tespitine dair tutanaklar, ByLock içerikleri, resmi kurumlardan gelen cevabi yazılar ve tüm dosya kapsamı ile yukarıda belirtilen hususlar bir bütün halinde değerlendirildiğinde; mahkemece yapılan yargılama sonucunda, yukarıda belirtilen nedenlerle sanığın, terör örgütü üyeliği için aranan sürekli ve çeşitli eylemlerde bulunmak suretiyle örgütün amaç ve ilkeleri doğrultusunda hareket ettiği, örgüt hiyerarşisine dahil olduğu ve bu şekilde üzerine atılı suçu işlediği yolunda her türlü şüpheden uzak bir şekilde aşağıdaki hükme varıldığından, sanığın terör örgütü üyeliği suçundan mahkumiyetine, hükmedilen sonuç ceza miktarı ve sanığın tutuklu kaldığı süre göz önüne alınarak tahliyesine karar verilmiş, üzerine atılı FETÖ/PDY terör örgütü üyeliği suçunun sübuta erdiği kabul edilerek eylemine uyan maddelere göre cezalandırılmasına karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik bulunmadığı belirlenmiştir. IV. GEREKÇE
Tüm dosya kapsamı incelendiğinde, FETÖ/PYD silahlı terör örgütü içinde örgüt içi haberleşmesini ByLock adlı uygulama üzerinden gerçekleştirdiği, örgüt ile iltisaklı kurumlarda SGK kaydı olduğu belirlenen, İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin kararlarında da bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılan sanık hakkında;
Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak eksiksiz yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımın kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmış, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen hükümde, terör örgütüne üye olmak suçundan mahkumiyetine karar verilen sanık hakkında sadece TCK’nın 58/9 uncu maddesi uyarınca tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi'nin dışında sanık ve müdafiiinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler yerinde görülmeyerek kararda başkaca hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanık ve müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden, ... Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 29.03.2019 tarihli ve 2018/2163 Esas ve 2019/354 sayılı Kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi gereği İlk Derece Mahkemesi hükmünden “TCK'nın 58/7 nci maddesi uyarınca” ibaresinin çıkarılması suretiyle, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Balıkesir 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise ... Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
10.05.2023 tarihinde karar verildi.