3. Ceza Dairesi         2021/16347 E.  ,  2023/1238 K.

"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI: 2018/1839 E., 2019/228 K.
SUÇ: Silahlı terör örgütüne üye olma
HÜKÜM: İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1.Balıkesir 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 12.09.2018 ... ve 2018/69 Esas, 2018/418 sayılı kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314/2 ve 53 üncü maddesi uyarınca 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

2.Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 04.03.2019 ... ve 2018/1839 Esas 2019/228 sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

3.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 07.10.2021 tarih ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdii olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Sanık müdafiinin temyiz istemi, sanığın mahkeme aşamasında döndüğü ikrarı tek başına mahkumiyete yeterli olmadığına, tanığın mahkeme aşamasında beyanlarından döndüğü göz ardı edilerek yalnızca soruşturmada şüpheli sıfatıyla verdiği ifadelerin dikkate alındığına, ByLock tespit değerlendirme tutanağı bulunmaksızın CGNAT kaydına dayanarak hüküm tesisinin hukuka aykırı olduğuna, sanığın soruşturma aşamasındaki ikrarı karara esas alındığı halde, ByLock ve örgüt üyeliği konusunda bilimsel ve teknik bulgularla veya tanık beyanları ile desteklenmeyen  ikrarın, aynı zamanda suçun ortaya çıkmasını sağlayacak bir beyan olarak kabulü gerekir iken, bundan zuhul edilerek sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmadığına ve bu hususta yasal ve yeterli gerekçe gösterilmediğine ve sair hususlara ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR

Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü

Sanık ... ... hakkında düzenlenen iddianamede özetle; sanığın adına kayıtlı (0531) (...) (..) (..), İMEİ No:35935905061388, İlk Tespit Tarihi: 02.02.2016 ve yine (0543) (...) (..) (..), İMEİ No: 35935905061388, İlk Tespit Tarihi: 15.01.2016 ile ByLock kullanıldığının tespit edildiğinden bahisle sanık hakkında FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma suçundan cezalandırılması için kamu davası açılmıştır. Sanık savunmasında, (0531) (...) (..) (..) ve (0543) (...) (..) (..) numaralı hatları üniversitede öğrenciyken kullandığını, bu hatlar üzerinden veya internet üzerinden FETÖ/PDY terör örgütünün iletişim sistemi olarak kullandığı ByLock, Eagle veya benzeri bir programı kesinlikle kullanmadığını, şimdiye kadar böyle bir programı da internetten indirmediğini, Bank Asyada hesabının olmadığını, FETÖ/PDY terör örgütünün bugüne kadar herhangi bir sohbet toplantısına, aktivitesine veya organizasyonuna katılmadığını, bu örgüte himmet adı altında veya başka isim altında parasal yardımda bulunmadığını, bu örgütle irtibatlı veya örgüte ait herhangi bir yurt veya evde kalmadığını, Kırklareli FEM Dershanesine gittiğini, Balıkesir'de öğrenciyken ailesinin kendisi için tuttuğu evde kaldığını, bu evin, terör örgütüyle herhangi bir bağlantısı olmadığını, herhangi bir vakıf, dernek veya sendika üyeliğinin olmadığını, herhangi bir gazete ve dergi aboneliğinin olmadığını, herhangi bir dijital yayın platformuna aboneliğinin olmadığını, bugüne kadar hiç yurt dışına çıkmadığını, evinde yapılan aramada herhangi bir yasak yayın bulunmadığını beyanla suçlamaları kabul etmemiştir. Sanık soruşturma aşamalarındaki beyanlarında ByLock programını kullandığını, üniversite okurken örgüte ait evlerde kaldığını, bu evlerde sohbete katıldığını, 'ablalık' görevi yaptığını beyan etmiştir.

Ancak sanık ... ..., mahkeme aşamasındaki savunmalarında "ByLock programını kullanmadım." şeklinde beyanda bulunmuş ve üzerine atılı suçlamaları kabul etmemiştir. Tanık R.Y. soruşturma aşamasında müdafi huzurunda vermiş olduğu ifadesinde ByLock listesinde "..." adında kayıtlı olan kişinin ... ... olabileceğini, ... ...'un üniversiteden arkadaşı olduğunu, Arıklarlıoğlu öğrenci yurdunda müdür yardımcısı olarak çalıştığını beyan etmiştir.

Sanığın söz konusu hatlarla ByLock kullandığı tespit edilmiş, sanık her iki gsm hattını da kullandığını da ikrar etmiştir. Sanık her ne kadar ByLock kullanıcısı olduğuna ilişkin iddiaları kabul etmese de; HTS kayıtlarında yer alan birçok kişiyi tanıyor olması, NAT kayıtlarının sanığın daha önce ikamet ettiği yerler ile uyumlu olması birlikte değerlendirildiğinde sanığın ByLock programını aktif bir şekilde kullandığı ve iki gsm hattında tespit edilen NAT kayıtlarında sanığın toplam 1257 kez bağlantı yaptığı göz önüne alındığında, bu bağlantıların hata sonucu bilinçsiz yapılan bağlantılar olmadığı, sanığın bilerek ve isteyerek ByLock'un bağlı bulunduğu IP ile bağlantılar yaptığı tüm bu hususlar sanığın soruşturma aşamasındaki ikrarı ve tanık R.Y.'nin beyanı ile de bir bütün olarak değerlendirildiğinde, sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün gizli iletişim sistemi olan ByLock programını kullandığı kanaatine mahkemece şüpheden uzak bir şekilde varılmıştır. Sanığın kovuşturma aşamasındaki ByLock kullanmadığına yönelik beyanının kendisini suçtan kurtarmaya yönelik olduğu kanaatine varılmıştır.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE

Amacı, yapılanması ve faaliyet yöntemlerine ilişkin ayrıntıları, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.09.2017 tarih, 2017/16-956 Esas ve 2017/370 sayılı kararı ile onanarak kesinleşen, Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin İlk Derece Mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarih, 2015/3 Esas, 2017/3 sayılı kararında açıklandığı üzere, FETÖ/PDY, cebir ve şiddet kullanarak Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın öngördüğü düzeni ortadan kaldırmayı ve yerine başka bir düzen getirmeyi amaçlayan bir terör örgütüdür.

Mahallinde hukuka uygun olarak ikame olunup usulünce tartışılan delillere ve dosya kapsamına göre, tanık beyanları ve sanık savunmaları bir bütün olarak değerlendirildiğinde, soruşturma aşamasında savcılıkta verdiği ifadelerinde örgütün dershanelerine giderek üniversiteyi kazandığı, üniversite süresince de cemaat evlerinde kalarak ''ablalık'' yaptığını. Örgüt mensuplarının kullandığını görerek kendisinin de (0531) (...) (..) (..) ve (0543) (...) (..) (..) numaralı hatlarında ByLock yükleyerek 2016 yılı Ocak-Şubat aylarına kadar kullandığını beyan ettiği, soruşturma ve kovuşturmada ifadesi alınan tanık R.Y'nin ByLock'un da ... adıyla kayıtlı olan, iltisaklı yurtta müdür yardımcılığı yapan sınıf arkadaşı olduğunu beyan ettiği, CGNAT kayıtlarında sanığın toplam 1257 kez bağlantı yaptığı göz önüne alındığındasanığın örgüt hiyerarşisine girmek suretiyle süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk oluşturan eylem ve faaliyetlerinin bütün halinde müsnet silahlı terör örgütüne üye olmak suçunu oluşturduğu ve bu kapsamda; yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla; karar gerekçelerine göre sanık müdafiinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmediğinden, sanık hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

V. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 04.03.2019 ... ve 2018/1839 Esas 2019/228 sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Balıkesir 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

14.03.2023 tarihinde karar verildi.

Karar Etiketleri
14.03.2023 ONANMASINA YARGITAYKARARI CEZA Ceza Hukuku - Terör 418 sayılı kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu