3. Ceza Dairesi 2022/34183 E. , 2023/1223 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, ceza süresi yönünden yasal şartları oluşmadığından CMK'nın 299. maddesi uyarınca REDDİNE karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.İstanbul 28. Ağır Ceza Mahkemesinin, 15/03/2022 tarihli ve 2021/254 Esas, 2022/73 sayılı Kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 62 nci maddesi, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası ve 63 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 6 yıl 10 ay 15 ... hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve mahsuba karar verilmiştir.
2.İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 24.05.2022 tarihli ve 2022/557 Esas, 2022/642 sayılı Kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
3.Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 05.08.2022 tarihli ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz istemi özetle ;
1.Kararın gerekçesiz olduğuna,
2.Devletin izin verip denetlediği iş yerinde çalışmanın delil olamayacağına,
3.Örgütsel toplantı iddiasının gerçeği yansıtmadığına, tanıkların bu hususta beyanları bulunmadığına, telefon görüşmesinin delil olarak değerlendirilemeyeceğine,
4.ByLock'un hukuka aykırı delil niteliğinde olduğuna, delil olarak değerlendirilemeyeceğine, bilirkişi rapor ile de müvekkilinin ByLock kullandığının ispatlanamadığına,
6.Müvekkilinin Bank Asyaya talimat ile para yatırmadığına, tanıkların müvekkili aleyhine beyanda bulunmadıklarına, müvekkilinin husumetli olduğu boşandığı eski eşinin hasmane ve taraflı biçimde verdiği aleyhte ifadelere itibar edilemeyeceğine,
7.Mahkumiyete yeter delil bulunmadığına, alt sınırdan uzaklaşılmasının hukuka aykırı olduğuna ve sair sebeplere ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Sanık ... her ne kadar aşamalarda alınan beyanları ile aleyhine olan tüm hususları reddederek örgüt üyeliği suçunu kabul etmediğini beyan etmiş olsa da, celbelilen BTK kayıtları, tespit tutanakları, HTS analiz ve CGNAT karşılaştırılmasına ilişkin bilirkişi raporu doğrultusunda münhasıran FETÖ/PDY üyelerinin bir kısmı tarafından kullanılan ByLock isimli gizli haberleşme programına dahil olarak kullanımında olduğu tespit edilen gsm numarası üzerinden ByLock programını kullandığının anlaşılması, bunun yanında sanığın boşandığı eşi olan diğer sanık ...'dan den elde edilen ancak sanığın kullanımında olduğu belirlenen dijital materyal içeriklerinde ByLock uygulamasına ait kalıntılar haricinde örgüt tarafından kullanıldığı soruşturma makamınca tespit edilen diğer haberleşme programlarına ait uygulama kalıntılarının bulunması, örgüt münasebetini gösterir şekilde geçmişte uzun süre iltisaklı kurumlarda yönetici pozisyonunda çalışarak üstlendiği görev kapsamında örgütsel faaliyetler yürüttüğüne ve daha öncesinde de bir kısım örgüt evlerinin iaşesinden sorumlu olarak örgütsel görevler üstlendiğine dair aleyhinde tanık beyanlarının bulunması, yine sanığın örgüt yönetimi ile irtibatının bulunduğuna dair HTS kayıtları ile bilirkişi raporları ile tespiti yapılan örgütün finans kuruluşu Bank Asyada kendisi ve eşi adına bulunan hesaplarında örgüt liderinin talimat tarih aralığında örgüt talimatına uygun davranış biçimi sergiler surette olağan dışı bankacılık işleminde bulunması bir bütün olarak ele alınmakla sanığın kendisini suçtan kurtarmaya yönelik savunmalarına mahkemece itibar edilmemiş olup,
Sanık ...'nın üzerine atılı FETÖ/PDY silahlı terör örgütü üyesi olmak suçu sabit görülmekle eylemine uyan Türk Ceza Kanunu'nun 314/2 nci maddesi uyarınca suçun işleniş biçimi, fiilin özellikleri, suç sebep ve saikleri, kastın ağırlığı ve yoğunluğu, meydana gelen tehlikenin ağırlığı, örgüt içerisindeki konumu ve etkinliği dikkate alınarak takdiren ve teşdiden cezalandırılmasına ve işlenen suçun 3713 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinde sayılan mutlak terör suçu olması nedeniyle 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun 5/1 inci maddesi uyarınca sanığa verilen cezanın 1/2 oranında arttırılmasına, ayrıca Sanığa verilecek cezanın sanığın geleceği üzerindeki olası etkileri nazara alınarak sanığın cezasından Türk Ceza Kanununun 62/1 maddesi uyarınca takdiren 1/6 oranında indirim uygulanmasına, sanık hakkında başkaca yasal ve takdiri artırım ya da indirim yapılmasına takdiren yer olmadığına karar verildiği anlaşılmıştır.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan inceleme sonunda;
a)Amacı, yapılanması ve faaliyet yöntemlerine ilişkin ayrıntıları, Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 26.09.2017 tarih, 2017/16-956 Esas ve 2017/370 sayılı Kararı ile onanarak kesinleşen, Yargıtay ( kapatılan) 16. Ceza Dairesinin İlk Derece Mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarih, 2015/3 Esas, 2017/3 sayılı Kararında ve dairemizin müstakar kararlarında açıklandığı üzere, FETÖ/PDY, cebir ve şiddet kullanarak Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın öngördüğü düzeni ortadan kaldırmayı ve yerine başka bir düzen getirmeyi amaçlayan bir terör örgütüdür.
b)Yargıtay Ceza Genel Kurulu tarafından onanarak kesinleşen Yargıtay (kapatılan) 16. Ceza Dairesinin İlk Derece Mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarih, 2015/3 Esas, 2017/3 sayılı Kararında ByLock iletişim sisteminin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bu suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olması nedeniyle; örgüt talimatı ile bu ağa dahil olunduğunun ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının, her türlü şüpheden uzak, kesin kanaate ulaştıracak teknik verilerle tespit edilmesi halinde sanığın örgütle bağlantısını gösteren bir delil olacağı kabul edilmiştir.
c)BDDK'nın 29.05.2015 tarihli kararı ile temüttü hariç ortaklık hakları ile yönetim ve denetimi Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonuna devredilen ve 22 Temmuz 2016 tarihli kararı ile de 5411 sayılı Bankacılık Kanunu'nun 107 inci maddesinin son fıkrası gereğince faaliyet izni kaldırılıncaya kadar yasal bankacılık faaliyetlerine devam eden, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisaklı ... Katılım Bankası AŞ'de gerçekleştirilen rutin hesap hareketlerinin örgütsel faaliyet ya da örgüte yardım etmek kapsamında değerlendirilemeyeceği gözetilerek, örgüt liderinin talimatı üzerine örgütün amacına hizmet eden ve bankanın yararına yapılan ödeme ve sair işlemlerin, örgüte üye olmak suçu bakımından örgütsel faaliyet, tek başına ise örgüte yardım etmek olarak kabul edilebileceği nazara alındığında; sanığın örgütle bağlantısını gösteren bir delil olarak kabul edilmesi mümkündür.
d)Diğer delillerin atılı suçun sübutu için yeterli olduğu görülmekle, sanığın ByLock kullanıcısı olduğunu bildiren ayrıntılı ByLock tespit ve değerlendirme tutanağının dosyaya gelmesi beklenilmeden karar verilmesi sonuca etkili bulunmamıştır.
e)Mahallinde hukuka uygun olarak ikame olunup usulünce tartışılan delillere ve dosya kapsamına göre, örgütle iltisaklı öğrenci yurdunda müdür olarak görev aldığı süreçte örgütsel toplantılar düzenleyerek öğrencilere örgüt liderinin kitaplarını okuyan, örgüt evlerin iaşesinden sorumlu olan, örgütün içinde bölgeci olarak faaliyet yürüten, örgüt liderinin talimatı üzerine FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisaklı ... Katılım Bankası AŞ'de bankacılık işlemleri yapan, sanığın anılan örgütün hiyerarşik yapısına organik bağla katılıp süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluluk arz eden faaliyetlerde bulunmak suretiyle üyesi olduğuna dair kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
f)Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, temyiz dilekçesinde ileri sürülen esasa müessir olabilecek savunmaların özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımın kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla, incelenen hükümde hukuka aykırılık saptanmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 24.05.2022 tarihli ve 2022/557 Esas, 2022/642 sayılı Kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca İstanbul 28. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
14.03.2023 tarihinde karar verildi.