3. Ceza Dairesi
3. Ceza Dairesi 2022/40456 E. , 2023/1402 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN;
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
Sanık müdafinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği yasal imkan bulunmadığından reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. Uşak 2.
Ağır Ceza Mahkemesinin, 19.04.2022 Tarihli ve 2022/21 Esas, 2022/144 sayılı Kararı ile
Sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin bir, iki ve üçüncü fıkraları, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası, 63 üncü maddesi ve 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun (3713 sayılı Kanun) 3 üncü maddesi ve 5 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 7 yıl 21 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
B. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 2.
Ceza Dairesinin, 23.09.2022 tarihli ve 2022/1006 Esas, 2022/1341 Karar sayılı kararı ile Sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık ve müdafiinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
C. Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 10.11.2022 tarihli, onama görüşünü içerir Tebliğname ile Dairemize tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık ve müdafiinin temyiz istemi özetle;
ByLock'un yasak delil niteliğinde olduğuna, ByLock içeriklerinde örgütsel yazışmalar bulunmadığına, Bank Asyada rutin bankacılık işlemleri yapıldığına, SGK otel konaklama ve HTS kayıtlarının suçun delili olamayacağına, sanığın ekonomik sebeplerle örgütle iltisaklı kurumlarda çalıştığına, tanık beyanlarında suç içeren bir eylem iddiasının bulunmadığına, 17/25 Aralık öncesine ilişkin iddiaların bulunduğuna, bizzat mahkemede hazır edilmeden savunmasının alındığına, suçun unsurlarının oluşmadığına, şartları oluşmadığı halde alt sınırdan uzaklaşılmasının ve takdiri indirim uygulanmamasının hukuka aykırı olduğuna ve gerekçesinin gösterilmediğine ve sair nedenlere ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütü yönetici/üyelerinin kullanımı için oluşturulmuş ve münhasıran bu suç örgütünün mensupları tarafından kullanılmakta olan ByLock programını kullandığı; örgütle iltisaklı Bank Asyada örgüt liderinin talimatıyla uyumlu şekilde hesap arttırımında bulunduğu, örgüt adına toplanan paraların kurban ve burs açıklaması ile sanığın hesabına gönderildiği, sohbet adı verilen örgütsel toplantıları organize ettiği, bu şekilde sanığın eylemlerinin bir bütün halinde değerlendirilmesinde üzerine atılı FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediği sabit görülerek mahkumiyetine karar verildiği anlaşılmıştır.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE Mahallinde hukuka uygun olarak ikame olunup usulünce tartışılan delillere ve dosya kapsamına göre;
Gizliliği sağlamak amacıyla örgütsel haberleşme aracı olarak 150290 ID numaralı ByLock kullanıcısı olan, örgüt liderinin talimatı üzerine Bank Asyada hesap arttırımında bulunan, birçok farklı ilde örgütle iltisaklı şirketlerde tayine tabi olarak çalışan, sohbet adı verilen örgütsel toplantıları organize eden, örgütün muhasebe işleri ile ilgilenen sanığın anılan örgütün hiyerarşik yapısına organik bağla dahil olup süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluluk arz eden faaliyetlerde bulunmak suretiyle örgüt üyesi olduğuna dair kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiklerinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla; karar gerekçelerine göre sanık ve müdafiinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri sair nedenler de yerinde görülmediğinden, sanık hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 23.09.2022 tarihli ve 2022/1006 Esas, 2022/1341 sayılı Kararında sanık ve müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Uşak 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
21.03.2023 tarihinde karar verildi.