Esas No
E. 2021/16292
Karar No
K. 2023/1372
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku - Terör

3. Ceza Dairesi         2021/16292 E.  ,  2023/1372 K.

"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN;

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI: 2017/3341 E., 2018/70 K.
SUÇ: Silahlı terör örgütüne üye olma
HÜKÜM: İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi kararı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Temyiz başvurusunun esastan reddi ile hükmün onanması

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından kesin olarak verilen kararın; 24.10.2019 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7188 sayılı Kanunun 29 uncu maddesi ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesine eklenen üçüncü fıkrasındaki düzenleme gereğince temyiz yolunun açılması üzerine; 5271 sayılı Kanunu’nun 286 ncı maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendinin on birinci alt bendi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1.Aydın 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 10.11.2017 tarihli ve 2017/368 Esas, 2017/152 sayılı Kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun 5 inci maddesinin birinci fıkrası ve 5327 sayılı Kanun'un 221 inci maddesinin dördüncü fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 63 üncü maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları 58 inci maddenin dokuzuncu fıkrası uyarınca 4 yıl 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

2.İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 04.01.2018 tarihli ve 2017/3341 Esas, 2018/70 sayılı Kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca düzeltilerek esastan reddine kesin olarak karar verilmiştir.

3.7188 sayılı Kanunun 29 uncu maddesi ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286 ncı maddesine eklenen üçüncü fıkradaki düzenleme gereğince temyiz kanun yolunun açılması üzerine dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 01.10.2021 tarihli ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Sanık müdafiinin temyiz istemi özetle;

1.ByLock isimli programını yüklemediğine,

2.Faizsiz banka olduğu için Bank Asyaya para yatırdığına,

3.Kararların gerekçesiz olduğuna,

4.Adil yargılanma hakkının ihlal edildiğine,

5.Temyiz dilekçesinde belirtilen sair temyiz sebepleri ve sair hususlara, İlişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü

Sanığın ByLock kullanıcısı olması ve örgüte ait öğrenci yurdunda müdürlük yapması, FETÖ/PDY terör örgütünün kurumlarından maaş alması, örgütün talimatından sonra bank ... katılım hesaplarının bulunması, etkin pişmanlık kapsamında alınan beyanları dikkate alındığında sanığın bu eylemlerinin, silahlı terör örgütü üyeliği için aranan hiyerarşik-organik bağ, çeşitlilik, süreklilik, yoğunluk kriterlerine uyması, sanık ile örgüt arasında hiyerarşik ilişkinin bulunduğu, silahlı terör örgütü suçunun maddi ve manevi unsurlarının oluştuğu, sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütü üyesi olduğu kabul edilmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü

İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, "Etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanabilmesi için öncelikle sanığın mensubu olduğu örgütte kısa süreli de olsa bir faaliyette bulunması gerekmektedir. Bu nedenle her olayın özelliğine göre sanığın örgüte ne şekilde katıldığı, katılmasına kimlerin aracılık ettiği, örgütte bulunduğu süre içinde irtibat kurduğu diğer örgüt mensupları, varsa kendine yardım edenler ile bu süre içerisinde gerçekleştirilen eylemler, örgüt mensuplarının gidip geldiği kamplar, evler, ofisler gibi yerler hakkında samimi bilgi vermesi gerekmekte olup, etkin pişmanlık hükümlerinin getirilmesindeki amacın terör ve örgütlü suçlarla mücadele açısından en etkili bilgi edinme ve mücadele yöntemlerinden birinin örgütün kendi içinden ve kendi mensuplarını kullanmak suretiyle suç işlemeyi önleyerek mensuplarını yeniden topluma kazandırmak olduğu da gözetildiğinde, pişmanlığını dile getirmek suretiyle örgütte kaldığı süre ve konumu itibariyle, verilen bilgilerin örgütün dağılmasını ve mensuplarının yakalanmasını sağlamaya elverişli olup olmadığı örgütün yapılanma şekli ile sanığın katıldığı belirlenen faaliyetlerde dikkate alınarak mahkemece takdir edilecek ancak sadece örgüt üyelerinin isimlerini söylemek etkin pişmanlıktan yararlanmak için yeterli olmayacaktır. Sanığın vermiş olduğu bilgilere ilişkin gerektiğinde ifadesinin bir örneği de gönderilmek suretiyle örgütteki konum ve faaliyetine uygun nitelikte faydalı olup olmadığının da İçişleri Bakanlığı, ilgili Cumhuriyet Başsavcılığı ya da kolluk birimlerinden sorulmasından sonra TCK'nın 221 inci maddesinde ki etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerekecektir. Bu açıklamalar çerçevesinde somut olay değerlendirildiğinde;

Etkin pişmanlık olarak kabul edilen beyanların ve bu çerçevede verilen bilgilerin sanığın örgütteki konum ve faaliyetine uygun nitelikte faydalı olup olmadığı hususlarında İçişleri Bakanlığı, ilgili Cumhuriyet Başsavcılığı ya da kolluk birimlerinden sorulmadan ve bu konuda dosyaya bir bilgi ulaşmadan edinilen kanaate dayanılarak sanık hakkında TCK'nın 221/4 üncü maddesi gereği etkin pişmanlık hükümleri uygulanmış ise de istinaf aşamasında aleyhe istinaf bulunmadığı dikkate alınarak, bu hususun eleştiri konusu yapılmakla yetinilmesi gerektiği değerlendirilmiştir.

Sanık hakkında TCK'nın 221/4 üncü maddesi uyarınca etkin pişmanlık uygulanmış olması karşısında, kabule göre aynı maddenin 5 inci fıkrası uyarınca etkin pişmanlıktan yararlanan sanık hakkında denetimli serbestlik tedbirine hükmedilmesi gerektiği halde, bu yönde uygulama yapılmamış ise de, bu hususun bir ceza değil, cezaya bağlı olarak uygulanacak infaz rejimi ile ilgili olması karşısında, kazanılmış hak oluşturmayıp yasal uygulamanın sonucu olması nedeniyle, Dairemizce hükme eklenmek suretiyle hukuka aykırılığın giderilmesi yoluna gidilmiştir.

CMK'nın 280/1-a maddesi yollaması ile CMK'nın 303 üncü maddesi gereğince hükümde TCK'nın 53 üncü maddesi gereğince hak mahrumiyetlerinin uygulandığı paragraftan sonra gelmek üzere, "Sanık hakkında TCK'nın 221/5 inci maddesi gereğince bir yıl süre ile denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına," paragrafının eklenilmek suretiyle hukuka aykırılığın DÜZELTİLEREK İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE," hususu dışında Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE

Tüm dosya kapsamı incelendiğinde, FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün haberleşme aracı olan ByLock programını indirdiğini ikrar ettiği, örgütün kurumlarında çalışma kaydı bulunduğu, Bank ... isimli bankaya örgüt liderinin talimatı üzerine para yatırdığı belirlenen, İlk Derece Mahkemesinin ve bölge adliye mahkemesinin kararlarında da bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılan sanık hakkında;

Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak eksiksiz yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla; karar gerekçelerine göre sanık müdafiinin yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü temyiz sebepleri ve sair hususlar yerinde görülmemekle sanık hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

V. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 2.Ceza Dairesinin, 04.01.2018 tarihli ve 2017/3341 Esas, 2018/70 sayılı Kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Aydın 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 2.Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

21.03.2023 tarihinde karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog