3. Ceza Dairesi
3. Ceza Dairesi 2022/40442 E. , 2023/1395 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN;
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.İzmir 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 17.06.2022 tarihli ve 2022/179 Esas, 2022/311 sayılı Kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin bir, iki ve üçüncü fıkraları, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası, 63 üncü maddesi ve 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun (3713 sayılı Kanun) 3 üncü maddesi ve 5 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 12 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2.İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 13.10.2022 tarihli ve 2022/1115 Esas, 2022/1492 sayılı Kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık ve müdafinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
3.Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 30.11.2022 tarihli, onama görüşünü içerir Tebliğname ile Dairemize tevdi olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık ve müdafiinin temyiz istemleri özetle;
Sanığın iddianameye konu on iki olaydan yalnızca iki olayla ilişkilendirildiğine, kod ismi kullanmadığına, dergi satışının yasal faaliyet olduğuna, tapelerin ham kayıtlarının bulunmadığına, tanıkların kovuşturma aşamasında aleyhte beyanlarda bulunmadıklarına, tanıkların kolluk ifadelerine itibar edilmesinin yerinde olmadığına, bu beyanların baskı ile alındığına, iddiaların soyut nitelikte olduğuna, mahkumiyete yeter delil bulunmadığına, şüpheden sanığın yararlanması gerektiğine, alt sınırdan uzaklaşılmasının gerekçesinin gösterilmediğine, iyi hal indirimi uygulanmamasının dayanaktan yoksun olduğuna, yaşadığı sağlık sorunlarının cezaevinde kalmasına engel olduğuna, tahliye edilmesi gerektiğine ve sair nedenlere ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Sanığın PKK/KCK/YDG-H terör örgütünün bir dönem dağ kadrosunda sorumlu ve komutan düzeyinde görev alarak örgüt mensuplarına kalaşnikof marka silahı söküp takma, kullanma, atış eğitimi ve YPS şehir savaşı dersleri verdiği, Serdar (Kod) ismini kullandığı, EYP konusunda uzman olup, örgütün bazı eylemlerinde kullanılmak üzere EYP'leri hazırladığı, kendisinin de kalaşnikof silah ve tabanca taşıdığı, sanığın örgütün kırsalından geldikten sonra ise İzmir ilinde tape konuşmalarını destekleyen mahiyette M. O., Ö. H. ve başkaca kişilere yasadışı silahlı PKK/KCK propagandasının yapıldığı ve açıklamalarının yayımlandığı gerekçesi ile mahkemece el koyma, satış ve dağıtım yasağına konu olan Özgür Halk isimli dergilerin satıp dağıtılması talimatları vererek, bu amaçla kişileri görevlendirerek örgüte sempatizan kazanmak şeklinde ve örgüte aktarılmak üzere mali kaynak sağlama ve dağıtım koordinatörlüğü faaliyetinde bulunduğu, sanığın dergiler hakkında toplatma kararı olduğunu bilmediği şeklindeki savunmasının destekten yoksun olduğu, örgütün propagandasını yaparak eleman temin etme faaliyeti yürüttüğü, temin ettiği elemanları örgütün kırsal alanda faaliyet yürütmeleri için kırsala gönderilmesini sağladığı, PKK/KCK silahlı terör örgütünün gençlik yapısı YDG-H (Yurtsever Devrimci Gençlik hareketi)'nin Ege bölge sorumlusu olarak faaliyet yürüttüğü, ikamet aramasında bir kısmı hakkında toplatma kararı bulunan içeriklerinde PKK/KCK terör örgütünün kurucusu ve elebaşısı A. Ö.'nün sözde sosyal bilgiler akademisi dersleri şeklinde anlatım ve derlemelerine yer verilen, örgütün son günlerde sözde uygulamalarda bulunduğu ve sözde birkaç yerde ilan ettiği öz yönetim unsurunun sıkça konu olarak işlendiği, KCK TM içerisindeki komün yapılanmanın detaylı bir biçimde anlatıldığı, demokratik özerklik ve DTK (demokratik toplum kongresi)’nın kuruluşu hakkında bilgilerin mevcut olduğu, demokratik özerklik ilkelerinin maddeler şeklinde aktarımının bulunduğu çok sayıda kitap ve dergi ele geçirildiği,
Sanığın bu suretle PKK/KCK/YDG-H terör örgütünün hiyerarşisine dahil olmak suretiyle üzerine atılı silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlemiş olduğu, ana dosya ve birleşen dosyaya konu eylemlerinin bir bütün olarak silahlı terör örgütüne üye olma suçunu oluşturduğu kanaati ile, eylemine uyan 5237 sayılı Kanun'un 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası gereğince, sanığın örgüt içerisindeki faaliyetlerinin çeşitliliği, örgütün Ege bölge sorumlusu ve kırsal alanda komutan düzeyde faaliyet yürütmesi, kastının yoğunluğu ve suçun işleniş şekli dikkate alınarak alt sınırdan uzaklaşılarak cezalandırılmasına karar verildiği anlaşılmıştır.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Tanık M.O.'nun kollukta şüpheli sıfatıyla müdafi huzurunda alınan beyanında sanığın PKK/KCK silahlı terör örgütünün sözde genlik yapılanması olan YDG-H Ege Bölgesi Sorumlusu olduğunu beyan ederek örgüt faaliyetleri hakkında detaylı anlatımlarda bulunmuş olması; tanık M.A.'nın kollukta şüpheli sıfatıyla müdafi huzurunda alınan beyanında, sanığın PKK/KCK silahlı terör örgütüne katılması konusunda kendisine propaganda yapan kişi oldu şeklinde anlatımlarda bulunmuş olması; tanık M.Y.'nin kollukta şüpheli sıfatıyla müdafi huzurunda alınan beyanında, sanığın Şoreş kod adını kullandığı, örgütün kırsal alanından geldiği, 2016 yılında Yüksekova ilçesinde meydana gelen olaylarda yer aldığı, sabotajcı olduğu ve EYP yapımı konusunda uzman olduğu şeklinde anlatımlarda bulunmuş olması; tanık C.G.nin Cumhuriyet savcısı huzurunda alınan beyan ve teşhisinde, sanığın örgüt içerisinde sorumlu düzeyde olduğu, telsiz taşıdığı ve kendisi ile birlikte üç şahsa kaleşnikof marka silahı kullanma ve atış eğitimi verdiği şeklinde anlatımlarda bulunmuş olması; tanık İ.A'nın Cumhuriyet savcısı huzurunda alınan beyan ve teşhisinde sanığın dağ kadrosundan olduğu, komutan düzeyinde olduğu ve yeni katılan örgüt mensuplarına YPS şehir savaşı dersleri verdiği şeklinde anlatımlarda bulunmuş olması; tanık İhsan A.'nın Cumhuriyet savcısı huzurunda alınan beyanında, sanığın örgütün propagandasını yaptığı ve kardeşi N.A ile örgüte katılması konusunda konuşmak istediği şeklinde anlatımlarda bulunmuş olması; her ne kadar tanıklar kovuşturma aşamasında tanık olarak dinlenirlerken hazırlık aşamasındaki beyanlarından dönmüş iseler de hazırlık aşamasındaki beyanlarının kolluk müdafi huzurunda veya Cumhuriyet savcısı huzurunda alınmış olması, beyanların birbirini teyit eder nitelikte olması, tape kayıtlarındaki görüşme içeriklerinin tanık beyanlarını doğruladığının tespit edilmiş olması gözönüne alındığında tanıkların hazırlık aşamasındaki beyanlarının dosya kapsamıyla uyumlu olduğu ve itibar edilmesi gerektiği; yine sanığın örgüte müzahir yasaklı yayınların satışı ve paraların toplanması işlerini organize ettiğinin tanık beyanları, tape kayıtları ve sanığın tevil yollu ikrarından anlaşılmış olması; ayrıca sanığın ikametinde örgüt lideri tarafından yazılmış çok sayıda yasaklı yayının ele geçirilmiş olması hususları nazara alındığında sanığın PKK/KCK silahlı terör örgütüne üye olmak suçunu işlediği ve alt sınırdan uzaklaşılarak cezalandırılması yönündeki kabulde isabetsizlik bulunmadığı,
Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiklerinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla; karar gerekçelerine göre sanık ve müdafinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri sair nedenler de yerinde görülmediğinden, sanık hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 13.10.2022 tarihli ve 2022/179 Esas, 2022/311 sayılı Kararında sanık ve müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca İzmir 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
21.03.2023 tarihinde karar verildi.