Esas No
E. 2021/14029
Karar No
K. 2023/1403
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku - Terör

3. Ceza Dairesi         2021/14029 E.  ,  2023/1403 K.

"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI: 2018/144 E., 2018/462 K.
SUÇ: Silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüte bilerek ve isteyerek yardım etme
HÜKÜM: Hükmün düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi kararı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Temyiz itirazlarının esastan reddi ile hükmün onanması

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1.Malatya 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 23.11.2017 tarihli ve 2016/357 Esas, 2017/351 sayılı Kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüte bilerek ve isteyerek yardım etme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 220 inci maddesinin yedinci fıkrası gereğince 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 220 inci maddesinin yedinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun (3713 sayılı Kanun) 5 inci maddesinin ikinci fıkrası ve 5327 sayılı Kanun'un 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca 3 yıl 1 ay 15 ... hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

2.Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 08.03.2018 tarihli ve 2018/144 Esas, 2018/462 sayılı Kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik Cumhuriyet savcısı ve sanık müdafiinin istinaf başvurusunu,"15.10.2016 ve öncesi" olan suç tarihinin gerekçeli karar başlığında "15.07.2016" olarak, sanık hakkında belirlenen temel cezadan 3713 sayılı TMK'nın 5 inci maddesi uyarınca artırım yapılırken uygulama maddesinin anılan yasa maddesinin 1 inci fıkrası yerine 2 nci fıkrasının gösterildiği ve Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarihli ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih, 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal Kararı ile 5237 sayılı TCK'nın 53/1 maddesindeki bazı düzenlemelerin iptal edilmiş olması nedeniyle,

TCK'nın 53 üncü maddesi uygulamasında bu karar doğrultusunda karar verilmesi gerektiği halde yazılı şekilde hüküm kurulduğu anlaşılmış ise de; belirtilen bu hususlar CMK'nın 280/1-a ve 303 üncü maddelerine göre yeniden yargılama yapılmaksızın giderilebilir yanılgılar olmakla; gerekçeli karar başlığında suç tarihinin "15.10.2016 ve öncesi" olarak, hüküm fıkrası 1 inci bendi 3 üncü paragrafında artırım maddesi olarak gösterilen "3713 sayılı Kanun'un 5/2 nci maddesi gereğince " ibaresinin hükümden çıkartılarak yerine "3713 sayılı Kanun'un 5/1 inci maddesi gereğince" ibaresi yazılmak suretiyle ve TCK'nın 53 üncü maddesinin uygulanmasına ilişkin 1 inci. bent 6 ncı paragrafının bütünüyle çıkartılarak yerine "Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 günlü Resmi Gazete'de yayımlanan 08.10.2015 tarihli 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal Kararı doğrultusunda yürürlükte bulunan TCK'nın 53 üncü maddesinin sanık hakkında uygulanmasına" ibaresi eklenmek suretiyle hükmün ayrı ayrı düzeltilmesine ve 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

3.7188 sayılı Kanun'un 29 uncu maddesi ile 5271 sayılı Kanun'un 286 ıncı maddesine eklenen üçüncü fıkradaki düzenleme gereğince temyiz yolunun açılması üzerine dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 24.09.2021 tarihli ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Sanık müdafiinin temyiz istemi özetle,

1.Usul ve kanuna aykırı karar verildiğine,

2.Suçun maddi ve manevi unsurlarının oluşmadığına,

3.Yapının 15 Temmuz darbe girişimi ile örgüt sayılması gerektiği, iddia olunan eylem tarihleri itibariyle yargı kararı ile belirlenmiş terör örgütünün bulunmadığına, bu tarihten önceki eylemlerin suç sayılmaması gerektiğine,

4.Temyiz dilekçesinde belirtilen sair temyiz sebepleri ve sair hususlara, İlişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin kabulü

Her ne kadar sanık hakkında fetö silahlı terör örgütüne üye olma suçundan cezalandırılması talebi ile kamu davası açılmış ise de; sanığın bahsi geçen örgüte üye olduğunu, örgüt üyesi olarak eylemlerde bulunduğunu ve örgütün ideolojisini benimsediğini gösterir her türlü şüpheden uzak, kesin ve bu suçtan mahkumiyetine yeterli delil elde edilememiş, zira sanığın silahlı terör örgütüne üyelik şartları olan eylemlerdeki süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk unsurlarının gerçekleşmediği ve örgüt ile organik bağ kurduğuna dair dosyaya yansımış yoğun bir eyleminin bulunmadığı anlaşılmış, ancak sanığın silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte bilerek ve isteyerek yardım ettiği sonucuna ulaşılmıştır. Şöyle ki; 17-25 Aralık 2013 sürecinden sonra FETÖ silahlı terör örgütü elebaşının örgütün finans ayağını oluşturan bankasyaya destek olunması, bu bağlamda bankada yeni hesaplar açılması, gerekirse ev araba satılıp paraların bu bankaya yatırılması, hatta başka bankalardan kredi çekilerek bankasyaya aktarılması yönünde çağrısının bulunduğu, ayrıntıları dosyada yer alan bilirkişi raporundan anlaşılacağı üzere sanığın çağrı tarihinden sonra destek olma amacı ile adı geçen bankada yeni hesap açtığı ve çağrı doğrultusunda bankasyaya para yatırdığı, bankasyada ki hesaplarına havaleler yaptığı, bu bağlamda örneğin kendi savunmasında geçtiği üzere çağrı tarihinden 2014 yılının Eylül ayında bankasyaya 119.000 TL para yatırdığı, sanığın bu eylemlerinin silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte bilerek ve isteyerek örgütü yardım etme suçunu oluşturduğu anlaşılmıştır. Her ne kadar sanık bankaya destek olmak amacı ile bankaya para yatırmadığını savunmuş ise de; mesleki ve sosyal konumu itibari ile bankasyaya yönelik gündemi takip ettiği ve örgüt çağrısından haberdar olduğu anlaşılan sanığın yardım etmek amacı ile söz konusu parayı bankasyaya yatırdığı, bu bankada yeni hesaplar açtığı anlaşılmış, bu nedenle suçtan kurtulmaya dönük olduğu anlaşılan sanık savunmasına itibar edilmemiştir. Yukarıda açıklanan gerekçelerle sanığın eyleminin silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte bilerek ve isteyerek örgüte yardım etme suçunu oluşturduğu anlaşıldığından sanığın bu suçtan cezalandırılmasına dair hüküm kurulmuştur.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE Oluş, iddia, mahkeme kabulü, sanık müdafiinin temyizinin kapsamı ve tüm dosya kapsamı nazara alındığında;

BDDK'nun 29.05.2015 tarihli kararı ile temüttü hariç ortaklık hakları ile yönetim ve denetimi Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonuna devredilen ve 22 Temmuz 2016 tarihli kararı ile de 5411 sayılı Bankacılık Kanunu'nun 107 inci maddesinin son fıkrası gereğince faaliyet izni kaldırılıncaya kadar yasal bankacılık faaliyetlerine devam eden, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisaklı ... Katılım Bankası A.Ş'de gerçekleştirilen rutin hesap hareketlerinin örgütsel faaliyet ya da örgüte yardım etmek kapsamında değerlendirilemeyeceği gözetilerek, örgüt liderinin talimatı üzerine örgütün amacına hizmet eden ve bankanın yararına yapılan ödeme ve sair işlemlerin, örgüte üye olmak suçu bakımından örgütsel faaliyet, tek başına ise örgüte yardım etmek olarak kabul edilebileceği nazara alındığında;

Dosya kapsamına yansıyan deliller, bilirkişi raporu ve örgütün finansal kaynağı olarak kabul edilen Bank Asyadaki hesap hareketleri incelendiğinde, sanığın 11.09.2014 tarihinde 119.350 bin TL tutarında para yatırma, 11.09.2014 tarihinde katılım hesabı açma ve döviz satın alma işlemlerinin örgüt liderinin çağrı dönemlerine denk geldiği ve örgütün amacına hizmet eden ve bankanın yararına yapılan işlemler olduğu anlaşıldığından sanığın örgüte bilerek ve isteyerek yardım etme suçunu işlediğine dair kabulde bir isabetsizlik görülmemekle yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;

1.Yardımın niteliğine göre TCK'nın 220 nci maddesinin 7 inci fıkrasının 2 nci cümlesinde yer alan düzenleme uyarınca hukuka, vicdana, dosya kapsamına, adalet ve hakkaniyete uygun, üst sınırdan indirim yapılması gerekirken yazılı şekilde uygulama yapılmak suretiyle fazla ceza tayini,

2.Suç tarihinin, sanığın yardım niteliğindeki en son eylem tarihi olan “11.09.2014” yerine gerekçeli karar başlığında “15.10.2016 ve öncesi” olarak gösterilmesi,

3.Sanık hakkında TCK'nın 314/2 maddesinden hüküm kurulurken atıf maddesi olarak sırasıyla TCK'nın 314/3 ve 220/7 maddelerinin gösterilmesi gerekirken yalnızca TCK'nın 220/7 inci maddesinin gösterilmesi hukuka aykırı olduğu görülmekle tebliğnamedeki onama isteyen görüşe iştirak olunmamıştır. V. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 08.03.2018 tarihli ve 2018/144 Esas, 2018/462 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Malatya 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

21.03.2023 tarihinde karar verildi.

Karar Etiketleri
BOZULMASINA YARGITAYKARARI CEZA Ceza Hukuku - Terör 5411 sayılı Bankacılık Kanunu 351 sayılı Kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüte bilerek ve isteyerek yardım etme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu 7188 sayılı Kanun 3713 sayılı Kanun 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu 462 sayılı Kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik Cumhuriyet savcısı ve sanık müdafiinin istinaf başvurusunu,"15.10.2016 ve öncesi" olan suç tarihinin gerekçeli karar başlığında "15.07.2016" olarak, sanık hakkında belirlenen temel cezadan 3713 sayılı TMK'nın 5 inci maddesi uyarınca artırım yapılırken uygulama maddesinin anılan yasa maddesinin 1 inci fıkrası yerine 2 nci fıkrasının gösterildiği ve Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarihli ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih, 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal Kararı ile 5237 sayılı TCK'nın 53/1 maddesindeki bazı düzenlemelerin iptal edilmiş olması nedeniyle, TCK'nın 53 üncü maddesi uygulamasında bu karar doğrultusunda karar verilmesi gerektiği halde yazılı şekilde hüküm kurulduğu anlaşılmış ise de; belirtilen bu hususlar CMK'nın 280/1-a ve 303 üncü maddelerine göre yeniden yargılama yapılmaksızın giderilebilir yanılgılar olmakla; gerekçeli karar başlığında suç tarihinin "15.10.2016 ve öncesi" olarak, hüküm fıkrası 1 inci bendi 3 üncü paragrafında artırım maddesi olarak gösterilen "3713 sayılı Kanunu 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu 5271 sayılı Kanun 5237 sayılı Kanun) 220 inci maddesinin yedinci fıkrası gereğince 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 220 inci maddesinin yedinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu 3713 sayılı Kanun) 5 inci maddesinin ikinci fıkrası ve 5327 sayılı Kanunu K462 md.53/1 CMK md.280/1 TCK md.53/1 TCK md.314/2 TCK md.220/7 TCK md.220 TCK md.314/3 TCK md.53
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog