3. Ceza Dairesi
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 3. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/127
- Karar No
- 2023/1446
- Karar Tarihi
- 22.03.2023
- Dava Türü
- Ceza
- Hukuk Alanı
- Ceza Hukuku - Terör
- Karar Sonucu
- BOZULMASINA
3. Ceza Dairesi 2022/127 E. , 2023/1446 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN;
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 nci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Samsun 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 02.07.2019 tarihli ve 20119/124 Esas, 2019/199 sayılı Kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir.
2.Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin 07.11.2019 tarihli ve 2019/1564 Esas, 2019/1765 sayılı Kararı ile 5271 sayılı Kanun'un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
3.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 25.11.2021 tarihli, hükmün bozulması görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz istemi özetle;
1.Sanığın anılan terör örgütü ile iltisaklı şirketlerde SGK kaydının bulunduğu, sohbet adı altında örgütsel toplantılara katıldığı,
2.Farklı şehirlerde (Hatay-Bitlis-Mersin) bulunan örgütle iltisaklı okullarda (2010-2015 yılları arasında) öğretmen olarak çalıştığı, örgütün atamaya tabi tuttuğu mensuplarından olduğu,
3.FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne müzahir sendika üyesi olduğu,
4.Örgütün yayın organları arasında bulunan Zaman gazetesi ve Sızıntı dergisine abone olduğu,
5.Anılan örgütün düzenlediği kamp ve gezilere katıldığı, tespiti hususları birlikte değerlendirildiğinde;sanığın atılı suçu işlediğine ve sanık hakkında verilen kararın bozulmasına ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Samsun 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 02.07.2019 tarihli ve 20119/124 Esas, 2019/199 sayılı Kararı ile; Sanığın Bank ... isimli bankada 16.08.2010 tarihinde açılan 2822558 müşteri numaralı hesabı bulunmaktadır. Hesap hareketleri incelendiğinde sanığın hesabını maaş hesabı olarak açtığı ve 2013-2016 yılları arasında aktif olarak kullandığı, bankanın 2015 Mayıs ayında TMSF’ye devrinden sonra da hesabını aktif olarak kullanmaya devam ettiği gözükmektedir. Hesap hacminin de sanığın gelir düzeyini aşmadığı anlaşılmaktadır.
Sonuç olarak sanığa ait hesap hareketleri ve hesap hacmi bir arada değerlendirildiğinde sanığın örgüt liderinin çağrısına uyarak bankanın aktiflerini artırıcı işlemlerde bulunduğuna dair her türlü şüpheden uzak, net, kesin bir kanıya varılamamıştır.
Sanığın örgüte müzahir olan ve KHK ile kapatılan örgüte müzahir kurumlarda SGK kaydının bulunması ve Pak-İş isimli sendikaya üye olması örgüt üyeliğinin delili olarak iddianamede belirtilmiş ise de sanığın söz konusu eylemleriyle örgütün hiyerarşik yapısına ne şekilde dahil olduğu hususu net olarak delillendirilememiştir. Bu sebeple sanığın örgüte müzahir kurumlarda sgk kaydının bulunması ve örgüte müzahir sendikaya üye olması, örgüte sempati ve iltisakı gösterse de örgüt mensubiyetini ispatlar nitelikte delil olarak kabul edilmemiştir.
Sanık hakkında beyanda bulunan tanıklar M. E., O. Ö., Y. Ü.'nün benzer mahiyette vermiş oldukları ifadelerinden sanığın örgüte müzahir kurumlarda çalıştığı süreçte okulda düzenlenen sohbetlere dinleyici katılımcı pozisyonunda iştirak ettiği sabit görülmüştür. Yargıtay 16. Ceza Dairesinin 26.10.2017 ... 2017/1809 Esas 2017/5155 sayılı ilamı da nazara alınarak sanığın örgütün nihai amacını bilerek örgütle organik bağ kurduğuna, iradesini örgütün hiyerarşik gücünün emrine teslim ettiğine, örgüt adına süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk gerektiren eylemlerde bulunduğuna, hülasa örgüt mensubu olduğuna dair her türlü kuşkudan arınmış, somut, kesin, inandırıcı ve kanaat verici mahiyette delil elde edilemediğinden ve sanığın üzerine atılı suçu işlediği sabit olmadığından sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin 07.11.2019 tarihli ve 2019/1564 Esas, 2019/1765 sayılı Kararı ile; İlk Derece Mahkemesinin kararında usule veya esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığı, delillerde veya işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığı, ispat bakımından değerlendirmenin yerinde olduğu anlaşıldığından Cumhuriyet savcısının istinaf isteminde ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmediği belirtilerek 5271 sayılı Kanun'un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Ayrıntıları Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesi 2017/1809 Esas ve 2017/5155 sayılı Kararında ve Dairemizce de benimsenen, istikrar kazanmış yargısal kararlarda açıklandığı üzere;
Örgüt üyesi, örgüt amacını benimseyen, örgütün hiyerarşik yapısına dahil olan ve bu suretle verilecek görevleri yerine getirmeye hazır olmak üzere kendi iradesini örgüt iradesine terk eden kişidir. Örgüt üyeliği, örgüte katılmayı, bağlanmayı, örgüte hakim olan hiyerarşik gücün emrine girmeyi ifade etmektedir. Örgüt üyesi örgütle organik bağ kurup faaliyetlerine katılmalıdır. Organik bağ, canlı, geçişken, etkin, faili emir ve talimat almaya açık tutan ve hiyerarşik konumunu tespit eden bağ olup, üyeliğin en önemli unsurudur. Örgüte yardımda veya örgüt adına suç işlemede de, örgüt yöneticileri veya diğer mensuplarının emir ya da talimatları vardır. Ancak örgüt üyeliğini belirlemede ayırt edici fark, örgüt üyesinin örgüt hiyerarşisi dahilinde verilen her türlü emir ve talimatı sorgulamaksızın tamamen teslimiyet duygusuyla yerine getirmeye hazır olması ve öylece ifa etmesidir.
Silahlı örgüte üyelik suçunun oluşabilmesi için örgütle organik bağ kurulması ve kural olarak süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk gerektiren eylem ve faaliyetlerin bulunması aranmaktadır. Ancak niteliği, işleniş biçimi, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı, örgütün amacı ve menfaatlerine katkısı itibariyle süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk özelliği olmasa da ancak örgüt üyeleri tarafından işlenebilen suçların faillerinin de örgüt üyesi olduğunun kabulü gerekir. Örgüte sadece sempati duymak ya da örgütün amaçlarını, değerlerini, ideolojisini benimsemek, buna ilişkin yayınları okumak, bulundurmak, örgüt liderine saygı duymak gibi eylemler örgüt üyeliği için yeterli değildir(Evik, Cürüm işlemek için örgütlenme, syf. 383 vd.).
Örgüt üyesinin, örgüte bilerek ve isteyerek katılması, katıldığı örgütün niteliğini ve amaçlarını bilmesi, onun bir parçası olmayı istemesi, katılma iradesinin devamlılık arz etmesi gerekir. Örgüte üye olan kimse, bir örgüte girerken örgütün kanunun suç saydığı fiilleri işlemek amacıyla kurulan bir örgüt olduğunu bilerek üye olmak kastı ve iradesiyle hareket etmelidir. Suç işlemek amacıyla kurulmuş örgüte üye olmak suçu için de saikin "suç işlemek amacı" olması aranır (... özel kısım syf. 263-266, Alacakaptan Cürüm İşlemek İçin Örgüt syf. 28, Özgenç Genel Hükümler syf. 280). Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde;
Örgüt içerisindeki yapılanmada görev alan etkin pişmanlıktan faydalanan tanık O. Ö.'nün mahkemede ve kollukta müdafi huzurunda alınan beyanında 2013 yılı sonrasında sanığın örgütün kamp ve gezi adı altında düzenlediği sohbetlere katıldığını beyan etmesi, etkin pişmanlıktan faydalanan diğer tanık M. E.'nin soruşturma aşamasında müdafi huzurunda alınan beyanında sanığın cemaat içi evlilik yaptığını beyan etmesi, birlikte değerlendirildiğinde, öğretmen olarak örgütle iltisaklı okullarda atamaya tabi olarak görev yapan, sohbetlere katılan, terör örgütü ile iltisaklı şirketlerde SGK kaydı olan sanığın kollukta müdafi huzurunda alınan beyanında etkin pişmanlıktan yararlanacağını belirterek anlatımda bulunması karşısında; sanığa TCK'nın 221 inci maddesi kapsamında etkin pişmanlıktan yararlanma hakkı da hatırlatılarak, sanığın kolluk ifadesinde ismi geçen kişilerin açık kimlik bilgilerinin tespiti ile ilgililerin dosyaları incelenerek gerektiğinde mahkemede tanık olarak dinlenmelerinin sağlanması, bu kişiler hakkında işlem yapılıp yapılmadığının ve sanık hakkında nasıl bir anlatımda bulunduklarının araştırılması ile UYAP örgütlü suçlar bilgi bankasında sanık hakkında herhangi bir beyan yahut ifade olup olmadığının araştırılıp bulunması halinde beyan ve ifadelerin onaylı örneklerinin dosya arasına getirtilip elde edilen tüm bilgi ve belgelerle birlikte CMK'nın 217 inci maddesi uyarınca duruşmada okunup tartışıldıktan sonra sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken eksik araştırma neticesinde yazılı şekilde hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz istemi yerinde görüldüğünden Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin 07.11.2019 tarihli ve 2019/1564 Esas, 2019/1765 sayılı Kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca Samsun 4. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
22.03.2023 tarihinde karar verildi.