Esas No
E. 2021/15616
Karar No
K. 2023/1562
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku - Terör

3. Ceza Dairesi         2021/15616 E.  ,  2023/1562 K.

"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN;

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI: 2018/125 E., 2019/51 K.
SUÇ: Silahlı terör örgütüne üye olma
HÜKÜM: İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması

İlk Derece Mahkemesince silahlı terör örgütüne üye olma suçundan kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen esastan ret kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.

Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü : I. HUKUKÎ SÜREÇ

1.Şanlıurfa 5. Ağır Ceza Mahkemesinin, 12.03.2018 tarihli ve 2018/30 Esas, 2018/144 sayılı Kararıyla sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun (3713 sayılı Kanun) 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası, 63 üncü maddesi uyarınca 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre infazına ve mahsubuna karar verilmiştir.

2.Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesinin, 15.01.2019 tarihli ve 2018/125 Esas ve 2019/51 sayılı Kararıyla sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir

3.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 23.09.2021 tarihli ve temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz istemi özet olarak;

1.Usule, kanuna, adalete, nefaset kurallarına ve hakkaniyete aykırı karar verildiğine,

2.Suçun maddi ve manevi unsurlarının oluşmadığına ve temyiz dilekçesinde belirtilen sair temyiz sebeplerine ve sair hususlara ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü

Sanığın FETÖ/PDY terör örgütü üyeleri arasında emir ve talimatların yerine getirilmesi amacıyla geliştirilip sadece örgüt üyelerinin referansı ve karşılıklı onayları sonucu kullanılabilen kriptolu haberleşme programı olan “ByLock” isimli haberleşme programını adına kayıtlı olup kendisi tarafından kullanılan (...) (...) (07) (08) nolu hattının takılı olduğu 359041051392930 IMEI nolu telefona yüklediği, 248387 ID numarası, ad ve soyadından oluşan kullanıcı adı, qwe@123 şifresi ile 10.11.2014 ile 14.11.2014 tarihleri arasında FETÖ/PDY’nin ByLock kullanımına tahsis edilmesi amacıyla Litvanya’dan kiralamış olduğu 46.166.164.177 nolu IP’ye 89 defa bağlanmak suretiyle ByLock programını kullandığı, sanık hakkında FETÖ/PDY'nin sohbet adı altındaki toplantılarına katıldığına dair tanık beyanlarının olduğu, FETÖ/PDY'ye ait olup örgüte finans sağlayan Bank ... isimli bankada hesap açtığı, FETÖ/PDY'nin sözde lideri Fetullah Gülen'in Bank Asyanın kurtarılması talimatını verdiği 25 Aralık 2013 tarihinden sonra hesabını aktif bir şekilde kullandığı, sanıktan ele geçirilen dijital materyallerde yapılan inceleme sonucu düzenlenen raporda dijital materyallerde FETÖ/PDY'nin yayın organları ve etkinliklerinin bulunduğu, videolarının olduğunun belirtildiği, sanığın FETÖ/PDY'ye müzahir derneklerden olan Şanlıurfa Sağlık Mensupları Derneğine üye olduğu, Twitter isimli sosyal paylaşım sitesinde FETÖ/PDY'ye mensubiyetini gösterir paylaşımlarda bulunduğu, sanık hakkında sohbetlere katıldığı, FETÖ/PDY terör örgütüyle irtibatlı kişilerle sürekli beraber olduğu yönünde tanık ve gizli tanık beyanlarının bulunduğu dikkate alındığında, eyleminin silahlı terör örgütüne üye olma suçunu oluşturduğunun kabulüyle mahkumiyetine karar verilmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı belirlenmiştir.

IV. GEREKÇE

Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre rutin Bank ... hesap hareketlerinin müsnet suç yönünden örgütsel faaliyet yahut delil olarak kabul edilemeyeceği belirlenerek yapılan incelemede;

Tüm dosya kapsamı incelendiğinde, usule ve kanun uygun şekilde hükme esas alınan tutarlı tanık beyanları, sanığın kişisel bilgileriyle uyumlu ByLock tespit ve değerlendirme tutanağı ve dernek üyeliği tespitleri itibarıyla, FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün operasyonel faaliyetlerinin başlamasından sonraki süreçte de örgütün hiyerarşik yapısı içinde doktorlar arasında düzenlenen sohbetlere katıldığı, örgüt içi haberleşmesini ByLock adlı uygulama üzerinden gerçekleştirdiği ve örgüte müzahir derneğe üye olduğu belirlenen, İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin kararlarında da bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılan sanığın,

Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, temyiz dilekçesinde ileri sürülen esasa müessir olabilecek savunmaların özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu uygulandığı, yaptırımın kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla, sanık müdafinin yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü temyiz sebepleri ile sair hususlar yerinde görülmemekle, sanık hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

V. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesinin, 15.01.2019 tarihli ve 2018/125 Esas, 2019/51 sayılı Kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden, 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca Şanlıurfa 5. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

27.03.2023 tarihinde karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.