3. Ceza Dairesi
3. Ceza Dairesi 2022/27257 E. , 2023/1608 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen 27.10.2021 tarihli istinaf başvurusunun esastan reddine dair karar ile, 23.12.2021, 29.12.2021 ve 07.01.2022 tarihli ek kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası ve 296 ncı maddesinin ikinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.İzmir 14. Ağır Ceza Mahkemesinin, 28.10.2020 tarihli ve 2019/212 Esas, 2020/254 sayılı kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun(3713 sayılı Kanun) 5 inci maddesinin birinci fıkrası ve 5327 sayılı Kanun'un 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca 6 yıl 6 ay 22 ... hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2.İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 27.10.2021 tarihli ve 2021/77 Esas, 2021/1610 sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
3.Sanık ya da müdafii tarafından temyiz edilmeyen karar İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesi tarafından 23.11.2021 tarihinde kesinleştirilmiştir.
4.İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 23.12.2021 tarihli ve 2021/77 Esas, 2021/1610 sayılı ek kararı ile sanığın eski hale getirme talebi hakkında 5271 sayılı Kanun'un 42 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca talebin reddine ve talebin değerlendirilmesi için Yargıtay ilgili Ceza Dairesine gönderilmesine karar verilmiştir.
5.İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 29.12.2021 tarihli ve 2021/77 Esas, 2021/1610 sayılı ek kararı, sanık müdafiinin temyiz başvurusu hakkında 5271 sayılı Kanun'un 296 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca süre yönünden reddine karar verilmiştir.
6.İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 07.01.2022 tarihli ve 2021/77 Esas, 2021/1610 sayılı ek kararı, sanığın temyiz başvurusu hakkında 5271 sayılı Kanun'un 296 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca süre yönünden reddine karar verilmiştir.
7.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 29.05.2022 tarih ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafii ve sanığın temyiz istemleri özetle;
1.Mahkeme kararına dayanak delillerin haberleşme ve hürriyetinin ihlali niteliğinde olduğuna,
2.Ankesör aramalarının kim tarafından yapıldığını hatırlamadığına,
3.Cezalandırmaya yeter somut bir delilin bulunmadığına,
4.Tanık beyanlarının bir biri ile çeliştiği ve gerçeği yansıtmadığına,
5.Terör örgütü ile bağlantısının olmadığına,
6.Suçun maddi ve manevi unsurlarının oluşmadığına,
7.Temyiz dilekçesinde belirtilen sair temyiz sebepleri ve sair hususlara, İlişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Tanık M.. A..'nın etkin pişmanlık kapsamındaki beyanları ve sanığa ait ardışık arama kayıtları neticesinde sanığın örgütün hiyerarşisine tabii olduğu, FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün öğrencinin/elemanın bulunması, mahrem yapıya seçilmesi, hazırlanması, subay ve astsubay yetiştiren eğitim birimlerinde ve Türk Silahlı Kuvvetleri içinde görev yaptığı zaman dilimi içinde irtibatının ve ideolojik eğitiminin devam ettirilmesi, meslek hayatına devam ettiği süre boyunca örgüt elemanı olarak örgütsel faaliyetlere iştirak etmesi ve hayatının örgütün hedefleri doğrultusunda sürdürmesini planlaması hususu nazara alındığında, sanığın örgütün mahrem yapısına seçildiği, askerlik mesleğini yerine getirdiği zaman dilimi içinde örgüt ideolojik eğitiminin devam ettirildiği ve kendisinden sorumlu olan sivil mahrem imam ile iletişim kurduğu hususları bir bütün olarak ele alındığında sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün yukarıda açıklanan niteliklerini bilerek örgütün hiyerarşik yapısına dahil olduğu ve örgüt talimatı ile hareket ettiğine mahkemece kanaat getirilmiş olup, sanığın bu şekildeki çeşitlilik, yoğunluk ve süreklilik gösteren eylem ve faaliyetleri ile FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün hiyerarşisi içerisinde yer alarak örgüt ile organik bağ kurduğu anlaşılmış ve üzerine yüklenen FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediği kanaatine varılmıştır.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 27.10.2021 tarihli ve 2021/77 Esas, 2021/1610 sayılı kararın sanık müdafiine e-tebligat yolu ile 06.11.2021 tarihinde tebliğ edildiği, müdafiinin kararı temyiz etmemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince 23.11.2021 tarihinde kararın kesinleştiği, sanık hakkında infaza başlanması üzerine kararın temyiz edilmeden kesinleştiğini öğrenen sanığın 20.12.2021 tarihli eski hale getirme talepli dilekçe verdiği, bu talep hakkında Bölge Adliye Mahkemesince 23.12.2021 tarihli talebin reddine ve inceleme yapılması için Yargıtaya gönderilmesine karar verdiği, bu arada sanık müdafiinin 24.12.2021 tarihli temyiz dilekçesi hakkında Bölge Adliye Mahkemesi tarafından 29.12.2021 tarihinde süre yönünden talebin reddine dair temyizi kabil olmak üzere ek karar verdiği, sanık müdafii tarafından bu kararın süresinde temyiz edildiği, sanık tarafından da 03.01.2022 tarihli temyiz dilekçesi verildiği, bu istem hakkında Bölge Adliye Mahkemesi tarafından 07.01.2022 tarihinde süre yönünden talebin reddine dair temyizi kabil olmak üzere ek karar verdiği, sanık tarafından bu kararın süresinde temyiz edildiği anlaşılmıştır.
Sanık müdafiinin temyiz süresini sanığın kusuru olmaksızın kaçırdığı anlaşılmakla, bu sebeple sanığın eski hale getirme talebinin kabulü, sanığın temyizinin öğrenmeyle süresinde olduğunun kabulü ve İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 23.12.2021, 29.12.2021 ve 07.01.2022 tarihli ve 2021/77 Esas, 2021/1610 sayılı ek kararlarının kaldırılması ile işin esasına geçildi. Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan inceleme sonunda;
i)Amacı, yapılanması ve faaliyet yöntemlerine ilişkin ayrıntıları, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.09.2017 tarih, 2017/16-956 Esas ve 2017/370 sayılı kararı ile onanarak kesinleşen, Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin İlk Derece Mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarih, 2015/3 Esas, 2017/3 sayılı kararında ve Dairemizin müstekar kararlarında açıklandığı üzere, FETÖ/PDY, cebir ve şiddet kullanarak Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın öngördüğü düzeni ortadan kaldırmayı ve yerine başka bir düzen getirmeyi amaçlayan bir terör örgütüdür. ii)Ayrıntıları ve hukuki mahiyeti Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin 13.11.2019 tarih ve 2018/5526 Esas, 2019/6842 karar sayılı ilamında açıklandığı üzere, asker bir şahsın örgütün gizlilik ve deşifre olmamak kuralına riayetle, örgütün talimatı ile ve örgütsel irtibatı sağlamak maksadıyla kamuya açık ve birbirinden bağımsız market, büfe, kırtasiye, lokanta vb. gibi sair işletmelerde kurulu bulunan, ücret karşılığı kullanılan sabit hat veya ankesörlü hatlar ile mahrem imam tarafından arandığı, "her türlü şüpheden uzak, kesin kanaate ulaştıracak somut olgu ve teknik verilerle tespit edilmesi ve yargılama yapan mahkemenin de tam bir vicdani kanaate ulaşması halinde, kişinin örgütle bağlantısını gösteren hukuka uygun delil olacağı" kabul edilmiştir. iii) Mahallinde hukuka uygun olarak ikame olunup usulünce tartışılan delillere ve dosya kapsamına göre; örgütün gizlilik ve deşifre olmamak kuralına riayetle, örgütün talimatı ile ve örgütsel irtibatı sağlamak maksadıyla sabit hat ve ankesörlü hatlarla iletişim kuran, sohbet adı altında yapılan örgütsel toplantılara katılan sanığın, anılan örgütün hiyerarşik yapısına organik bağla katılıp süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluluk arz eden faaliyetlerde bulunmak suretiyle üyesi olduğuna dair İlk Derece Mahkemesi kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir. iv) Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, temyiz dilekçesinde ileri sürülen esasa müessir olabilecek savunmaların özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımın kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla, incelenen hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 27.10.2021 tarihli ve 2021/77 Esas, 2021/1610 sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca İzmir 14. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
28.03.2023 tarihinde karar verildi.