Esas No
E. 2021/16653
Karar No
K. 2023/1622
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku - Terör
Aramaya Dön
YARGITAY

3. Ceza Dairesi

E. 2021/16653 K. 2023/1622 T.
Karar Sonucu ONANMASINA
Resmî Atıf Yargıtay 3. Ceza Dairesi, E. 2021/16653, K. 2023/1622, T. 28.03.2023
PDF DOCX UDF
Karar Künyesi
Mahkeme
Yargıtay
Daire
3. Ceza Dairesi
Esas No
2021/16653
Karar No
2023/1622
Karar Tarihi
28.03.2023
Dava Türü
Ceza
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku - Terör
Karar Sonucu
ONANMASINA
Karar Metni Tam metin · resmî kaynaktan

3. Ceza Dairesi         2021/16653 E.  ,  2023/1622 K.

"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN;

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI: 2019/21 E., 2019/592 K.
SUÇ: Silahlı terör örgütüne üye olma
HÜKÜM: İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi kararı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Düzeltilerek Onama

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit tespit edilmiştir.

Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği cezanın süresi nedeniyle reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ

1.Amasya Ağır Ceza Mahkemesinin, 06.11.2018 tarihli ve 2018/434 Esas, 2018/811 sayılı Kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 62 nci maddesinin birinci fıkrası gereğince sanığın mahkumiyetine karar verilmiştir.

2.Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 15.03.2019 tarihli ve 2019/21 Esas, 2019/592 sayılı Kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca düzeltilere esastan reddine karar verilmiştir.

3.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 18.10.2021 tarih ve düzeltilerek onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdii olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle;

1.Bölge Adliye Mahkemesi kararının gerekçesiz olduğuna,

2.Dosya ve evrakların elektronik ortama aktarılmadığına,

3.Tutuklama ve tutukluluk devam kararlarının usulüne aykırı olduğuna,

4.Hukuka aykırı elde edilen delillere dayanarak hüküm kurulduğuna,

5.Suçun unsurlarının oluşmadığına,

6.Sanığın beraatine karar verilmesi gerektiğine,

7.Temyiz dilekçesinde belirtilen sair temyiz sebepleri ve sair hususlara , İlişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü

Teyit edilebilir tanık anlatımları ile asker mahrem yapıda yer aldığı açıkça görülen sanığın kayıtsız şartsız inkara dayalı savunmalarda bulunarak yargılama aşamasında dahi örgütsel bir tavır takınmaya devam ettiği, sanığın örgütsel toplantılara katılmış olması, bu toplantılara katılımının (askeri yapı için toplantılar diğer meslek grupları kadar sık yapılmadığından sürekli sayılabilmektedir) süreklilik arz etmesi, toplantıların örgüt üyesi sivil imamlar tarafından tertiplenmiş olması, bu mahrem imamların genel anlatımlarına göre, kimin hangi grupta ve hangi mahrem imamın gurubunda yer alacağının yine mutlak olarak yapının mahrem bölümündeki müdür ve yardımcıları tarafından belirlenmiş olması, bu toplantılarda süreklilik arz edecek şekilde örgüte yardım talep edilmiş olması, asker olan sanığın bu yapıya kendi rızasıyla dahil olması ve imamların talimatları doğrultusunda hareket ettiğinin anlaşılması karşısında sanığın örgüt üyesi olduğu kabul edilerek eylemine uyan maddelere göre cezalandırılmasına karar verilmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü

İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği ancak; gerekçeli karar başlığında suç tarihinin "25.01.2018" yerine "15.07.2016-" olarak gösterilmiş olması ve yine gerekçeli karar başlığında suç yerinin "AMASYA" yerine "KONYA" olarak gösterilmesi kanuna aykırı olup, sanık müdafiinin istinaf başvurusu bu yönden yerinde görülmüş ise de bu aykırılığın giderilmesi yeniden yargılama yapmayı gerektirmeyip CMK’nın 303/1 ve 280/1-a. maddeleri uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, gerekçeli karar başlığındaki suç tarihi kısmından “15.07.2016-” ibaresinin ve suç yeri kısmından "KONYA/null" ibarelerinin çıkarılarak yerine suç tarihi olarak "25.01.2018", suç yeri olarak "AMASYA" yazılması suretiyle hükmün düzeltilmesine karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE

Tüm dosya kapsamı incelendiğinde, FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün askeri yapılanması içinde yer aldığı, sohbet toplantılarına katıldığı belirlenen, İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin kararlarında da bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılan sanık hakkında;

Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak eksiksiz yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla; Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen, örgüt mensubu olduğu kabul edilen sanık hakkında verilen cezanın, mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilirken uygulama maddesi olarak karar yerinde sadece TCK’nın 58/9 uncu maddesinin gösterilmesi gerekirken, anılan maddenin atıf maddesi olarak kabulü ile uygulama yeri bulunmayan TCK’nın 58/6 ncı maddesi gereğince tekerrür uygulanmasına karar verilmesinin dışında, karar gerekçelerine göre sanık müdafiinin yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü temyiz sebepleri ve sair hususlar yerinde görülmemekle sanık hakkında kurulan hükümde başkaca hukuka aykırılık bulunmamıştır.

V. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanık müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 15.03.2019 tarihli ve 2019/21 Esas, 2019/592 sayılı Kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303 üncü maddesinin birinci fıkrasının 6 ncı bendi gereği hüküm fıkrasındaki "TCK'nın 58/9 uncu maddesi yollaması ile aynı Yasa'nın 58/6 ncı maddesi" ibaresinin hükümden çıkartılarak yerine "5237 sayılı TCK'nın 58/9 uncu maddesi" ibaresinin yazılması suretiyle, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Amasya Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

28.03.2023 tarihinde karar verildi.

İlgili Mevzuat & Etiketler
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog