3. Ceza Dairesi
3. Ceza Dairesi 2021/16568 E. , 2023/1664 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
Sanık müdafinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Amasya Ağır Ceza Mahkemesinin, 30.03.2018 ... ve 2017/465 Esas 2018/249 sayılı Kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314/2 ve 53 üncü maddesi uyarınca 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2.Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin, 01.03.2019 ... ve 2018/604 Esas 2019/271 sayılı Kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun hükmün düzeltilerek 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
3.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 15.10.2021 tarih ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdii olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz istemi özetle,
1.ByLock verilerinin çelişkili olduğuna dolayısıyla bilirkişi incelemesi yapılması gerektiğine,
2.ByLock tespit ve değerlendirme tutanağına, örgütsel nitelikte yahut herhangi bir yazışma içeriğinin bulunmadığına,
3.Sanığın suç işleme kastının bulunamadığına,
4.Sanık hakkında etkin pişmanlık müessesesinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılmamasına ve sair hususlara ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Her ne kadar sanık üzerine atılı suçlamaları kabul etmemiş ise de, sanığın ByLock programını kullandığının tespit edildiği, BTİK'nın yapmış olduğu tespitte sanığın üzerine kayıtlı olan ve sanığın kendi kullanımında olduğunu belirttiği telefon hattından ByLock serverlerine bağlantı yapıldığının belirtildiği, söz konusu CGNAT(HIS) sorgusunda sanığın 0530 (...) (..) (..) hat ile 11 defa ByLock serverlerine bağlantı sağladığı, sorgu tutanağı incelendiğinde, söz konusu bağlantıların Tunceli İlinden yapıldığı, sanığın programın örgüt tarafından aktif olarak kullanıldığı dönemde Tunceli İlinde görev yaptığının bilgi ve belgelerden anlaşıldığı, sanığın beyanında tanımadığı, ancak sonradan arkadaş olduğunu belirttiği öğretmen bir şahsın telefonuna bir program yüklediğini, bu programdan kendisine mesajlar geldiğini beyan ettiği, her ne kadar sanık bu programın ByLock olup olmadığını hatırlamadığını beyan etse söz konusu programın diğer delillerle bir arada düşünüldüğünde ByLock olduğunun değerlendirildiği, sanığın tevil yoluyla ByLock kullandığını ikrar ettiği, sanığın anlatımının hayatın olağan akışına uygun olmadığı, cafede tanıştığı bir kişinin telefonuna program yüklemesini teklif emesinin mantıklı olmayacağı, yine asker olan sanığın terör bölgesinde çalıştığı, bu bölgelerde çalışan asker kişilerin normal yerlere göre çok daha temkinli ve dikkatli hareket ettiği, asker bir kişinin cafede bir şahısla tanışıp arkadaş olmasının ve bu şahsın teklifi ile cep telefonuna program indirmesinin terör bölgesinde çalışan bir askerin davranışı ile uyumlu olamayacağı, sanığın ifadesinde belirttiği üzere öğretmen olan şahsın örgütün asker ve polis kişiler ile ilgilenen üyelerinden olduğunun değerlendirildiği, zira örgüt yapılanmasında bu iş ile genellikle öğretmenlerin görevli olduğu, her ne kadar sanığın ByLock görüşmelerine, hesap bilgilerine dair tespit ve değerlendirme tutanağı dosyaya gelmemiş ise de söz konusu bilgilerin kısmen kurtarılmış olduğu, buna rağmen sanığın telefonundan ByLock serverlerine bağlantı yapıldığına dair tespit ve sanığın beyanı bir arada düşünüldüğünde sanığın ByLock programını kullandığına dair mahkememizde vicdani kanaatın hasıl olduğu, bu hususun sanığın ikrarıyla da sabit olduğu, bu itibarla sanığın örgüt üyesi olmadığına dair suçtan kurtulmaya yönelik beyanlarına mahkemece itibar edilmediği, ByLock kullanımının yukarıda belirtildiği gibi örgüt üyeliği için kesin delil teşkil ettiği, sanığın haklarında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan işlem yapılan birçok kişiyle görüştüğü, bu kişiler arasında ByLock kullanıcılarının da olduğu, görüşülen kişilerin meslek içinden insanlar olduğu kadar meslek harici kişilerin de bulunduğu, ayrıca sanığın ankesörlü telefonlardan arandığına dair kayıtların olduğu, kaldı ki örgütün emniyet ve askeriye içinde çok gizli bir şekilde örgütlendiği, tüm bu deliller bir arada düşünüldüğünde sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair mahkemede vicdani kanaat hasıl olduğu, bu sebeple sanığın silahlı terör örgütüne üye olma suçundan cezalandırılmasına, sanığın duruşmadaki tutum ve davranışları, maddi gerçeğin ortaya çıkmasına yardımcı samimi beyanları göz önünde bulundurulduğunda sanık hakkında takdiri indirimin uygulanmasına dair hüküm kurulmuştur.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE
Üsteğmen olarak görev yapmakta iken ihraç edilen sanığın 0535 (...) (..) (..) no'lu telefon numarası ile örgütsel haberleşme ağı olan ByLock kullanıcısı olduğunu kabul ettiği, HTS incelemesinde ankesörlü hatlardan arandığı, tanık beyanına göre de 2010 yılından önce de harp okulu hazırlık evlerinden sorumlu olduğu bir bütün olarak değerlendirildiğinde; yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla; karar gerekçelerine göre sanık müdafiinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmediğinden, sanık hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin, 01.03.2019 ... ve 2018/604 Esas 2019/271 sayılı Kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Amasya Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
28.03.2023 tarihinde karar verildi.