Esas No
E. 2021/14054
Karar No
K. 2023/1630
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku - Terör

3. Ceza Dairesi         2021/14054 E.  ,  2023/1630 K.

"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN;

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI: 2018/1156 - 2018/2401
SUÇ: Silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüte bilerek ve

isteyerek yardım etmek

HÜKÜM: İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Temyiz itirazlarının esastan reddiyle hükmün onanması

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından kesin olarak verilen kararın; 24.10.2019 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7188 sayılı Kanunun 29. maddesi ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesine eklenen üçüncü fıkrasındaki düzenleme gereğince temyiz yolunun açılması üzerine; 5271 sayılı Kanunu’nun 286 ncı maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1.Isparta 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 15.02.2018 tarihli ve 2017/260 Esas, 2018/41 sayılı Kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüte bilerek ve isteyerek yardım etmek suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314 üncü maddesinin üçüncü ve 220 nci maddesinin yedinci fıkrasının birinci cümlesi delaletiyle 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 220 nci maddesinin yedinci fıkrasının ikinci cümlesi 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları, 62 nci maddesi ve 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun (3713 sayılı Kanun) beşinci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 1 yıl 13 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

2.Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin duruşmalı olarak yapılan yargılama sonucunda vermiş olduğu, 13.11.2018 tarihli ve 2018/1156 Esas, 2018/2401 sayılı Kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanığın istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ve 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca kesin olmak üzere esastan reddine karar verilmiştir.

3.7188 sayılı Kanunun 29. maddesi ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesine eklenen üçüncü fıkrasındaki düzenleme gereğince temyiz yolunun açılması üzerine dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 20.09.2021 tarihli ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Sanık müdafiinin temyiz istemlerinde özetle;

1.Sanık hakkında usûl ve kanuna aykırı şekilde mahkûmiyet kararı verildiğine,

2.Suçun unsurlarının oluşmadığına,

3.Bank ... hesap hareketlerinin rutin bankacılık işlemi olduğuna, talimatla hareket etmediğine,

4.Dosyada kesin ve inandırıcı delil bulunmadığına,

5.Sanığa atfedilen eylemlerin suç teşkil etmediğine,

6.Sanık hakkında kurulan mahkumiyet hükmünün bozularak, beraat kararı verilmesine,

7.Temyiz dilekçesinde belirtilen Sair Temyiz sebepleri ve sair hususlara, İlişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü

FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olduğu iddiasıyla Isparta Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan iddianame kapsamında mahkemece yapılan yargılama sonucunda, tüm kovuşturma evrakı ile delillerin bir bütün olarak değerlendirilmesi suretiyle; sanığın örgütle "organik bağ" kurduğuna veya örgüt içindeki hiyerarşik yapıya dahil olduğuna dair yeterli ve somut delil elde edilemediği, eylemlerinin örgüt üyeliğine konu olabilecek derecede çeşitlilik ve süreklilik arz etmediği, zira sanığın örgütün gizli haberleşme programı ByLocku kullandığına dair bir tespit yapılmadığı, dosyada mevcut 10.04.2017 tarihli kolluk araştırma tutanağından ve dosya kapsamından da anlaşılacağı üzere FETÖ/PDY terör örgütüne irtibat ve iltisakına ilişkin arşivlere intikal eden herhangi bir kaydın bulunmadığı, KHK ile kapatılan kurum ve kuruluşlarda SGK kaydının olmadığı, diğer yandan sanığın örgütün içindeki hiyerarşik yapıya dahil olmamakla birlikte bilerek ve isteyerek örgütün amacına hizmet ettiği, şöyle ki 17-25 Aralık sürecinde Bank Asyanın FETÖ/PDY ile bağlantısı nedeniyle devlet tarafından incelemeye alındığı, bu süreçte bankanın genel müdürü ile Fetullah Gülen arasında 25.12.2013 tarihinde gerçekleşen telefon görüşmesinin açık haber kaynaklarına düştüğü, ayrıca bu örgüte yönelik yürütülen soruşturmalarda ele geçen bilgilere göre o süreçte Fetullah Gülen'in örgüt üyelerine Bank Asyaya destek olmak amacıyla bu bankada hesap açtırmaları ve varolan hesaplara para yatırmaları talimatı verdiği, aynı şekilde 2014 yılı Eylül ayında ve 2015 yılı Şubat ayında bu talimatın tekrarlandığı, bu tarihlerde bu çağrılara uyan binlerce örgüt üyesi tarafından yeni hesaplar açtırıldığı veya varolan hesaplara paralar yatırıldığı, bu nedenlerle örgüt üyelerince 17-25 Aralık sürecinden önce de bankanın örgüte ait olması nedeniyle tercih edildiği, sanığın da destek çağrısı üzerine 19/02/2014 tarihinde altın hesabı açtırdığı, aynı ... bu hesaba 2.932,18 TL para yatırdığı, FETÖ/PDY'ye aidiyeti, iltisakı ve irtibatının belirlenmesi nedeniyle kapatılan Ufuk Sağlık ve Sosyal Hizmet Görevlileri Sendikası (Ufuk Sağlık-Sen)üyesi olduğu hususları bir arada değerlendirildiğinde sanığın eylemlerinin örgüt üyeliğine konu olabilecek derecede çeşitlilik arz etmediği, sanığın örgüt içerisindeki hiyerarşik yapıya dahil olmamakla birlikte bilerek ve isteyerek örgütün amacına hizmet ettiği bir başka deyişle örgütün işleyişini kolaylaştırıcı faaliyette bulunduğu ve iddia makamının da mütalaasında bildirdiği üzere sanığın eylemlerinin iddianameye konu silahlı terör örgütü üyeliği suçunu oluşturmadığı, bu haliyle silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüte bilerek ve isteyerek yardım etme suçunu oluşturduğu kanaatine varılmış, netice ceza olarak 1 yıl 13 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü

Bölge Adliye Mahkemesinin kararında "sanığın üzerine atılı suçun unsurları itibariyle oluşup oluşmadığı ve diğer eksikliklerin değerlendirilmesi için 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi uyarınca davanın yeniden görülmesine ve duruşma hazırlığı işlemlerine başlanmasına karar verildiği" belirtilerek duruşmalı yapılan inceleme neticesinde İlk Derece Mahkemesinin kararında usule veya esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığı, delillerde veya işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığı, ispat bakımından değerlendirmenin yerinde olduğu kabul edilmiştir.

IV. GEREKÇE

Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;

Silahlı terör örgütüne bilerek ve isteyerek yardım etme suçunda suç tarihinin yardım mahiyetindeki eylem tarihi olması gerektiği nazara alınarak suç tarihinin 11.08.2014 yerine ilk derece mahkemesi karar başlığında "29.09.2015", bölge adliye mahkemesi karar başlığında ise "15.07.2016" olarak yazılması mahallinde düzeltilebilir yazım hataları olarak kabul edilmiş, Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas - 2015/85 sayılı iptal Kararının TCK 53. maddesinin uygulanması yönünden infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.

Oluş, iddia, mahkeme kabulü ve tüm dosya kapsamı nazara alındığında; Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirmeksizin tartışıldığı, " dosya kapsamına yansıyan Bank ... nezdindeki hesap hareketleri incelendiğinde; örgütle iltisaklı Bank ...'ya örgüt liderinin talimatından sonra 19.02.2014 tarihinde ilk defa hesap açarak, para yatırdığı belirlenen ve FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile bağlantılı olması nedeniyle KHK ile kapatılan Ufuk Sağlık sendikasına üye olduğu" anlaşılan sanık hakkında örgüte yardım suçundan verilen mahkumiyet kararında bir isabetsizlik olmadığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerinin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla; karar gerekçelerine göre sanık müdafinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü temyiz sebepleri ve sair hususlar yerinde görülmediğinden, sanık hakkında kurulan hükümde, hukuka aykırılık bulunmamıştır.

V. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 13.11.2018 tarihli ve 2018/1156 Esas, 2018/2401 sayılı Kararında sanık müdafi tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Isparta 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

28.03.2023 tarihinde karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.