3. Ceza Dairesi
3. Ceza Dairesi 2022/1871 E. , 2023/1715 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN;
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen esastan ret kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü :
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Tokat 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 21.05.2019 tarihli ve 2018/426 Esas, 2019/290 sayılı Kararıyla sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223/2-e maddesi uyarınca beraat kararı verilmiştir.
2.Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 12.11.2019 tarihli ve 2019/1413 Esas ve 2019/1792 sayılı Kararıyla sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik o yer Cumhuriyet savcısının istinaf başvurusunun, 5271 sayılı Kanun'un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının ilk cümlesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
3.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 04.12.2021 tarihli ve bozma görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz istemi özetle; delil durumu göz önünde bulundurularak sanık hakkında terör örgütüne üye olma suçundan mahkumiyet kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Örgüt üyesi olmayan kimsenin dışarıdan harici olarak katılamadığı, her ne kadar belli bir sürece kadar yasal görünümle dini saiklerle yapılmış olsa da sonrasında aslında örgüte dair kararların alınıp, talimatların hiyerarşik bir silsilede aktarıldığı, maddi yönden örgütün ihtiyaçlarını karşılamak için himmet, burs, yardım adı altında paraların toplandığı, katılan sorumluların ve imamların ifşa olmamak için kod isimler kulllandığı Sohbet adı altında yapılan toplantılar yapıldığı bilinse de sanık bu kapsamda sohbetlere ilişkin "Ben U. A. eşliğinde yasin günlerimiz vardı. Kuran dersi alıyordum kendisinden. Otizmli çocuğum var, rahatsızlığı artınca daha gidemedim bıraktım. Çocuğum 2012 doğumlu. 1.5 yaşında rahatsızlığı artınca gitmedim. Özel eğitime götürüyorum devamlı. Ben ... hanımlar derneğine üye oldum ama fazla gidemedim çocuk olduktan sonra. Yaptığım el işlerini götürüp bırakıyordum. Protesto gösterisinde tesadüfen bulundum. Ruh ve sinir hastalıkların hastanesine gitmiştim. Orada arkadaşları gördüm ne oluyor diyerek. 10-15 dakika durdum ayrıldım. Ben hastanede muayene olamadım, sıra kalmamıştı. Kendiniz gelip sıra almanız gerekiyor dediler. Adliye önünde gençler pankartla dolanıyordu, basın özgürlüğü dediler elime pankart verdiler ben de tuttum. 10-15 dakika sonra da eve gittim. Ben sohbete gitmeyi 2013 yılında bıraktım. N. S.'nin beyanlarını kabul etmiyorum, çocuğumun rahatsızlığını herkes bilir, konuşamadığından bağırıyordu. Sadece özel eğitime götürüyordum, dedi." şeklindeki beyanları ile dini içeriklerle düzensiz ve seyrek sohbet katılımlarına ilişkin savunma yapmış; bu kapsamda dinlenen tanık Z. A.'nın; "Sanığı sadece ... kolejinde düzenlenen etkinliklerden ve ayrıca kermeslerden tanırım, kermeslerde görmüştüm, ... Hanımlar Derneğinde üyeliği olduğunu kendisinden öğrenmiştim, ben sohbetlere veya toplantılara gitmediğim için sanığın katılıp katılmadığını bilmiyorum, evinde sohbet veya toplantı yapılıp yapılmadığını bilmiyorum, örgüt ile ilgili herhangi bir eylemini veya söylemini duymadım, görmedim, tanıklık ücreti talebim yoktur, olaya ilişkin bilgim ve görgüm bundan ibarettir dedi." şeklindeki beyanı, tanık N. S.'nin; "Ben iddianameyi okuyunca isminin sohbetlerde geçtiğini farkettim ancak ben sadece kermeslerde gördüm kendisini. En son da nezarethane gördüm. Daha önce neden sohbetlerde gördüğüme dair beyanımı şu an hatırlamıyorum, dedi." şeklindeki beyanı, tanık Z. G.'nin; "... Yasin günümüz vardı birlikte, dernekte de görüyordum sanığı ancak kendisinin otizmli çocuğu vardı çok fazla katılmıyordu. Doğum yaptıktan sonra çok fazla katılmadım. Sanık adliye önünde protestolara katılmıştı, gördüm orada. Arkadaşlarla geldiğimiz minübüste sanık vardı diye hatırlıyorum ama sanık kendisi de gelmiş olabilir, dedi." şeklindeki beyanı, tanık Semra K.'nin; "Ben sanığı kermeslere ara ara katıldığı için tanırım. Ben sanığı sohbetlerde hiç görmedim. Çocuğu rahatsızdı gelmiyordu, görmedim, dedi." şeklindeki beyanı neticesinde sanığın bu sohbetlere 2013 yılında önce ve dini saiklerle katıldığına yönelik savunmasının tutarlı, hayatın olağan akışına uygun ve örgütsel saiklerle olmadığının anlaşıldığı, sanık ... U.'nun FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile ilişkili ... Hanımlar Derneği'nde Denetim Kurulu Başkanı olduğu, genel kurul toplantılarında bulunması ve 17-25 Aralık sonrası Bank Asyanın ve Zaman Gazetesi'nin kapatılmasına karşı eylemlerden olan Tokat Adliyesi önündeki 21.12.2014 tarihli Zaman Gazetesi kapatılma protestosu konulu eyleme katılmasının şeklindeki savunması ile birlikte değerlendirilerek örgütsel bir faaliyet olarak kabulü mahkememizce uygun görülmemiş; sanığın katıldığı sohbetlerin sohbetlerin Yargıtay 16. Ceza Dairesinin 2017/1809 Esas 2017/5155 sayılı Kararı da gözetilerek sanığın çoğunluğu kamuoyu nezdinde örgütün gerçek yüzünü ortaya koyan, hukuki kılıflarla kamu görevlileri ve sivil şahıslara yönelik bir kısım operasyonlara başlandığı ve legal görünümlü illegal bir örgüt olduğunun halk nezdinde de anlaşılmaya başlandığı 2013 yılı öncesinde ve az sayıda da 2013 yılı sonrasında olan sohbet toplantılarının sempati ve iltisak boyutunu aşan, örgüt üyesi olduğunu ispat etmeye yeterli örgütsel faaliyetler kapsamında değerlendirilemeyeceği, dini saikleri tatmin amacıyla sanığın bu sohbetlere katıldığının değerlendirildiği hususunda mahkememizde tam bir vicdani kanaat hasıl olmuş; sanık hakkında yapılan araştırmalarda örgüt içi hiyerarşiye dahil olarak kriptolu şekilde bylock ve eagle programlarını kullanmadığı, kod adı kullanmadığı, örgüte müzahir kurumlarda SGK kaydının olmadığı, örgüte müzahir gazete ve dergilere aboneliğinin olmadığı, örgüte yardım maksadıyla himmet vermediği ve toplamadığı anlaşılmış olup tüm bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde sanığın örgüt üyeliği kanaati oluşturacak örgütsel eylemleri işlediği konusunda mahkememizde her türlü şüpheden uzak, kesin ve net bir kanı hasıl olmadığından sanığın üzerine atılı TCK'nın 314/2, 53/1, 58/9, 63, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun 5/1 inci maddeleri uyarınca silahlı terör örgütüne üye olma suçundan CMK'nın 223/2-e maddesi uyarınca beraatine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından isabetsizlik bulunmadığı belirlenmiştir. IV. GEREKÇE
Yapılan yargılama sonunda yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmadığı gerekçe gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğundan, karar gerekçelerine göre Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz talebinde ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmediğinden, sanık hakkında kurulan beraat hükmünde hukuka aykırılık bulunmamıştır. V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 12.11.2019 tarihli ve 2019/1413 Esas, 2019/1792 sayılı Kararında bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısınca öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden, 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Tokat 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
29.03.2023 tarihinde karar verildi.