3. Ceza Dairesi
3. Ceza Dairesi 2023/2611 E. , 2023/1690 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN;
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: Hükmolunan cezanın süresine göre şartları bulunmadığından, sanık müdafiinin duruşmalı inceleme isteminin CMK’nın 299/1. maddesi uyarınca reddine, I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Şanlıurfa 5. Ağır Ceza Mahkemesinin, 07.07.2021 tarihli ve 2021/127 Esas, 2021/317 sayılı Kararı ile sanık hakkında terör örgütü propagandası yapma suçundan, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun 7 nci maddesinin ikinci fıkrasının birinci bendi, 7 nci maddesinin ikinci fıkrasının ikinci bendi, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 43 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci, üçüncü fıkraları, 62 nci maddesi ve 63 ncü maddesi uyarınca 1 yıl 16 ay 3 ... hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2.Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 12.10.2021 tarihli ve 2021/844 Esas, 2021/857 sayılı Kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
3.Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 19.12.2022 tarihli ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafii temyiz dilekçelerinde özetle; -Adli kontrol kararının ortadan kalkması gerektiğini, -Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, -Gerekçe somut nedenlerle açıklanmadan hüküm kurulduğuna, -TCK'nın 43 üncü maddesi gerekçe gösterilerek cezanın arttırılmasının adil yargılanma hakkının ihlali olduğuna, -Müvekkilinin okuma yazma bilmediğine, -Müvekkilinin paylaşımları kendisinin yapmadığını açık şekilde belirttiğine, -Kararın bozulmasına ve sair nedenlere ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Sanığın başkalarının erişimine açık olup TCK 6/1-g maddesinde belirtilen "basın yayın yolu" olarak kabul edilen facebook isimli sosyal paylaşım sitesinde, URL adresi "www.facebook.com/yasin.karacan.52" olan hesaptan herkese açık bir şekilde, bila tarihli 45 sahifeli Jandarma tarafından düzenlenen Araştırma Tutanağından ve 30.10.2018 tarihli Araştırma Raporundan anlaşılacağı üzere; -Araştırma Tutanağının 45. sayfasında yer alan 23.02.2016 tarihli paylaşımında, elinde "roketatar" olduğu değerlendirilen ve üzerinde leşker olarak tabir edilen kıfayet bulunan terör örgütü üyesinin yer aldığı videoyu paylaştığı, -Araştırma Tutanağının 43. sayfasında yer alan 27/02/2016 tarihli paylaşımında, elinde "uzun namlulu silah" bulunan ve üzerinde leşker olarak tabir edilen kıfayet bulunan terör örgütü üyesinin yer aldığı videoyu paylaştığı, -Araştırma Tutanağının 41. sayfasında yer alan 06/04/2016 tarihli paylaşımında, terör örgütü elebaşı Abdullah Öcalan ile arkasında elinde "silah" bulunan terör örgütü üyelerinin yer aldığı fotoğrafı paylaştığı, -Araştırma Tutanağının 41. sayfasında yer alan 11.04.2016 tarihli paylaşımında, elinde "uzun namlulu silah" bulunan, yüzü kapalı olan ve arkasında hendek olduğu görülen terör örgütü üyesinin yer aldığı videoyu paylaştığı, -Araştırma Tutanağının 35. sayfasında yer alan 31.05.2016 tarihli paylaşımında, elinde "uzun namlulu silah" bulunan ve üzerinde leşker olarak tabir edilen kıfayet bulunan terör örgütü üyelerinin bulunduğu videoyu paylaştığı, -Araştırma Raporunun 4. sayfasında yer alan 16.06.2016 tarihli paylaşımında, terör örgütü elebaşı Abdullah Öcalan'ın ellerinde uzun namlulu silah bulunan ve üzerlerinde leşker olarak tabir edilen kıyafet bulunan terör örgütü üyeleri ile birlikte bulunduğu fotoğrafı paylaştığı, -Araştırma Raporunun 6. sayfasında yer alan 14.08.2016 tarihli paylaşımında, ellerinde "uzun namlulu silah" bulunan ve üzerlerinde leşker olarak tabir edilen kıyafet bulunan terör örgütü üyelerinin yer aldığı videoyu paylaştığı, -Araştırma Tutanağının 18. sayfasında yer alan 19.01.2017 tarihli paylaşımında (iddianamede sehven 17.01.2017 tarihli olarak yazıldığı anlaşılmışsa da iddianame anlatımından 19.01.2017 tarihli paylaşımdan bahsedildiği anlaşılmakla), elinde "uzun namlulu silah" bulunan terör örgüt mensubu olduğu değerlendirilen bir şahsın kırsalda çekilen videosunu paylaştığı anlaşılmış olup böylece sanığın terör örgütü üyelerinin silahlı fotoğraf ve videolarını içeren paylaşımları ile PKK/KCK-YPG/PYD Silahlı Terör Örgütünün "cebir ve şiddet" içeren yöntemlerinin övüldüğü, sahiplenildiği ve yöntemlerinin tasvip edildiği görülmüştür. Sanığın bu suretle üzerine atılı "Terör Örgütü Propagandası Yapmak" suçunu işlediği mahkemece tam bir vicdani kanaatle kabul edilmiş, ancak iddianamede belirtilen diğer paylaşımlar incelendiğinde, terör örgütünün cebir ve şiddet içeren yöntemlerinin övüldüğü kanısı mahkemece hasıl olmamış, mahkemece sanığın suç işleme kastının var olup olmadığı hususunun araştırılmasına gelindiğinde paylaşımın bizzat sanık tarafından yapıldığının mahkemece de kabul edilmiş olması ve paylaşımın içeriği itibarı ile sanığın suç işleme kastının varlığı kabul edildiği anlaşılmakla cezalandırılmasına karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen dava konusunda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE Suç tarihinin temadinin kesildiği son eylem tarihi olan “19.01.2017” tarihi yerine gerekçeli karar başlığında “03.12.2017” olarak gösterilmesi mahallinde düzeltilebilir yazım hatası kabul edilmiştir.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, sanığın erişime açık şekilde yapmış olduğu paylaşımları dikkate alındığında sanık hakkında vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımın kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla kurulan hükümde bir hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 12.10.2021 tarihli ve 2021/844 Esas, 2021/857 sayılı Kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Şanlıurfa 5.Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
29.03.2023 tarihinde karar verildi.