6. Ceza Dairesi 2023/13888 E. , 2023/10694 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 7035 sayılı Bölge Adliye ve Bölge İdare Mahkemelerinin İşleyişinde Ortaya Çıkan Sorunların Giderilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 21 inci maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.... Cumhuriyet Başsavcılığının, 2011/5343 soruşturma numaralı iddianamesi ile; sanık hakkında kişiyi tehdit suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 106/1-1, 53, 43 üncü maddeleri uyarınca kamu davası açılmıştır.
2....
4.Sulh Ceza Mahkemesinin, 15.11.2011 tarihli ve 2011/481 Esas, 2011/1116 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında tehdit suçundan 5237 sayılı Kanun'un 106/1-1, 29, 62, 50, 52 nci maddeleri uyarınca 3.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına hükmedilerek 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası gereği hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş, karar 17.07.2012 tarihinde kesinleşmiştir.
3.Sanığın tabi tutulduğu denetim süresi içinde yeni bir kasıtlı suç işlediğine ilişkin 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca tabi tutulduğu 5 yıllık denetim süresi içinde 06.08.2014 tarihinde 5237 sayılı Kanun'un 125 inci maddesinde yer alan hakaret suçunu işlediği, 08.08.2015 tarihinde kesinleştiği belirlenip ihbarı üzerine, 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin on birinci fıkrası uyarınca ...
7.Asliye Ceza Mahkemesinin, 15.10.2014 tarihli ve 2014/522 Esas, 2014/274 Karar sayılı kararı ile sanığın 5237 sayılı Kanun'un 106/1-1, 29, 62, 50, 52. maddeleri uyarınca 3.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilerek hüküm açıklanmıştır.
4....
7.Asliye Ceza Mahkemesinin, 15.10.2014 tarihli ve 2014/522 Esas, 2014/274 Karar sayılı kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 18.04.2017 tarihli ve 2016/1564 Esas, 2017/12233 Karar sayılı kararı ile; "1-Hükmün açıklanmasına neden olan kasıtlı suçun, TCK'nın 125/1. maddesi uyarınca hükmolunan hakaret olması, 02/12/2016 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanunun 34. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK'nın 253. maddesi ve maddeye eklenen fıkraya göre uzlaşma hükümleri yeniden düzenlenmiş ve sanığa isnat edilen bu suç önceden de uzlaşma kapsamında ise de, 6763 sayılı Kanun'un 34. maddesiyle, 5271 sayılı CMK'nın 253. maddesinin 24 ve 25. fıkralarındaki uzlaştırma bürosuna ilişkin düzenleme dikkate alınıp, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 2 ve 7. maddeleri de gözetilerek, uzlaştırma işlemi uygulanarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun bu kapsamda tekrar değerlendirilip belirlenmesinde zorunluluk bulunması karşısında, hakaret suçu yönünden, uyarlama yargılaması yapılıp yapılmadığı araştırılarak, anılan hüküm yönünden uzlaştırma işleminin olumlu sonuçlanmış olması durumunda, sanığın denetim süresinde işlediği başkaca kasıtlı suçlardan mahkum olup olmadığı tespit edilip sonucuna göre, açıklanması geri bırakılan hükmün açıklanıp açıklanmayacağının değerlendirilmesi zorunluluğu,
2.Kabule göre de; 02/12/2016 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun’un 34. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK’nın 253. maddesi ve maddeye eklenen fıkraya göre uzlaştırma hükümleri yeniden düzenlenmiş ve sanığa isnat edilen TCK’nın 106/1. maddesi kapsamındaki tehdit suçunun uzlaştırma kapsamında bulunduğu anlaşılmış olmakla, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 2 ve 7. maddeleri de gözetilerek, uzlaştırma işlemi uygulanarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun bu kapsamda tekrar değerlendirilip belirlenmesinde zorunluluk bulunması;" Nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
5.... 7. Asliye Ceza Mahkemesinin, 10.04.2018 tarihli ve 2017/637 Esas, 2018/532 Karar sayılı kararı ile uzlaştırma işlemleri olumsuz sonuçlanmış ve sanık hakkında tehdit suçundan, 5237 sayılı Kanun’ un 106/1,29, 62, 52 ncı maddesi uyarınca 3.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
6....
7.Asliye Ceza Mahkemesinin, 10.04.2018 tarihli ve 2017/637 Esas, 2018/532 Karar sayılı kararının sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 20.05.2021 tarihli ve 2018/5539 Esas, 2021/14531 Karar sayılı kararı ile; "1- Sanık hakkında bozma kararı öncesinde TCK'nın 50. maddesinin uygulanması ve bu hükmün sadece sanık tarafından temyiz edilmiş olması karşısında, bozma sonrası kararda sanık hakkında TCK'nın 50. maddesi uygulanmayarak 1412 sayılı CMUK'nın 326/son maddesine aykırı davranılması,
2.17/10/2019 gün ve 7188 sayılı Kanunun 24. maddesiyle değişik CMK'nın 251. maddesinde Basit Yargılama Usulü düzenlenmiş olup, bu düzenlemenin uygulanmasıyla ilgili olarak, CMK'ya 7188 sayılı Kanunla eklenen geçici 5. maddenin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin, Anayasa Mahkemesinin 14/01/2021 tarihli ve 2020/81 Esas, 2021/4 Karar sayılı kararıyla "basit yargılama usulü" yönünden Anayasa'nın 38. maddesine aykırı görülerek iptaline karar verilmesi karşısında, temyiz incelemesi yapılan ve CMK'nın 251/1. maddesi kapsamına giren suçlar yönünden; Anayasa'nın 38. maddesi ile 5237 sayılı TCK'nın 7 ve CMK'nın 251 vd. maddeleri gereğince yeniden değerlendirme yapılması zorunluluğu," Nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
7.... 7. Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.03.2022 tarihli ve 2021/400 Esas, 2022/188 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında tehdit suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 106/1, 29/1, 62 ıncı maddesi uyarınca 3 ay 10 gün adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
8.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 15.11.2022 tarihli 2022/101243 sayılı, hükmün "Sanık hakkında 15/10/2015 tarihinde verilen kararda hapis cezası TCK'nın 50. maddesinin uygulanması suretiyle para cezasına çevrilmiş olması ve bu hükmün sadece sanık tarafından temyiz edilmiş olması karşısında, bozma sonrası kararda sanık hakkında TCK'nın 50. maddesi uygulanmayarak 1412 sayılı CMUK'nın 326/son maddesine aykırı davranılması," Nedeniyle bozulmasına, görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. GEREKÇE
Kabul edilebilir bir temyiz başvurusu üzerine yapılan inceleme neticesinde;
Mahkeme kararlarının Yargıtay denetimine olanak verecek şekilde açık ve gerekçeli olması ve Yargıtay'ın bu işlevini yerine getirebilmesi için gerekçe bölümünde iddia ve savunmada ileri sürülen görüşler, mevcut delillerin irdelenmesi ve kanıtlarla sonuç arasında bağ kurulması, bir başka deyişle eldeki delillerle neden bu sonuca varıldığının anlatılması gerektiği gözetilmeden gerekçesiz hüküm kurulması, önceki karara yollama yapılmak suretiyle Anayasa'nın 141/3 ve 5271 sayılı Kanun'un 34, 223 ve 230 uncu maddelerine aykırı davranılması, 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi kapsamında hukuka kesin aykırılık hâli olarak saptanmıştır ve Tebliğname görüşüne iştirak olunmamıştır.
III. KARAR
Başkaca yönleri incelenmeyen ... 7. Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.03.2022 tarihli ve 2021/400 Esas, 2022/188 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği, Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname gerekçesine aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,
22.05.2023 tarihinde karar verildi.