3. Ceza Dairesi
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 3. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/11463
- Karar No
- 2023/1784
- Karar Tarihi
- 31.03.2023
- Dava Türü
- Ceza
- Hukuk Alanı
- Ceza Hukuku - Terör
- Karar Sonucu
- BOZULMASINA
3. Ceza Dairesi 2021/11463 E. , 2023/1784 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir oldukları, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. Antalya 8.
Ağır Ceza Mahkemesinin 28.02.2018 tarihli ve 2017/256 Esas, 2018/85 sayılı Kararı ile sanıklar hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314/2 nci 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun 5 inci 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 62/1, 58/9, 53 ve 63 üncü maddeleri uyarınca ayrı ayrı 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına, hak yoksunluklarına, mükerrirlere özgü infaz rejiminin ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına karar verilmiştir.
B. Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 2.
Ceza Dairesinin, 25.04.2019 tarihli ve 2018/1913 Esas, 2019/741 sayılı Kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik sanık ... ve sanıklar müdafilerinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
C. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 08.06.2021 tarih ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdii olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık ...
ve sanık müdafiinin temyiz sebepleri özet olarak;
1.Sanığın ByLock kullanmadığına,
2.ByLock delili yönünden bilirkişi incelemesi yaptırılmasını talep etmesine rağmen mahkemece sanığın taleplerinin göz adı edildiğine ve bu hususta Anayasa Mahkemes'nin kararının emsal alınması gerektiğine,
3.ByLock içeriklerine ilişkin evraklarda da "herhangi bir suç unsuruna rastlanmadığı"nın belirtildiğine,
4.İstinaf kararında belirtilen "yeterli gerekçe"nin ne olduğunun anlaşılamadığına ve savunma hakkının kısıtlandığına,
5.Sanığın silahlı terör örgütüne üye olduğu iddiasını destekleyen somut ve her türlü şüpheden uzak delil bulunmadığına,
6.Suçun unsurlarının oluşmadığına,
7.Eksik inceleme yapıldığına ve temyiz dilekçesinde belirtilen sair temyiz sebeplerine ve sair hususlara ilişkindir.
B. Sanık ...
ve sanık müdafiilerinin temyiz sebepleri özet olarak;
1.Sanığın ByLock kullanmadığını beyan ettiğine,
2.Sanığın FETÖ/PDY terör örgütüne mensup bir kişiyle karşılıklı bir konuşması veye benzeri bir delil bulunmadığına, yalnızca ByLock programına giriş çıkış kayıtlarının mevcut olduğuna,
3.ByLock programına son giriş tarihinin darbe girişiminden 13 ay öncesinde olduğuna, şayet söz konusu programı kullanmış dahi olsa darbe girişiminden haberi olmadığına ve bu plana ilişkin bir katkı veya isteği bulunmadığına,
4.Sanığın savunmasının aksini destekleyen somut delil bulunmadığına
5.Etkin pişmanlık kapsamındaki beyanlarının değerlendirilmesine, beraatine ve temyiz dilekçesinde belirtilen sair temyiz sebeplerine ve sair hususlara ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü "1.
Sanık ... yönünden : Sanığın Akdeniz Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi'nde öğretim üyesi iken KHK ile ihraç edildiği, Sanığın 45124 ID numarası üzerinden 12.11.2014 - 10.12.2014 tarihleri arasında; 500920 kullanıcı adı ve Sdc.1987 şifre ile, adını orhan olarak kaydederek ByLock programını kullandığı, ByLock karşı IP adres bilgilerini içerir iletişim tespit tutanağına göre ByLock programına 2054 kez bağlandığı,
Sanık ByLock programını kullanmadığını savunmuş ise de, ByLock adlı programın kullanıcısı olduğu, bu programı kendisine ait olduğunu ve kendisinin kullandığını kabul ettiği (...) (...) 89 49 numaralı GSM hattı üzerinden kullandığının belirlendiği, sanığın kullandığını beyan ettiği kendisine ait (...) (...) 89 49 numaralı GSM hattına ait ByLock karşı IP adres bilgilerini içerir iletişim tespit tutanağına göre ByLock programına 2054 kez bağlanması, Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı Anayasal Düzene Karşı İşlenen Suçlar Soruşturma Bürosunun yazısı ekinde bulunan ByLock programı ile ilgili tespit ve değerlendirme tutanağı göz önüne alındığında sanığın savunmasına itibar edilemeyeceği,
Sanığın örgüt üyesi olduğu, ByLock programını örgütün talimatı ile ve örgüt içi haberleşmeyi sağlamak için kullandığı, örgütün kullandığı gizli haberleşme ağına, bu özelliğini bilerek dahil olduğu anlaşılmış, sanığın örgüt üyesi olmadığına, ByLock programını kullanmadığına ilişkin savunmasına itibar edilmemiştir.
2.Sanık ... yönünden : Sanığın Akdeniz Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsünde araştırma görevlisi iken KHK ile ihraç edildiği,
Sanığın 49808 ID numarası üzerinden 08.11.2014 - 04.01.2015 tarihleri arasında; 070600 kullanıcı adı ve bk6462. şifre ile, adını ilhami olarak kaydederek ByLock programını kullandığı, ByLock karşı IP adres bilgilerini içerir iletişim tespit tutanağına göre (...) (...) 51 27 numaralı GSM hattı üzerinden ByLock programına 113414 kez, (...) (...) 24 55 numaralı GSM hattı üzerinden 2625 kez bağlandığı,
Sanık, söz konusu programı kurmadığını ve kullanmadığını savunmuş ise de, ByLock adlı programın kullanıcısı olduğu, bu programı kendisine ait olduğunu ve kendisinin kullandığını kabul ettiği (...) (...) 51 27 ve (...) (...) 24 55 numaralı GSM hattı üzerinden kullandığının belirlendiği, sanığın kullandığını beyan ettiği kendisine ait (...) (...) 51 27 numaralı GSM hattına ait ByLock karşı IP adres bilgilerini içerir iletişim tespit tutanağına göre ByLock programına 113414 kez bağlanması, (...) (...) 24 55 numaralı GSM hattına ait ByLock karşı IP adres bilgilerini içerir iletişim tespit tutanağına göre ByLock programına 2625 kez bağlanması, Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı Anayasal Düzene Karşı İşlenen Suçlar Soruşturma Bürosunun yazısı ekinde bulunan ByLock programı ile ilgili tespit ve değerlendirme tutanağı göz önüne alındığında sanığın savunmasına itibar edilemeyeceği,
Sanığın örgüt üyesi olduğu, ByLock programını örgütün talimatı ile ve örgüt içi haberleşmeyi sağlamak için kullandığı, örgütün kullandığı gizli haberleşme ağına, bu özelliğini bilerek dahil olduğu anlaşılmış, sanığın örgüt üyesi olmadığına, ByLock programını kullanmadığına ilişkin savunmasına itibar edilmemiştir.
Örgütün tüm felsefesinin tedbir/takiye üzerine kurulu olması nedeniyle toplum içerisinde kimin FETÖ örgütüne üye olduğu vatandaşlar ve kurumlar tarafından bilinmez iken, kimlerin bu örgütün üyesi olduğunun bu örgüt tarafından çok iyi bilindiği, örgütün güvendiği, sadakatinden emin olduğu üyelerine bu programı verdiği, üyelerinden bu program ile iletişim kurmalarını istediği anlaşılmıştır. Örgüt bu konuda çok seçici davranmış ve ByLock sırrı kamu oyuna sızmamıştır. Bu da örgüt üyelerinin disiplinini ortaya koymaktadır.
ByLock programının FETÖ silahlı terör örgütünün gizlilik esasına uygun olarak, örgütsel faaliyetlerin icrası amacıyla, örgüt üyeleri arasındaki haberleşmenin sağlanması için, münhasıran FETÖ silahlı terör örgütünün mensupları tarafından kullanılan bir ağ olduğu, FETÖ'nün 15 Temmuz hain darbe girişimi ve öncesindeki pek çok terör suçunun falili olduğu, sanıklar ... ve ..., FETÖ tarafından kullanılmakta olan ağa, ByLock programına bu özelliğini bilerek kasten dahil olduğu, bu ağı iletişim için kullandığı, dolayısı ile FETÖ silahlı terör örgütünün üyesi olduğu anlaşılmıştır.
Tüm bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde, sanıklar ... ve ... FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün bir üyesi olarak, örgütün ideolojisi ve stratejisi doğrultusunda hareket ettiği, ByLock iletişim sisteminin, yukarıda açıklanan somut delillerle kanıtlandığı üzere, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bu suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olması nedeniyle; örgüt talimatı ile bu ağa dahil olunduğu anlaşılan ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının her türlü şüpheden uzak, kesin kanaata ulaştıracak teknik verilerle tespit eden Yargıtay 16. Ceza Dairesi 14.07.2017 T. 2017/1443 E., 2017/4758 K. sayılı emsal içtihadında da açıklandığı üzere, kişinin örgütle bağlantısını gösteren somut delil niteliğinde olduğu, sanıklar ... ve ... üzerine atılı FETÖ-PDY silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediği mahkememizce kabul edilmiş, sanıklar ... ve ... inkara yönelik savunmasına, yukarıda açıklandığı üzere delillerin mahiyeti ve ispat gücü anlamında mahkememizde bir tereddüt bulunmadığından itibar edilmemiştir." şeklindeki gerekçelerle sanıkların silahlı terör örgütüne üye olma suçundan mahkumiyetlerine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Dosyaya sonradan gelen başka dosya şüphelisi B.G.'nin sanık ... hakkındaki beyanlarının CMK'ıun 217 inci maddesi uyarınca sanık ... ve müdafine okunup savunmalarının tespiti gerekmesine rağmen dosyadaki delillerin suçun sübutu için yeterli olması nedeniyle sonuca etkili görülmediğinden davanın yeniden görülmesi nedeni yapılmamış, İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
A. C bendinde yazılı nedenlerle sanık ...
yönünden tebliğnamedeki görüşe iştirak edilmemiştir.
B. Sanık ...
yönünden; Mahallinde hukuka uygun olarak ikame olunup usulünce tartışılan delillere ve dosya kapsamına göre; ByLock iletişim sistemini örgütsel iletişim amacıyla kullandığı belirlenen, İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin kararlarında da bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılan sanık hakkında;
Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak eksiksiz yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, temyiz dilekçesinde ileri sürülen savunmaların özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı belirlenerek sanık ve sanık müdafiinin yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü temyiz sebepleri ile sair hususlar yerinde görülmemiş; Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen "sanığa silahlı terör örgütüne üye olma suçundan verilen temel cezanın 3713 sayılı Kanun'un 5/1 inci maddesi ile artırılması sırasında artırım oranının doğru uygulanmasına karşın uygulanan kanun maddesinin fıkra belirtilmeksizin aynı Kanun'un 5 inci maddesi olarak gösterilmesi" dışında bir hukuka aykırılık bulunmamıştır.
C. Sanık ...
yönünden;
1.Hükümden sonra UYAP ortamında dosyaya geldiği anlaşılan Antalya Bölge Adliye Mahkemesinin 03.10.2022 tarihli ve 29.08.2022 tarihli yazıları ve eklerinin, Antalya 8. Ağır Ceza Mahkemesinin 18.10.2021 tarihli yazısı ekinde yer alan S.Ö.'in, 23.03.2021 tarihli yazısı ekinde yer alan K.Y.'ın ifade ve teşhis tutanaklarının, Antalya Cumhuriyet Başsavcılığının 24.12.2020 tarihli kovuşturmaya yer olmadığına dair kararının, Antalya Valiliği İl Emniyet Müdürlüğünün 08.05.2020 ve 11.05.2020 tarihli yazılarının eklerinde yer alan araştırma ve tespit tutanaklarının, Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı Anayasal Düzene Karşı İşlenen Suçlar Soruşturma Bürosu'nun 07.03.2018 tarihli yazısı ekinde yer alan Burak Cengiz'e ait ait bilgi alma ve teşhis tutanaklarının ve ByLock çözümleri inceleme ve değerlendirme tutanağı'nın, onaylı örnekleri getirtilip CMK'nın 217 inci maddesi uyarınca duruşmada sanık ve müdafiine okunarak, gerekirse şahısların tanık olarak dinlenilmesinden sonra yargılamaya devamla bir hüküm kurulması zorunluluğu,
2.Sanık müdafii Av. ...'nun 06.03.2023, sanığın 16.02.2023 ve 01.03.2023 tarihinde sunduğu dilekçeleri ile etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanmak istediğini bildirmesi karşısında; sanığın duruşmada hazır edilerek yeniden ifadesi alınmak suretiyle verdiği bilgilerin örgütte geçirdiği süre, konum ve faaliyetleri itibariyle yeterli olup olmadığı değerlendirilip, eldeki mevcut bilgiler ile örtüşüp örtüşmediği de ilgili birimlerden sorularak sonucuna göre hakkında 5237 sayılı Kanun'un 221 inci maddesinin 4 üncü fıkrasının ikinci cümlesinde yazılı etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılmasında zorunluluk bulunması,
3.Sanığa silahlı terör örgütüne üye olma suçundan verilen temel cezanın 3713 sayılı Kanun'un 5/1 inci maddesi ile artırılması sırasında artırım oranının doğru uygulanmasına karşın uygulanan kanun maddesinin fıkra belirtilmeksizin aynı Kanun'un 5 inci maddesi olarak gösterilmesi nedeniyle hukuka aykırılık görülmüştür. V. KARAR
A. Sanık ...
hakkında kurulan hüküm yönünden
Gerekçe bölümünde (b) bendinde açıklanan nedenle sanık ve sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 25.04.2019 tarihli ve 2018/1913 Esas, 2019/741 sayılı Kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303 üncü maddesinin birinci fıkrasının c bendi gereği hükmün (a) bendinin ikinci fıkrasındaki "3713 sayılı Kanun'un 5 inci maddesi" ibaresinin çıkartılarak yerine "3713 sayılı Kanun'un 5/1 inci maddesi" ibaresinin eklenmesi suretiyle, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
B. Sanık ...
hakkında kurulan hüküm yönünden
Gerekçe bölümünde (c) bendinde açıklanan nedenle sanık ve sanık müdafilerinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 25.04.2019 tarihli ve 2018/1913 Esas, 2019/741 sayılı Kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca Antalya 8. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
31.03.2023 tarihinde karar verildi.