Esas No
E. 2022/26708
Karar No
K. 2023/1046
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku - Terör

3. Ceza Dairesi         2022/26708 E.  ,  2023/1046 K.

"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi

SAYISI: 2021/527E., 2022/84 K.
SUÇ: Silahlı terör örgütüne üye olma

20.01.2017 (... yönünden)

HÜKÜM: Mahkumiyet
TEMYİZ EDENLER: Sanıklar müdafileri
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama

Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı ve temyiz taleplerinin silahlı terör örgütüne üye olma suçuna yönelik olduğu yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1.Malatya 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 05.11.2019 tarihli ve 2017/243 Esas, 2019/312 sayılı Kararı ile silahlı terör örgütüne üye olma suçundan; sanık ...'un; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası uyarınca 10 yıl hapis cezası ile, sanık ...'un 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası uyarınca 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına, hak yoksunluklarına ve cezaların mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, cezaların infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına yönelik hükümler kurulmuştur.

2.Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 21.02.2020 tarihli ve 2020/82 Esas, 2020/178 sayılı Kararı ile silahlı terör örgütüne üye olma suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik yapılan istinaf başvurularının CMK'nın 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

3.Dava dosyasının,Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 18.04.2020 tarih ve bozma görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdii olunması üzerine Yargıtay 3. Ceza Dairesinin 02.11.2021 tarihli ve 2021/2315 Esas, 2021/9832 sayılı Kararı ile hükmün "sanıkların aynı avukat tarafından savunulması nedeniyle menfaat çatışmasının oluştuğu anlaşılmakla, sanıkların ayrı ayrı müdafiler yerine ortak müdafii tarafından savunmalarının yapılmasının yasaya aykırı olması" gerekçeleriyle sair yönleri incelenmeyen kararın bozulmasına ve dava dosyasının 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.

4.Bozma üzerine Malatya 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 10.03.2022 tarihli ve 2021/527 Esas, 2022/84 sayılı Kararı ile silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, sanık ...'un 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları ve 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası uyarınca 10 yıl hapis cezası ile, sanık ...'un 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları ve 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası uyarınca 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına, hak yoksunluklarına ve cezaların mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, cezaların infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına yönelik hükümler kurulmuştur.

5.Bozma üzerine verilen hükümlerin temyiz edilmesi üzerine dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 26.05.2022 tarih ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdii olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ

1.Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle;

İddianamenin CMK'nın 170 inci maddesine uygun olarak düzenlenmediğine, dijital materyallere usulüne uygun el konulmadığına, ByLock'un hukuken delil olmadığına, kararın eksik inceleme sonucu verildiğine, HTS ve CGNAT kayıtlarının istenmediğine, tanık beyanlarının huzurda alınmadığına ve soru sorma hakkı tanınmadığına, haksız sebeplerle teşdiden ceza verildiğine, kanunsuz suç ve ceza olmaz ilkesine ve şüpheden sanık yararlanır ilkesine aykırı davranıldığına ve bu nedenlerle kararın bozularak sanığın beraatine karar verilmesi gerektiğine,

2.... müdafiinin temyiz sebepleri özetle;

Dosyada sanığa yönelik somut hiç bir suç isnadının bulunmadığına, iddianamede CMK'nın 170 ve devamı maddelerinin yok sayıldığına, kararda suçun işlendiği yere, tarih ve zaman dilimine ve suçu oluşturan olaylardan hiç birine yer verilmediğini, FETÖ/PDY'nin 15 Temmuz itibariyle silah kullanması nedeniyle bu tarihten itibaren silahlı terör örgütü olduğuna, 15 Temmuz öncesi silahsız ve yasal faaliyetlerin terör örgütü üyeliği kapsamında değerlendirilemeyeceğine, sanık aleyhine beyanda bulunan H.G.'nin kendisi de sanık konumunda olduğunu için beyanlarının hükme esas alınamayacağına, tanığın mahkeme huzurunda önceki ifadelerini kabul etmediğine, Bank ... ile ilgili bilirkişi raporundaki tespitleri kabul etmediklerine, sanığın ByLock kullanmadığına ve bu nedenlerle kararın bozularak beraat kararı verilmesi gerektiğine, İlişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR

Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü

1.Sanık ... yönünden;

Sanık adına kayıtlı 0 (505) .....(63) nolu GSM hattında ByLock kaydının bulunduğu, ByLock IP adreslerine 28.08.2014 -21/11/2014 tarihleri arasında 4023 kez erişim kaydının bulunduğu, dosyanın diğer sanığı ... adına kayıtlı olan 0 (505) .......(39) GSM no'lu telefonda da ByLock programının tespit edildiği, User ID numarasının "150806", kullanıcı adının "09032007", şifresinin "BIDBID" olduğu, adı kısmında "asım" yazılı olduğu,sanık ...'un ile ...'un nüfus sorgusunda 09.03.2007 doğum tarihli bir oğlunun olduğu, irtibatlı olduğu diğer ByLock kullanıcılarının H. B., C. K., O. K., Z. K., H. K., C. K. isimli kullanıcılar olduğunun bildirildiği, HTS kayıtları ile ilgili alınan bilirkişi raporunda, 0(505) ... ... (39) nolu telefon hattının, iletişim kurduğu tarihlerde baz bilgisinin Diyarbakır ili olduğu ve sanık ... kullanımındaki 0(505) ... .. (55) GSM ile 1840 görüşme kaydının bulunduğunun bildirildiği, yapılan tespitler neticesinde ... isimli şahıs adına kayıtlı GSM hattı üzerinden kullanılan ByLock kullanıcısının sanığın eşi ... isimli şahıs olabileceğinin bildirildiği ve sanık ... adına kayıtlı olup onun kullanımında olan GSM hattında tespit edilen ByLock gerçek kullanıcısının sanık ... olduğuna Mahkemece kanaat getirildiği,

Dosya kapsamında tanık olarak beyanları alınan Ç. D., H. A., F. T. ve M. T.'nin beyanlarında özetle; 2013- 2014 yıllarında Diyarbakır ilinde ve Lice ilçesinde askeri personel olarak görev yaptıkları, tayin oldukları şehirlerde kendileri ile ilgilenen şahısların (mahrem imamlarca) yönlendirmesi ile sanık ... ile tanıştıkları, bundan sonra sanığın kendileri ile ilgilenmeye başladığı, sanıkla düzenli aralıklarla sohbet adı altındaki örgütsel toplantılar yaptıkları, sanığın ismini ... olarak bildikleri ve sanığın kendileri ile iletişim kurmak için sabit hattan arama yaptığı şeklinde beyanda bulundukları anlaşılmıştır.

Birleşen dosya ile birlikte sanığın hem kendi adına hem de eşinin adına kayıtlı olan GSM hattı üzerinden örgütün gizli haberleşme programı olan ByLock programının kullanıcısı olması, dosyada yer alan ve sanığın örgütün askeri mahrem yapılanması içerisinde yer aldığına dair birbiri ile uyumlu olan tanık beyanları ve tüm dosya kapsamı bir arada değerlendirildiğinde, sanığın örgüt içerisinde 2013-2014 yıllarında Diyarbakır ilinde bulunan bir kısım askerlerden sorumlu olduğu, gizliliğe riayet ederek "..." kod adını kullandığı, bu şekliyle sanığın örgütün gayesini bilerek ve benimseyerek bu örgüte girip, örgüte katılmayı, bağlanmayı ve hiyerarşik gücün emrine girmeyi kabul ettiği, anlaşılmakla üzerine silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediği sabit görülmüş buna göre uygulama yapılmıştır.

2.Sanık ... yönünden;

Sanığın örgütün finans ayağını oluşturan Bank Asyada hesabının bulunduğu, ilk hesap açılışını 20.10.2005 tarihinde yaptığı, 31.12.2013 tarihi itibariyle mevduat hesap bakiyesinin sıfır ve kullanıma açık hesap sayısının 4 adet olduğu, 2014 yılı Ocak ayında 3 adet nakit giriş işlemi ile hesaba 5.100,00 TL para yatırıldığı, 2014 yılı Şubat ayında 1 adet nakit giriş işlemi ile hesaba 900,00 TL para yatırıldığının bildirildiği, sanık hakkında beyanda bulunan H.G.'nin soruşturma aşamasında müdafii huzurunda; 2010 yılında eşinin tayininin Diyarbakır'daki örgüt okuluna çıktığını,eşinin aynı zamanda askeri personellerle de ilgilendiğini, dönem dönem kamp programları yapıldığını, 2013 yılında Diyarbakır'da kamp yaptıkları dönemde Neşe adındaki sanığında yer aldığını ve yaptıkları seminer ve kamplarda asker eşlerinin giyim tarzları, onların nasıl davranmaları gerektiği, başlarının mutlaka açık olması gerektiği gibi konuların görüşüldüğünü, 2013 yılında Akçaabat ilçesinde yapılan ve 10 ... kaldıkları kampta da sanığın olduğunu beyan ettiği, tanık H.G mahkeme huzurunda soruşturma aşamasında müdafii huzurundaki beyanlarını inkar ederek sanık ve eşini tanımadığını beyan etmişse de dosya sanığı ...'un Samsunlu (sanık Çarşamba doğumlu) olduğu, oğlunun isminin Mehmet Akif olduğu, 2012 doğumlu bir kızının bulunduğu, eşinin de kendi eşi gibi bir kısım askeri personellerle ilgilendiği (sanığın eşi dosyamız diğer sanığı ...'un Diyarbakır'da bir kısım askeri personel ile ilgilendiği hususunun bir çok tanık beyanı ile ortaya konulduğu) şeklindeki kişisel bilgileri belirleyici şekilde anlattığı ve verdiği bilgilerin dosyamız sanığı ile uyumlu olduğu görüldüğünden tanığın soruşturma aşamasındaki müdafi huzurunda alınan beyanına Mahkemece itibar edilmiştir.

Sanığın yukarıda açıklanan örgütün legal görünümlü illegal finans kaynaklarından biri olan bankadaki hesap açma ve bir miktar parasal işlem yapma tarihinin örgütün çağrı ve talimat tarihi ile uyumlu olması, sanık hakkındaki aleyhe tanık beyanı, birleşen dosya ve tüm dosya kapsamı bir arada değerlendirildiğinde, sanığın eşinin Diyarbakır ilinde bir kısım askeri personel ile ilgilenme görevi bulunduğu ve örgütün askeri mahrem hizmetler sınıfına dahil olduğu, sanığın da örgüt içerisinde eşinin ilgilendiği asker eşleri ile ilgilenme görevinin bulunduğu böylelikle sanığın örgütün faaliyetlerinden ve nihai amacından habersiz olduğunun söylenemeyeceği, aksine sanığın örgütün gayesini bilerek ve benimseyerek bu örgüte girip, örgüte katılmayı, bağlanmayı ve hiyerarşik gücün emrine girmeyi kabul ettiği, örgütün hiyerarşik yapısına dahil olduğu, eylemlerinin süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk gösterdiği, bu doğrultuda silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediği sabit görülmüş buna göre uygulama yapılmıştır.

IV. GEREKÇE

1.Amacı, yapılanması ve faaliyet yöntemlerine ilişkin ayrıntıları, Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 26.09.2017 tarih, 2017/16-956 Esas ve 2017/370 sayılı Kararı ile onanarak kesinleşen, Dairemizin İlk Derece Mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarih, 2015/3 esas, 2017/3 sayılı Kararında açıklandığı üzere, FETÖ/PDY, cebir ve şiddet kullanarak Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının öngördüğü düzeni ortadan kaldırmayı ve yerine başka bir düzen getirmeyi amaçlayan bir terör örgütüdür.

2.Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.09.2017 tarihli ve 2017/16-956 Esas, 2017/970 sayılı Kararı ile onanarak kesinleşen, Dairemizin İlk Derece Mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarihli ve 2015/3 Esas, 2017/3 sayılı Kararında; "ByLock iletişim sisteminin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bir suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olması nedeniyle örgüt talimatı ile bu ağa dahil olunduğunun ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının her türlü şüpheden uzak kesin kanaate ulaştıracak teknik verilerle tespiti halinde kişinin örgütle bağlantısını gösteren delil olacağı"nın kabul edildiği gözetildiğinde; sanıklardan ...'un kullanımında olan 0(505)(...) (..) 39 nolu GSM hattı üzerindeki 150806 ID nolu ByLock programını, listede ekli olanların tamamına yakının erkek olması da dikkate alındığında sanıklardan ...'un örgütsel haberleşmede kullandığına dair kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.

Bu kapsamda somut olay irdelendiğinde; Oluş, iddia, mahkeme kabulü ve tüm dosya kapsamı nazara alındığında; ... yönünden; mahallinde hukuka uygun olarak ikame olunup usulünce tartışılan delillere ve dosya kapsamına göre, dosya içerisine gönderilen tespit ve değerlendirme tutanağının yapılan incelemesinde kullanıcı adının sanığın Asım ismindeki oğlunun doğum tarihi olması, ekleyenlerin bu hesabı "...- asım" olarak eklemiş olması, dinlenen tanıkların sanığı ... ismiyle tanıdıklarını beyan etmesi ve listede ekli olanların tamamına yakınının erkek olması hususları birlikte değerlendirildiğinde 150806 ID nolu ByLock hesabını sanığın kullandığı, dinlenen tanıklar Ç.D, H.A, F.T, M.T.'nin beyanlarına göre mahrem yapı içerisinde askerlerden sorumlu olduğu ve örgütsel gizliliğe önem vererek "..." kod adını kullandığı anlaşılmış olup sanığın, anılan örgütün hiyerarşik yapısına organik bağla katılıp süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluluk arz eden faaliyetlerde bulunmak suretiyle üyesi olduğuna dair kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir. ... yönünden; örgütle iltisaklı Bank Asyada ilk olarak 2005 tarihinde hesap açtıran sanığın 2013 Aralık ayında hesap bakiyesinde para yokken örgüt liderinin talimatıyla uyumlu olacak şekilde 2014 Ocak ayından itibaren bakiye artışına gitmesi ve talimat dönemi içerisinde iki ayrı katılım hesabı açması, tanık H.G'nin müdafii huzurundaki soruşturma beyanında sanık ve ailesi hakkında herkes tarafından bilinmesi mümkün olmayan bilgiler de vererek sanığın asker eşleri ile ilgilendiğini beyan etmesi dikkate alındığında verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır.

Her iki sanık yönünden yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükümlere esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla; karar gerekçelerine göre sanıklar müdafilerinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler yerinde görülmemiştir.

V. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Malatya 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 10.03.2022 tarihli ve 2021/527 Esas, 2022/84 sayılı Kararında sanıklar müdafiilerince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Malatya 1. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

07.03.2023 tarihinde karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.