2. Ceza Dairesi 2013/3361 E. , 2013/27315 K.
"İçtihat Metni"Tebliğname No : 2 - 2012/74801
MAHKEMESİ : Batman Çocuk Mahkemesi
TARİHİ : 30/12/2011
NUMARASI : 2011/389 (E) ve 2011/772 (K)
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanığın etkin pişmanlık göstermediğinin anlaşılması karşısında tebliğnamedeki (2) nolu bozma düşüncesine iştirak edilmemiş, dosya içeriğine göre, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
Sanığın davaya konu motosikleti satın aldığı yolundaki savunmasının aksine kendisinin çaldığına dair mahkumiyetine yeterli delil olmaması karşısında, 5237 sayılı TCK.nun 165. maddesi uyarınca, hırsızlık malı eşyayı bilerek satın alması suçundan ek savunma hakkı verilerek hüküm kurulması gerektiği halde, yazılı gerekçe ile hırsızlık ve konut dokunulmazlığını ihlal suçlarından mahkumiyet hükmü kurulması,
Kabule göre de;
1.Sanık hakkında hırsızlık suçundan mahkumiyet hükmü kurulurken, 5237 sayılı TCK.nun 50/3.maddesinde daha önce hapis cezası ile mahkum olmayan 18 yaşını doldurmamış çocukların mahkum edildiği bir yıl veya daha az süreli hapis cezalarının aynı maddenin birinci fıkrasında yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrileceği belirtilmiş, 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun 106/4.maddesinde "Çocuklar hakkında hükmedilen adli para cezasının ödenmemesi halinde bu ceza hapse çevrilemez, bu takdirde on birinci fıkra hükmü uygulanır." şeklinde düzenleme yapılmıştır.
Her ne kadar 5237 sayılı TCK.nun 50/6.maddesinde seçenek tedbirin yerine getirilmemesi halinde tedbire çevrilen kısa süreli hapis cezasının tamamen veya kısmen infazına karar verileceği belirtilmiş ise de, yukarıda açıklanan düzenlemeler karşısında 5237 sayılı TCK.nun 50/6. maddesinin çocuklar yönünden uygulanamayacağı, hükmolunan seçenek tedbirin yerine getirilmemesi halinde diğer seçenek tedbirlerden birine veya adli para cezasına çevrilmesine karar verilebileceği sonucuna varılmaktadır. Bu itibarla kısa süreli hapis cezasından çevrilen seçenek tedbirin yerine getirilmemesi halinde hapis cezasının tamamen veya kısmen infaz edileceği ihtarı yapılamayacağı gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi,
2.5271 sayılı CMK.nun 225/1. maddesine göre, hükmün konusunun iddianamede gösterilen eylemden ibaret olduğu; sanık hakkında iddianame ile hırsızlık suçundan kamu davası açılırken, sanığın konuta girdiğinden bahsedilmesinin konut dokunulmazlığını ihlal suçundan da dava açıldığını göstermeyeceği, dava konusu yapılan eylemin açıkça ve bağımsız olarak gösterilmesi gerekeceğinden sanık hakkında konut dokunulmazlığını ihlal suçundan iddianame ile açılmış bir dava bulunmadığı gözetilmeden ek savunma hakkı verilerek bu suçtan da mahkumiyet hükmü kurulması,
3.Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 03.02.2009 tarih ve 2008/11-250, 2009/13 sayılı kararında da belirtildiği üzere hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesinin objektif koşullarından birisi de suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tamamen giderilmesi olduğu ancak herhangi bir zararın doğmadığı veya zarar doğurmaya elverişli bulunmayan suçlar yönünden bu koşulun aranmayacağı ve konut dokunulmazlığını ihlal suçunun zarar doğurmaya elverişli suçlardan olmadığı gözetilmeden, suç tarihi itibari ile kasıtlı bir suçtan engel sabıkası bulunmayan sanığın “kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurulup yeniden suç işleyip işlemeyeceği hususundaki kanaat” ile hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağı hususunun değerlendirilmesi gerekirken “zarar giderilmediğinden” şeklindeki gerekçe ile konut dokunulmazlığını ihlal suçundan 5271 sayılı CMK.nun 231. maddesinde düzenlenen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı BOZULMASINA, 21/11/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.