Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin istifa dilekçesi vermeye zorlandığını, davalı şirkette alınan kararların genel müdür onayı olmadan hayata geçmediğini, müvekkiline idari karar alma yetkisi ve sorumluluğunun verilmediğini, müvekkilin yaptığı yönlendirmelerin dikkate alınmadığını, bu nedenle satışların düştüğünü, müvekkilinin ticari sır içeren herhangi bir bilgiye haiz olmadığını, müvekkili şirketinin iştigal konusu işi nedeniyle gönderdiği teklifler öne sürülerek iddia yaratılmaya çalışıldığını, davacının başka bir şirket sırlarına ulaşmaya çalıştığını ve bu nedenle huzurdaki davanın ikame edildiğinden hareketle davanın reddini talep etmiştir.