İçtihat Pro — Emsal Kararlarla Güçlü Savunma — ictihatpro.com
Devam etmek için kayıt olun
Ücretsiz hakkınızı kullandınız.
Kayıtlı kullanıcılar günde 3 arama yapabilir ve 30 belgeye kadar görüntüleyebilir.
Karar Etiketleri
16.06.2023
REDDİNE
ISTINAFHUKUK
HUKUK
Ceza Hukuku
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu
2918 sayılı KTK'nun 90. maddesine yapılan değişiklik neticesinde "...sürekli sakatlık tazminatı, ulusal doğum ve ölüm istatistikleri kullanılarak hazırlanan hayat tablosu, zorunlu malu sorumluluk sigortası genel şartlarında yüzde 2'yi geçmemek üzere belirlenen iskonto oranı ve sürekli sakatlık oranı esas alınarak hayat üniteleri ile genel kabul görmüş aktüerya kurallarına uygun olarak, hesaplanır..." hükmünün 19/06/2021 tarihinden sonraki kazalar neticesinde açılan tazminat davalarında uygulanacağı, 29/09/2019 kaza tarihi dikkate alındığında eldeki davada uygulanamayacağı kanaatine varılmış olunduğundan, davalı sigorta vekilinin tazminatın TRH 2010 ve 1,65 teknik faiz uygulanmak suretiyle hesaplanması gerektiği yönündeki istinafının yerinde olmadığı görülmüştür.6098 sayılı TBK'nın 54. maddesinde çalışma gücünün azalmasından veya yitirilmesinden doğan kayıplar ile kazanç kaybı, bedensel zararlar kapsamında sayılmış olup, geçici iş görmezlik zararlarının da bu kapsamda olmasına, sürücü ve işletenin, zarar görenin geçici iş görmezlik zararlarından sorumlu olması nedeniyle, aracın sigortalı olması halinde 2918 Sayılı Yasanın 90. maddesi gereğince, sigortanın sorumluluğu da TBK hükümlerine göre belirleneceğinden ve geçici iş göremezlik zararları da 2918 Sayılı Kanunu
6111 sayılı Yasa ile değişiklik yapılan 2918 Sayılı Yasanın 98. maddesi gereğince geçici iş görmezlik zararlarının tedavi giderleri kapsamında olduğundan bahisle, SGK'nın sorumluluğunda olduğu iddia edilmiş ise de, genel şartlara atıf yapan kanuni düzenleme Anayasa Mahkemesi'nce iptal edildiği gibi, geçici iş göremezlik zararı tedavi gideri olmayıp, 2918 Sayılı Yasanın 98. maddesinde geçici iş göremezlik zararlarının SGK'nın sorumluluğunda olduğuna ilişkin düzenlemenin de yer almamasına göre mahkeme kararının usul ve yasaya uygun bulunduğu anlaşılmış olup, davalı sigorta vekilinin bu yöndeki istinafının yerinde olmadığı görülmüştür.6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu
6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu
5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu
492 sayılı Harçlar Kanunu
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu
6111 sayılı Kanun
5684 sayılı Kanun çerçevesinde tahkime başvurabilir.” düzenlemesi yer almaktadır.Somut olayda, kaza tarihi 29/09/2019 tarihi olup, dava 28/05/2020 tarihinde açılmıştır. Dava açılmadan önce davacı tarafça trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar bedelinin ödenmesi hususunda davalı sigortaya başvuruda bulunduğu, yazılı başvuru beyanının 02/12/2019 tarihinde davalı sigortaya tebliğ edildiği, sigorta tarafından eksik birtakım belgelerin temin edilmesinin talep edilmesi üzerine davacı tarafça temin edilebilen (maluliyete ilişkin kesin rapor haricinde) belgelerin 13/03/2020 tarihinde yazılı beyanla davalı sigortaya gönderildiği, davalı sigortaya bu belgelerin ve yazılı beyanın 16/03/2020 tarihinde tebliğ edilmesine rağmen davalı sigortaca davacıya herhangi bir ödemede bulunulmadığı, bunun üzerine davacı tarafça arabuluculuğa başvurulduğu ve tarafların anlaşamaması üzerine 13/05/2020 tarihinde arabuluculuk son tutanağının düzenlendiği ve eldeki davanın 2918 sayılı KTK'nın 97. maddesi gereği başvuru ön şartının yerine getirildikten sonra 28/05/2020 tarihinde açılmış olduğu anlaşılmakla; davalı sigorta vekilinin başvuru şartının yerine getirilmeksizin dava açıldığı yönündeki istinafının yerinde olmadığı görülmüştür.2918 sayılı KTK'nın 99. maddesine göre hak sahibince usulüne uygun olarak temin edilmiş belgelerin sigortaya iletildiği tarihten itibaren sekiz iş günü içinde zorunlu mali sorumluluk sigortası sınırları içinde kalan miktarları hak sahibine ödemeyen sigorta temerrüte uğramış sayılır ve temerrüte uğramış olduğu tarihten itibaren hak sahibine faiz ödemelidir.Somut olayda, davacı vekili tarafından dava açılmadan önce 2918 sayılı KTK'nun 97. maddesi uyarınca tazminat ödenmesi hususunda davacı tarafça temin edilebilen (maluliyete ilişkin kesin rapor haricinde) belgelerin 13/03/2020 tarihinde yazılı beyanla davalı sigortaya gönderildiği, davalı sigortaya bu belgelerin ve yazılı beyanın 16/03/2020 tarihinde tebliğ edilmesine rağmen davalı sigortaca davacıya herhangi bir ödemede bulunulmadığı, bunun üzerine davacı tarafça arabuluculuğa başvurulduğu ve tarafların anlaşamaması üzerine 13/05/2020 tarihinde arabuluculuk son tutanağının düzenlendiği anlaşılmakla; Yargıtay yerleşik uygulamalarına göre, her ne kadar davacıya ait kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmeliğe göre uygun kurumdan alınacak olan maluliyet raporunun temin edilememesi dava öncesinde davacıdan kaynaklı bir eksiklik olmasa da sigorta genel şartlarında davalı sigortanın ödemede temerrüte düşürülmesi için maluliyet raporunun davalı sigortaya sunulmasının şart olduğu sunulmadığı takdirde, davalı sigortanın başvuru neticesinde temerrüte uğramayacağı, ancak dava öncesinde arabulucuya başvurulduğu takdirde, tarafların anlaşamaması halinde, arabulucuya başvurulması ile davalı sigortanın davaya konu edilen sürekli işgöremezlik ve bakıcı gideri zararı bakımından, arabulucuya başvuru tarihi itibariyle temerrüte düştüğünün kabulü gerektiğinden, davalı sigortanın temerrüt tarihinin 12/05/2020 tarihi olarak düzeltilmesi gerektiği, davalı sigorta vekilinin bu yöndeki istinafının kısmen yerinde olduğu görülmüştür.Yargıtay uygulamalarına göre, maluliyet raporu adli tıp uzmanları tarafından düzenlenmeli ve maluliyet oranı kaza tarihindeki mevzuata uygun olarak belirlenmelidir.“Cismani Zarar Halinde Lazım Gelen Zarar ve Ziyan” başlığı altında düzenlenen TBK'nın 54. maddesinde, bedensel zarara uğranılması nedeni ile talep edilebilecek zarar türleri belirtilmekte olup çalışma gücü kaybı da bu zarar türleri arasında yer almaktadır. Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebinin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesi veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşların çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikayetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan Yönetmelik hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir.Maluliyete ilişkin alınacak raporların, haksız fiil; 11/10/2008 tarihinden önce ise Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğüne, 11/10/2008 ila 01/09/2013 tarihleri arasında ise Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği'ne, 01/09/2013-01/06/2015 tarihleri arasında Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği'ne, 01/06/2015 tarihinden sonra ise Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik, 20/02/2019 tarihinden sonra Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümleri, yaralananın çocuk olması halinde ise 20/02/2019 tarihinde yürürlüğe giren Çocuklar İçin Özel Gereksinim Değerlendirilmesi Hakkındaki Yönetmelik hükümlerine göre maluliyetin tespiti gerekmektedir.Somut olayda, ilk derece mahkemesince, usulüne uygun teşekkül ettirilmiş olan Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı'ndan davacı ... 'nin maluliyet oranının tespitine ilişkin olarak alınmış olan 13/09/2021 tarihli "Çocuklar İçin Özel Gereksinim Değerlendirilmesi Hakkındaki Yönetmelik" hükümleri dikkate alınmak suretiyle “Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümleri” kapsamında alınmış olan rapor mevzuata uygun kuruluşlardan ve maluliyet yönünden mevzuata uygun yönetmelik uygulanarak ve maluliyetle trafik kazası arasında illiyet bağı kurulmak suretiyle hazırlanmış olup; özürlülük kavramı ile meslekte kazanma gücü kaybı kavramının farklı olduğu, tüzük ve yönetmeliklerin farklı bölümlerde değerlendirildikleri, aralarında bağlantı bulunmadığı, bu sebeple Kayseri Şehir Hastanesince kaza sonrası hazırlanmış olan "özürlülük raporu" ile Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından hazırlanmış olan "maluliyet raporunun" mukayese edilemeyeceği, iki rapor arasındaki farklılığın çelişki olmadığı anlaşılmakla; maluliyet raporunun usul ve yasaya aykırı olup, hüküm vermeye yeterli olmadığı, iki rapor arasındaki çelişkinin giderilmeden hüküm kurulduğu yönündeki davalı sigorta vekilinin istinafının yerinde olmadığı görülmüştür.Trafik kazası ile ilgili olarak, ceza dosyasında alınan kusur bilirkişisi raporu, eldeki davada alınan kusur bilirkişisi raporu ile aynı trafik kazasına bağlı olarak açılmış olan diğer tazminat davalarında alınmış olan kusur bilirkişisi raporlarının tutarlı olup, birbiriyle çelişkili olmaması gerekir. Raporlar arasında çelişki olduğu takdirde çelişkinin mahkemece Karayolları Genel Müdürlüğü Trafik kürsüsünden seçilecek heyetten ya da İTÜ trafik kürsüsünden seçilecek heyetten rapor aldırılmak suretiyle çelişkinin giderilmesi gerekir.Somut olayda, Ankara ATK'dan alınmış olan 24/12/2020 tarihli kusur raporunda, trafik kazasının meydana gelmesinde ... plaka sayılı araç sürücüsü dava dışı ... 'nun %60 oranında kusurlu, davacı ... 'nin eyleminin ise trafik kazasının meydana gelmesinde %40 oranında etkili olduğunun rapor edilmiş olduğu, hükme esas alınan kusur raporunun kazanın oluşumunu ve kusurun kimden kaynaklandığını gösterir şekilde hazırlanmış olduğu ve kaza tespit tutanağını da doğruladığı kanaatine varılmış olunduğundan, davalı sigorta vekilinin aksi yöndeki istinaflarının yerinde olmadığı görülmüştür.01/06/2015 tarihinden önce meydana gelmiş olan trafik kazalarında cismani zarar ve destekten yoksun kalma tazminatının hesaplanmasında Yargıtayca PMF - 1931 yaşam tablosu esas alınıyor ve %10 artırım %10 iskonto yöntemiyle zarar görenlerin tazminat alacağı hesaplanıyordu. 01/06/2015 tarihinde yeni Genel Şartların yürürlüğe girmesiyle birlikte, 01/06/2015 tarihinden sonra meydana gelen ve 01/06/2015 tarihinden sonra düzenlenmiş olan poliçelerde PMF 1931 yaşam tablosu ve %10 artırım %10 iskonto yönteminden vazgeçilerek poliçelerin eki niteliğindeki genel şartlar gereğince tazminat hesabında TRH - 2010 yaşam tablosu ve 1,8 Teknik Faiz yöntemi kullanılmaya başlanıldı. Anayasa Mahkemesi’nin 17/07/2020 tarih 2019/40 Esas 2020/40 Karar sayılı kararıyla 2918 sayılı KTK’nın 90. ve 92. maddelerinde “genel şartlara” atıf yapan cümlelerin iptaline karar verilmiş ve bu karar 09/10/2020 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe girmiş olmasıyla birlikte, Yargıtay 17. Hukuk Dairesince zarar görenlerin cismani zarar ve destekten yoksun kalma tazminatı alacağının hesaplanmasında TRH 2010 ve %10 artırım %10 iskonto yöntemi benimsenmiş olup TRH 2010 yaşam tablosunun uygulamasından vazgeçilmemiştir. (Yargıtay 17.HD.’nin 2019/5206 E. 2020/8874 K. 22/12/2020 tarihli ilamı)Somut olayda, davacının sürekli iş göremezlik tazminatında hükme esas alınan aktüerya bilirkişisi raporunda TRH 2010 yaşam tablosu ve %10 artırım %10 iskonto yöntemi esas alınmak suretiyle hesaplanmış olduğu anlaşılmakla;19/06/2021 tarihinde 31516 sayılı RG'de aynı gün yürürlüğe giren 7327 kanun numaralı "İcra ve İflas Kanunu
K6325 md.13
K6111 md.59
HMK md.353
K31516 md.18
K2918 md.92
HMK md.333
K2918 md.97
HMK md.355
K6100 md.115
K6098 md.54
K2918 md.90
K2918 md.98
TBK md.54
HMK md.353/1
K2918 md.99
K5684 md.97
K6111 md.98
K492 md.2
HMK md.362/1