T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

Tam metni görüntülemek için kayıt olun

Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın

Ücretsiz Kayıt Ol Giriş Yap
Karar Etiketleri
21.06.2023 REDDİNE ISTINAFHUKUK HUKUK Borçlar Hukuku 6100 sayılı HMK'nın 26.maddesi gereğince bu hususta taleple bağlı kalınarak 75 günlük süre zarfında mahrum kalınan kâra hükmedilmesi doğrudur. Davacı ... tarafından mahrum kalınan kira kaybı sebebiyle tazminat talebinde bulunulmuş olup, yazılı bir kira sözleşmesi sunulmadığı ticari defterlerin ibraz edilmediği, vergi dairesine sunulan beyannamelerde dava konusu edilen taşınmaza ilişkin kira geliri beyanının bulunmadığı ve bu kapsamda kira ilişkisi ve kira bedeli ispatlanamadığından bu talebin reddine karar verilmesi usul ve yasaya uygundur. Davacı tarafça ticari defterlerin ibraz edilmediği, 2012 yılına ilişkin verdiği Vergi Beyannameleri ve resmi kayıtlara göre kâr kaybının hesaplandığı anlaşıldığından davacı tarafın bu yöne değinen istinaf istemi yerinde değildir. İlk derece mahkemesince hükme esas alınan 21/06/2021 tarihli bilirkişi ek raporunun somut verilere dayalı olduğu ve 17 adet mücevher takının 4C özellikleri bildirilmediğinden kırılan ve kaybolan değerli taşlarının hesaplamasının yapılamadığı ve montör işçilik kaybı ortalama tutarının piyasa koşullarına göre hesaplandığı görüldüğünden bir çelişki bulunmadığı anlaşılmıştır. Manevi zarar, kişilik değerlerinde oluşan objektif eksilmedir. Duyulan acı, çekilen ızdırap manevi zarar değil onun görüntüsü olarak ortaya çıkabilir. Acı ve elemin manevi zarar olarak nitelendirilmesi sonucu tüzel kişileri, bilinçsizleri ve acılarını içlerinde gizleyenleri tazminat isteme haklarından yoksun bırakmamak için yasalar manevi tazminat verilebilecek olguları sınırlamıştır. Bunlar, kişilik değerlerinin zedelenmesi (TMK 24), isme saldırı (TMK 26), nişan bozulması (TMK 121), evlenmenin feshi (TMK158), bedensel zarar ve ölüme sebep olma (BK 47) durumlarından biri ile kişilik haklarının zedelenmesidir (BK 49). Bunlardan TMK’nın 24. maddesi ile BK’nın 49. maddesi daha kapsamlıdır. TMK’nın 24. maddesinin belli yerlere yollaması sebebiyle böyle bir durumun bulunduğu yerde, onu düzenleyen kurallar (örneğin; TMK 26, 174, 287); bunların dışında BK’nın 49. maddesi uygulanır.TMK’nın 24. ve BK’nın 49. maddesinde belirlenen kişisel çıkarlar, kişilik haklarıdır. Kişilik hakları ise, kişisel varlıkların korunmasıyla ilgilidir. Kişisel varlıklar, bedensel ve ruhsal tamlık ve yaşam ile nesep gibi insanın, insan olmasından güç alan varlıklar ya da kişinin adı, onuru ve sır alanı gibi dolaylı varlıklar olarak iki kesimlidir. Dosya kapsamından, davacının manevi tazminat isteminin, davalının mala zarar verme eylemine ilişkin olduğu anlaşılmaktadır. Mala zarar verme eylemi, davacının cismani zararına sebep olmadığı gibi, TBK 58. maddesine göre (818 sayılı mülga BK'nun m.49) kişinin sosyal, fiziki ve kişilik değerlerine saldırı oluşturacak nitelikte bir eylem de değildir (Benzer mahiyette Yargıtay 4. HD'nin 2016/14131 E - 2019/172 K sayılı ilamı). Davalıların olayla ilgili basın ve yayın organlarına verdikleri beyanlarda davacının kişilik haklarına saldırı niteliğinde olmadığı anlaşıldığından manevi tazminat talebinin reddine karar verilmesi hukuka uygundur. Davalılar vekilinin istinaf başvurusu yönünden yapılan incelemede; Davalı tarafından Beyoğlu ... Noterliğinin 07/09/2012 tarih ve ... Yevmiye nolu ihtarnamesinde ... Ltd Şti'nin filmin yapımcılığını üstlendiği belirtilmiş olup, acenta gibi hareket ettiğine dair iddia zarar gören davacıya karşı ileri sürülemez. Davalı ... Ltd Şti'nin pasif husumeti bulunmaktadır. Dava konusu olay 15/04/2012 tarihinde gerçekleşmiş olup, haksız fiile tazminat davası 12/04/2013 tarihinde açılmıştır. Olay tarihinde yürürlükte bulunan 818 sayılı Borçlar Kanunu 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE, 2- 492 Sayılı Harçlar Kanunu 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 6100 sayılı HMK'nın 107. maddesi gereğince, belirsiz alacak davası açılmış olup, dava tarihi itibariyle zaman aşımı kesildiğinden dava konusu talepler zaman aşımına uğramamıştır. Olay sebebiyle meydana gelen hasarın onarılması için Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kuruluna başvuru yapıldığı, kurul tarafından ön iznin 31/05/2012 tarihinde, onarım uygunluk belgesini ise 03/08/2012 tarihinde verildiği, buna göre bilirkişi raporuyla tespit edilen 75 günlük kar kaybının taleple bağlılık ilkesi de gözetilerek hüküm altına alınmasında bir isabetsizlik görülmemektedir. Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin tarifelerin üçüncü kısmına göre ücret başlıklı 13. maddesinin 3. bendi gereğince maddi tazminat istemli davanın kısmen reddi durumunda, davalı taraf yararına bu Tarifenin üçüncü kısmına göre hükmedilecek ücret, davacı taraf lehine belirlenen ücreti geçemez. Aynı tarifenin, üçüncü kısmına göre ücret başlıklı 13. maddesinin 4. bendi gereğince maddi tazminat istemli davaların tamamının reddi durumunda avukatlık ücreti bu tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümüne göre belirlenen maktu vekalet ücretini geçemez. İlk derece mahkemesince karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince vekalet ücretine hükmedilmesi usul ve yasaya uygundur. Tarafların tacir olması ve eylemin ticari işletmeyle ilgili hususlardan doğmuş olması karşısında ticari (avans) faizi yürütülmesi hukuka uygun olup davalılar vekilinin bu yöne değinen istinafı yerinde değildir (Yargıtay 4. HD' nin 2014/248 E. - 2693 K. ve 2016/222 E. - 3278 K. Sayılı emsal ilamları). Dosyadaki belgelere, duruşma sürecini yansıtan tutanaklar ve gerekçe içeriğine göre, ilk derece mahkemesi kararında davanın esasıyla ilgili tarafların gösterdiği hükme etki edecek tüm delillerin toplandığı, Kanunu 492 sayılı Harçlar Kanunu 7035 sayılı Kanun 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu HMK md.353/1 HMK md.119 K6100 md.1 K6100 md.26 K6100 md.107 HMK md.121 TBK md.58 K492 md.31 K6100 md.361/1 K818 md.60 HMK md.353 K6098 md.49 HMK md.26 HMK md.107 K6100 md.355 HMK md.361/1