20. Hukuk Dairesi
Dava, FSEK'in 68. maddesine dayalı telif tazminatı istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, her ne kadar davacı vekilince çalışır durumdaki RASVEK modülünün hesaplamaya dahil edilmediği ileri sürülmüş ise de, 1.960 TL'nin 3 katı tutarında (istinaf sınırının üzerinde) tazminat talep edilebilecek söz konusu modülün yüklü olduğuna dair bir tespit bulunmadığı, öte yandan davalı şirketlere ait şantiyede yer alan üç adet bilgisayarda, davacının mali haklarına sahip olduğu ... adlı bilgisayar yazılımının kurulu ve çalışır vaziyette olduğunun tespit edildiği, söz konusu yazılımın izinsiz olarak bilgisayara kurulmasının, davacının mali haklarının ihlali niteliğinde bulunduğu, davalı şirketlerin bu eylemden sorumlu olduğu, davalı şirketlerin temsilcileri olan diğer davalıların ise FSEK'in 66. maddesinden kaynaklanan sorumluluğunun bulunduğu, dolayısıyla davalılar vekillerinin husumete ilişkin istinaf itirazlarının yerinde bulunmadığı, her ne kadar davalılarca söz konusu yazılımın tespit edildiği bilgisayarların kendilerine ait olmadığı savunulmuş ise de, davacının mali haklarına sahip olduğu programın izinsiz olarak kurulduğu bilgisayarın, davalıların iş yerinde bulunması ve kullanılması karşısında bu savunmaya itibar edilmesinin mümkün olmadığı, FSEK'in 68. maddesi uyarınca istenebilecek tazminatın usulünce tespit edildiği, diğer yandan Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.06.2007 tarihli ve 2007/7-147 E.- 2007/159 K. sayılı kararında belirtildiği üzere; usulüne göre alınmış arama kararına istinaden, herhangi bir hak ihlaline neden olunmadan yapılan arama sonunda ele geçen delillerin, sırf arama sırasında bulunması gereken kişilerin orada bulundurulmaması suretiyle şekle aykırı hareket edildiğinden bahisle “hukuka aykırı olarak elde edilmiş delil” sayılmalarının ve mahkûmiyet hükmüne dayanak teşkil edememelerinin kabul edilemeyeceği, somut uyuşmazlıkta da usulüne uygun verilmiş bir arama kararı bulunup aramanın Sulh Ceza Hakimliğince karar verildikten sonra ancak tayin edilen zaman diliminden önce gerçekleştirildiği, arama esnasında bu husus ileri sürülmediği gibi ceza dosyası Dairemizce HMK'nın 353/1-b-3. maddesi uyarınca incelenmek üzere UYAP üzerinden talep edilmiş olup ceza yargılaması sırasında da buna ilişkin bir yakınmanın dile getirilmediği, dolayısıyla davalılar vekillerinin istinaf aşamasında ileri sürdükleri ve aramanın şekline ilişkin olduğu değerlendirilen bu savunmaya itibar edilemeyeceği, bilirkişilerce rayiç bedel tespit edilirken davaya konu sürümlerin eski sürüm olduğunun gözetilerek standart fiyatlardan %20 indirim yapılabileceğinin de gözetildiği anlaşılmakla, davacı vekili ile davalılar vekillerinin istinaf başvurularının esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.
Tam metni görüntülemek için kayıt olun
Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın