12. Hukuk Dairesi
Davalı ... Sicili Müdürlüğü vekili; re’sen terkin işleminde hukuka aykırılık bulunmadığını,şirketin tebligat ve ilan prosedürlerinin yerine getirilmesinin ardından 18/02/2015 tarihinde sicil kaydının re’sen terkin edildiğini, müvekkilinin davanın açılmasına sebep olmadığını, bu nedenle müvekkili müdürlük aleyhine yargılama giderleri ve vekâlet ücretine hükmedilemeyeceğini, davacı vekilince de, dava dilekçesinde bu yönde bir talep de bulunulmadığını, yasal hasım konumunda olan davalı sicil müdürlüğünün, şirketin terkin işlemlerinin yapıldığı tarihte, şirket hakkındaki derdest davadan haberdar olduğuna ve bu hususta bilgilendirildiğine dair dosyaya bir delil sunulmadığını, müvekkili müdürlük aleyhine yargılama giderleri ve vekâlet ücretine hükmedilmemesine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEME KARARI:Mahkemece; şirketin adresinin tespit edilememesi ve bu hali ile TTK'nın geçici 7. maddesi kapsamında kaldığının tespiti üzerine, davalı sicil müdürlüğünce 2 aylık süre içinde münfesih olma sebebinin ortadan kaldırılması, için ihtarname hazırlandığı ve ihtarın Sicil Gazetesinde yayınlandığı, yasal zorunluluk olmasına rağmen şirket yetkilisine ve şirkete tebligat yapılmadığı, şirketin Kanun'da belirtilmeyen bir sebepten ötürü terkin edildiği takibin sonlandırılması için şirketin ihyasının zorunlu olmasına göre davacının hukuki yararının bulunduğu gözetilerek; davanın kabulü ile davalı Müdürlüğün işleminin kaldırılarak dava dışı resen terkin edilen şirketin ihyasına, ihyası istenilen şirketin terkin sebebi gözönüne alınarak tasfiye memuru atanmasına yer olmadığına, keyfiyetin karar kesinleştiğinde tescil ve ilanına, davalı aleyhine yargılama gideri ve vekâlet ücreti takdirine yer olmadığına karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEBLERİ: Davalı ... sicil müdürlüğü vekili; şirketin ticaret sicil kaydının terkinine ilişkin işlemin iptal edilmesine karar verilmeksizin diğer bir ifadeyle, ticari faaliyetlerine devam edebilecek şekilde olmaksızın sınırlı olarak ek tasfiyesine karar verilmiş, ancak terkin sebebi gerekçe gösterilerek tasfiye memuru atanmadığını, oysa TTK m. 547/2 gereğince, sınırlı olarak ihyasına karar verilen şirketlerin ek tasfiyesine karar verilmesi durumunda tasfiye memuru atanması Kanun'un bir gereği olduğu gibi zorunluluk da arz ettiğini ileri sürerek şirkete tasfiye memuru atanmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Tam metni görüntülemek için kayıt olun
Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın