6. Ceza Dairesi

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. ... Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 02.03.2017 tarihli ve 2016/23418 Soruşturma No.lu iddianamesi ile suça sürüklenen çocuk hakkında nitelikli yağma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 149/1-a, 31/2 maddeleri uyarınca cezalandırılması talebiyle kamu davası açılmıştır. 2. ... 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 31.01.2019 tarihli ve 2017/130 Esas, 2019/22 Karar sayılı kararı ile suçun suça sürüklenen çocuk tarafından işlendiğinin sabit olmaması sebebiyle 5271 sayılı Kanun'un 223/2-e maddesi uyarınca yüklene suçtan beraatine karar verilmiştir. 3. ... Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 13.03.2019 tarihli ve 2019/669 Esas, 2019/534 Karar sayılı kararı ile; suça sürüklenen çocuk hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılan vekilinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılan Vekilinin Temyiz Sebepleri 1. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, 2. Delillerin yeterli toplanmadığına ve değerlendirilmediğine , İlişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü 1. Katılan ...'in olay tarihinde yolda yürüdüğü sırada suça sürüklenen çocuğun yanına gelerek "Dakikan var mı?" diye sorduğu, katılanın "Yok" demesi üzerine suça sürüklenen çocuğun katılanın üzerini aradığı ve cebinde bulunan telefonunu aldığı, sim kartı çıkartarak katılana geri verdiği, suça sürüklenen çocuğun ilerlemeye başladığı sonrada katılanın "Telefonumu geri ver" dediği bu sırada suça sürüklenen çocuğun katılanı "Bak seni inşaata götürür döverim" diyerek onu tehdit ettiği, katılanın yargılama aşamasında alınan beyanında suça sürüklenen çocuğun olay sırasında bıçak çıkardığını, dövmediğini beyan ettiğini, suça sürüklenen çocuğun başka bir yağma olayına karıştığını öğrenen katılanın durumu Emniyete ihbar ettiği, suça sürüklenen çocuğu teşhis ettiği, suça sürüklenen çocuğun rızası dışında telefonunu aldığı ve katılanın telefonu tekrar istemesi sırasında onu tehdit ederek üzerine atılı yağma suçunu işlediği iddiasıyla kamu davası açılır. 2. Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu'nun 12.03.2018 tarihli cevabına göre suça konu IMEI numaralı cep telefonunun suç tarihi öncesinde 08.06.2016 tarihinden 21.08.2016 tarihinde kadar katılana ait sim kart ile kullanıldığının tespit edildiği, 08.10.2016 tarihi de dahil olmak üzere 21.08.2016 ila 10.10.2016 tarihleri arasında telefonun kullanılmadığı, 10.10.2016 tarihinden 09.05.2017 tarihine kadar yanı suç tarihinden sonra dahi çok uzunca bir süre suça konu telefonun katılana ait sim kart ile kullanılmaya başlandığı tespit edilmiştir. 3. Suça sürüklenen çocuk aşamalarda alınan savunmasında suçlamayı kabul etmediği anlaşılmıştır. 4. Katılanın sanığı teşhis ettiğine dair 11.10.2016 tarihli teşhis tutanağı dosya içerisinde mevcuttur. 5. Katılanın mahkemede alınan beyanında önceki ifadesinden farklı olarak "....elini cebine doğru attı Ben bıçak çıkaracağını zannettim.Ancak bıçak çıkardığını görmedim.Cebi bol olduğu için cebinde bıçak varmıydı yoksa beni kandırmak için mi elini cebine atmıştı bilemiyorum. Ancak ben bıçak olduğunu düşünerek çıkarır bana birşey yapar diye korktum ..." şeklinde beyanda bulunmuştur. 6. ... 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 31.01.2019 tarihli ve 2017/130 Esas, 2019/22 Karar sayılı kararında; "Her ne kadar suça sürüklenen çocuğun mağdura yönelik bıçak kullanmak suretiyle yağma suçunu işlediğinden bahisle TCK.nun 149/1-a.maddesi uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmış ise de; SSÇ'nin beyanlarında yağma suçuna konu olan telefonda takılı olan hattın 0541 355 43 29 numaralı hat olduğunu, SSÇ'nin telefonu kendisinden zorla aldıktan sonra telefondaki sim kartını çıkararak kendisine verdiğini, bu sim kartını olaydan sonra başka telefona takarak kendisinin kullanmaya devam ettiğini beyan ettiği, BTK'dan suça konu telefonun takılı olduğu bu hattın hangi İMEİ numaralı telefonda kullunıldığına ilişkin kayıtların getirtildiği, bu kayıtlarda bu hattın suç tarihinden öncesinde de sonrasında da aynı İMEİ numaralı telefonda kullanılmaya devam edildiğinin görüldüğü anlaşılmakla her ne kadar yağma iddisına yönelik olarak mağdurun beyanı ve teşhisi mevcut ise de alınan BTK kayıtlarındaki veriler dikkate alınarak eylemin SSÇ tarafından yapılıp yapılmadığı yönünde heyetimizde şüphe oluştuğundan ve SSÇ'nin de tüm aşamalarda suçu işlemediğini savunduğundan SSÇ'nin üzerine atılı suçu işlediğine dair savunmasının aksini kanıtlar her türlü şüpheden uzak, kesin, inandırıcı, cezalandırmasına yeter delil elde edilemediğinden şüpheden sanık yararlanır şeklindeki evrensel hukuk ilkesi de dikkate alınarak yüklenen suçun SSÇ tarafından işlendiğinin sabit olmaması sebebiyle CMK.nun 223/2-e.maddesi uyarınca yüklenen suçtan beraatine," karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE Sanık savunması, katılanın çelişkili beyanları, 12.03.2018 tarihli Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu'nun cevabı yazısı ve tüm dosya kapsamı nedeniyle suça sürüklenen çocuk hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle ... Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 13.03.2019 tarihli ve 2019/669 Esas, 2019/534 Karar sayılı kararında katılan vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve re'sen incelenmesi gereken konular yönünden 5271 sayılı Kanun’un 288 inci ve 289 uncu maddeleri kapsamında yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca ... 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise ... Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine, 25.05.2023 tarihinde karar verildi.

Tam metni görüntülemek için kayıt olun

Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın

Ücretsiz Kayıt Ol Giriş Yap