1. Ceza Dairesi
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 ... maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 ... maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Mustafakemalpaşa 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 27.05.2016 tarihli ve 2015/131 Esas, 2016/416 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, aynı maddenin üçüncü fıkrasının (e) bendi, 87 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (d) bentleri, aynı maddenin üçüncü fıkrası, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası, 54 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 63 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 5 yıl 7 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, müsadereye ve mahsuba karar verilmiştir. 2. Mustafakemalpaşa 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 27.05.2016 tarihli ve 2015/131 Esas, 2016/416 Karar sayılı kararının katılan vekili, o yer Cumhuriyet savcısı(lehe) ve sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay (birleşen) 3. Ceza Dairesinin, 23.11.2020 tarihli ve 2020/13019 Esas, 2020/17072 Karar sayılı kararı ile Adli Tıp Kurumu ilgili ihtisas dairesinden katılanın yaralanmasına ilişkin kati rapor aldırıldıktan sonra hukuki durumunun değerlendirilmesi, kabule göre en ağır cezayı gerektiren katılanı organlardan birinin işlevinin sürekli zayıflamasına ve yaşamını tehlikeye sokan duruma neden olacak şekilde yaralanması nedeniyle ceza verilmesi gerekirken ayrıca 5237 sayılı Kanun'un 87 nci maddesinin üçüncü fıkrasına göre artırım yapılması nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir. 3. Mustafakemalpaşa 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 18.11.2021 tarihli ve 2021/32 Esas, 2021/673 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, aynı maddenin üçüncü fıkrasının (e) bendi, 87 nci maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası, 54 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 63 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 5 yıl 24 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, müsadereye ve mahsuba karar verilmiştir. 4. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 16.11.2022 tarihli ve 2022/51575 sayılı, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 87 ... maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (d) bentleri uyarınca hüküm kurulması gerektiğinden hükmün bozulması karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz sebepleri; 1. Adli Tıp 2. İhtisas Kurulundan alınan rapora yönelik beyanda bulunmak üzere süre verilmediğine, 2. Katılanın yaralanmasına ilişkin adli raporların çelişkili olduğuna, 3. Yargıtay ilamının sanık lehine bozulması nedeniyle fazla ceza tayin edilemeyeceğine, 4. Sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 29 uncu maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen haksız tahrik indiriminin üst sınırdan yapılması gerektiğine, 5. Vesaire, İlişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1. Sanık ile katılanın ... süredir arkadaş oldukları, ancak sanığın, hakkında küçük yaşta cinsel istismara uğradığı yönünde laf yaydığını duyduğu, katılana karşı kin duymaya başladığı, olay günü motosikleti ile işten dönen sanığın, katılan ile olay yeri olan spor sahası yanında karşılaştığı, sanığın kullanmakta olduğu motosiklette bulunan ve adli emanete kayıtlı bulunan pompalı av tüfeğini eline alarak katılanın ayaklarına doğru önce bir el ateş ederek katılanı yaraladığı, akabinde yaklaşık 10-15 saniye kadar sonra üç el daha ateş etmek suretiyle katılanı yaraladığı, katılanın sol ve sağ uyluk ile sol ayak bileğinde yaralanmaların meydana geldiği, sol ayak bileğinde meydana gelen yaralanmanın hayati tehlikeye ve organlardan birinin işlevinin yitirilmesine neden olduğu anlaşılmıştır. 2. Sanığın aşamalardaki ikrara yönelik savunması, katılan ve tanık beyanları, katılanın yaralanmasına ilişkin Yargıtay bozma ilamı sonrası Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Kurulunca düzenlenen 23.08.2021 tarihli adli tıp raporu, ... Kriminal Polis Laboratuvar Müdürlüğünce düzenlenen 26.12.2014 tarihli BRS-BLS-14-05052 ve BRS-KİM-14-05143 numaralı uzmanlık raporları, olay yeri inceleme raporu, CD çözüm tutanağı, diğer tutanaklar, sanığın adli sicil ve nüfus kayıtları dava dosyasında mevcuttur. IV. GEREKÇE A. Tebliğname Yönünden Hukukî Süreç başlığı altında (2) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen Yargıtay ilâmı ile hükmün bozulmasının ardından bozma ilamı doğrultusunda Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Kurulunca düzenlenen 23.08.2021 tarihli adli tıp raporunda, "Dava konusu olaya bağlı sol alt ekstremitedeki fonksiyonel kaybın organlarından birinin işlevinin yitirilmesi niteliğinde OLDUĞU" Görüşüne yer verilmesi karşısında sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, aynı maddenin üçüncü fıkrasının (e) bendi, 87 nci maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca hüküm kurulmasında isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmış olup Tebliğname görüşüne iştirak olunmamıştır. B. Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri Yönünden 1. Usule İlişkin Temyiz Yönünden Sanık müdafince, katılanın yaralanmasına ilişkin Yargıtay bozma ilamı sonrası Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Kurulunca düzenlenen 23.08.2021 tarihli adli tıp raporuna yönelik beyanda bulunmak üzere süre talebinde buldukları ancak mahkemece taleplerinin reddedilerek adil yargılanma haklarının ihlal edildiği ileri sürülmüş ise de adli tıp raporunun Ulusal Yargı Ağı Projesine (UYAP) yüklendiği ve sanık müdafince talepte bulunulan duruşma tarihi olan 09.11.2021 tarihinden önce 08.11.2021 tarihinde okunmak sureti ile bilgi sahibi olunduğu anlaşılmış olup Mahkemece bu hususta süre verilmemesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır. 2. Adli Raporların Çelişkili Olduğu Yönünden Hukukî Süreç başlığı altında (2) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilâmında, katılanın yaralanmasına ilişkin Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesince düzenlenen adli raporların denetime olanak verecek açıklıkta olmadığı, Adli Tıp Kurumu ilgili ihtisas dairesinden rapor aldırılması gerektiği belirtilerek bu hususun bozma sebebi yapıldığı belirlenmiştir. Bozma ilâmına uyulmasına karar veren Mahkemece, katılanın yaralanmalarına ilişkin Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Kurulundan rapor aldırıldığı, Kurulca düzenlenen 23.08.2021 tarihli adli tıp raporunun gerekli kriterleri içerip hüküm kurmaya yeterli olduğu, raporlar arasındaki çelişki durumunun aynı düzeydeki kurumlar tarafından tanzim olunan raporlar arasında aynı konuda farklı görüşler açıklanması durumunda söz konusu olacağı anlaşılmış olup hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır. 3. Fazla Ceza Tayini Yönünden Mustafakemalpaşa 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 27.05.2016 tarihli ve 2015/131 Esas, 2016/416 Karar sayılı kararının sanık aleyhine katılan vekili tarafından temyizi üzerine Hukukî Süreç başlığı altında (2) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen Yargıtay ilâmı ile hükmün bozulmasına karar verildiği, sanık aleyhine temyiz bulunması nedeniyle sanığın ceza miktarı bakımından kazanılmış hakkının söz konusu olmadığı ve yeni kurulan hükümde 5 yıl 7 ay 15 gün hapis cezasından fazla cezaya hükmedilmesinin mümkün olduğu anlaşıldığından, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır. 4. Haksız Tahrik Yönünden Sanığın, katılanın kendisi hakkında küçük yaşta cinsel istismara uğradığı yönünde laf yaydığına dair aksi ispatlanmayan sanık savunmaları karşısında sanığın eylemini, mağdurdan kaynaklanan haksız tahrikin altında gerçekleştirildiğinin kabulü ile sanık lehine, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun kabulü ve Yargıtay Ceza Dairelerinin yerleşik ve süreklilik gösteren uygulamaları ile uyumlu şekilde asgarî oranda (1/4) haksız tahrik indirimi uygulanmasında bir isabetsizlik görülmediğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır. 5. Vesaire Yönünden Sanık hakkında kurulan hükümde 5237 sayılı Kanun'un 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, aynı maddenin üçüncü fıkrasının (e) bendi, 87 nci maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca belirlenen 9 yıl 27 ay hapis cezası üzerinden aynı Kanun'un 29 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca (1/4) oranında haksız tahrik indirim uygulandığında belirlenmesi gereken ceza miktarı "7 yıl 17 ay 7 gün" hapis cezası iken hesap hatası neticesinde "6 yıl 29 ay 7 gün" hapis cezası olarak tespiti, bu miktar üzerinden 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca (1/6) oranında takdiri indirim nedenleri uygulandığında belirlenmesi gereken ceza miktarı "6 yıl 12 ay 10 gün" hapis cezası iken hesap hatası neticesinde "5 yıl 24 ay 10 gün" hapis cezası olarak tespiti suretiyle sanık hakkında eksik ceza tayin edilmesi temyiz edenin sıfatı karşısında aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Mustafakemalpaşa 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 18.11.2021 tarihli ve 2021/32 Esas, 2021/673 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 09.03.2023 tarihinde karar verildi.
Tam metni görüntülemek için kayıt olun
Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın