7. Hukuk Dairesi 2023/1516 E. , 2023/2255 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen el atmanın önlenmesi ve kâl davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, 8. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne, 346 parsel sayılı taşınmaz üzerinde A harfi ile olarak gösterilen 14.90 m2 foseptik çukurunun tamamı ve B1 harfi ile gösterilen 2.02 m2 tuvaletin bulunduğu alana davalının el atmasının önlenmesine ve foseptik çukuru ile tuvaletin kâl'ine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde, vekil edenine ait 346 parsele davalının bina yapıp, tuvalet çukuru açarak ve ağaç dikerek müdahalede bulunduğunu belirterek, davalının müdahalesinin önlenmesine, müvekkilinin taşınmazına yapılan binanın tuvalet çukurunun yıkılmasına ve ağaçların ortadan kaldırılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı, bahsedilen yapıları 1987 yılında tapu kaydına göre yaptığını ancak Belediyece 1997 yılında İmar Kanunu madde 18 uygulaması yapılması sonrası söz konusu durumun ortaya çıktığını belirterek, davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 16.03.2006 tarihli ve 2015/181 Esas, 2016/214 Karar sayılı kararıyla; davanın kısmen kabulü ile A ile gösterilen 14.90 m2 foseptik çukuru, B ile gösterilen 2.02 m2 tuvaletin bulunduğu alana davalının müdahalesinin önlenmesine ve yapıların kâl'ine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı
1.İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı temyiz isteminde bulunmuştur.
2.Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 02.12.2020 tarihli ve 2018/7202 Esas, 2020/7801 Karar sayılı kararıyla; taraflara ait taşınmazların imar öncesinden itibaren tedavül kayıtlarının ve krokilerinin getirtilmesi, mevcut müdahalenin imar uygulaması nedeniyle oluşup oluşmadığının ve yıkıma konu edilen muhdesatın yer aldığı taşınmazda davalının imar öncesinde hukuken korunmaya değer bir hakkının bulunup bulunmadığının belirlenmesi, müdahalenin imar uygulaması ile oluştuğunun ve davalının imar öncesi bir hakkının bulunduğunun belirlenmesi halinde, el atmanın önlenmesi ve kâl kararı verilebilmesi için taşan kısmın kaim bedeli üzerinden davalı lehine hapis hakkı tanınarak el atmanın önlenmesi ve kâl kararı verilmesi gerektiği belirtilerek hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalının taşınmazda imar öncesi bir hakkının bulunmadığı anlaşılmakla, davalının el atması sabit olduğundan, davacının mülkiyet hakkına üstünlük tanınmak sureti ile el atmanın önlenmesine ve taşınmazda yer alan foseptik çukuru ile tuvalet yapısının kâl'ine karar verilmiştir. VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyizinde, davacının dava dilekçesinde yalnızca tuvalet çukurunun yıkılmasını istediğini, tuvalet binasının kâl'ini istemediğini, bu nedenle tuvalet binasının kâl'ine karar verilmesinin yanlış olduğunu, yapıların imar öncesinde 1987 yılında meydana getirildiğini, imar ile tecavüzlü hale geldiğini, bu yapıların kâl'i halinde ana binanın zarar göreceğini ileri sürmüştür. C. Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, çaplı taşınmaza el atmanın önlenmesi ve kâl istemine ilişkindir.
2.İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun, “Mülkiyet hakkının içeriği” başlıklı 683 üncü maddesi, “Mülkiyet İlişkisi” başlıklı 722 inci maddesi, “İyiniyetli olmayan zilyet bakımından” başlıklı 995 inci maddesi
3.Değerlendirme
1.Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
24.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.