7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin 17/11/2014 tarihli ortak girişim sözleşmesine mütakiben 27/03/2015 tarihinde ... tarafından kurulmuş yabancı ortaklı bir ticari sermaye şirketi olduğunu, davalı Alman ortağın müvekkili şirketin büyük ortağı olup ortak gelişim sözleşmesinin 2. maddesinde davalının ortak nakdi sermaye yanında şirketin teknik alt yapı işlerini de üstlendiğini, davalının sözleşmesel yükümlülüğünü yerine getirmemesi ve ilk yönetim kurulu üyeleri tarafından yönetim kurulu toplantılarının yapılmaması, yıllık genel kurul toplantılarının dahil yapılmaması nedeniyle şirketin daha başından itibaren ölü doğduğunu, bu nedenle .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile olağanüstü genel kurul toplantısı gerçekleştirdiğini, kuruluştan yıllar sonra ve mahkeme kararı ile gerçekleştirilen genel kurulda değiştirilen yönetim kurulu tarafından yapılan incelemede davalı ortağın dava tarihi itibariyle 482.257,00 TL borçlu olduğunun tespit edildiği ve alacağın hukuken tahsili yönünde kendilerine yönetim kurulu tarafından yetki ve görev verildiğini, şirketin amaç ve konu bölümünde belirtilen ticari faaliyetlerinin maliyeti için toplam 1.774.758,30 TL harcandığını ve davalı ortağın dava tarihine kadar yapmış olduğu toplam 399.605,90 TL mahsup edildiğinde davalının 482.257,00 TL bakiye borcu bulunduğunu, ayrıca ortağın girişim sözleşmesindeki edimlerini yerine getirmeme, rekabet yasağı ihlali gibi eylemleri nedeniyle belirsiz alacak olarak şimdilik 10.000,00 TL talep edildiğini belirterek davanın kabulü ile; 482.257,00 TL alacağın dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte tahsiline ve 10.000,00 TL tazminat alacağının yine dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Dava dilekçesi davalı tarafına usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş, süresi içerisinde cevap verilmemiştir. Süresinden sonra sunulan beyan dilekçesinde davalı vekili; arabuluculuk aşamasının tamamlanmadığını, davacı şirketin Türk ortaklarının sözleşme gereği üzerlerine düşen edimlerini yerine getirmediklerini, davacı şirketin 2016 yılı Şubat ayından itibaren hiçbir faaliyet göstermediğini, davacı şirketin diğer ortakları tarafından ortaklık girişim anlaşmasına uyulmayıp aykırı davrandığını belirterek davanın öncelikle dava şartı yokluğundan bu talebin reddi halinde haksız ve asılsız davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Dava, şirket ortağı olan davalıdan alacak ve tazminat talebiyle açılmış olup davacı vekili tazminat alacağı talebi yönünden 30/03/2022 tarihli dilekçesi ile feragat etmiş olup davacı vekilinin feragat yetkisi bulunduğundan ve feragat davaya son veren taraf işlemlerinden olduğundan davacının tazminat talebi yönünden davanın feragat nedeniyle reddine karar verilmiştir. Davacının alacak talebi yönünden bilirkişi incelemesi yaptırılmış olup 16/08/2022 tarihli bilirkişi raporunda; borçlandırıcı işlemlerin neyle ilgili olduğu hususunda denetime elverişli şekilde değerlendirme yapılmadığı anlaşıldığından defter kayıtlarında yer alan faturalar ve ödemelerle ilgili inceleme yapılarak gerçek borç alacak durumunun tespiti için dosya bilirkişiye tevdi edilmiş, bilirkişi tarafından sunulan 26/04/2023 tarihli bilirkişi raporunda ara karar doğrultusunda gerekli inceleme yapılmış olup rapor denetime elverişli ve teknik olarak yeterli bulunduğundan hükme esas alınmıştır. Dava, taraflar arasında kurulan 17/11/2014 tarihli ortak girişim sözleşmesi uyarınca davacı şirketin bu ortaklık kapsamında yapmış olduğu harcamanın davalı hissesine düşen oranda davalıdan tahsili istemine ilişkin olup yaptırılan bilirkişi incelemesinde davacının ticari defter kayıt ve belgelerine, detay mizan ve bilançolarına göre, ortaklara borçlar hesabında görülen 1.552.342,12 TL'den ... hissesine isabet eden tutarın 771.171,06 TL olduğu, şirketin 349.605,90 TL borcu mahsup edildiğinde kalan tutarın 421.565,16 TL'sından ibaret olduğu, üçüncü şahıslara olan borçların 107.738,90 TL olduğu ve davalı şirketin hissesine isabet eden tutarın 53.869,45 TL olduğu, buna göre talep edilebilecek toplam tutarın 475.434,61 TL'den ibaret olduğu anlaşıldığından davanın kısmen kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

Tam metni görüntülemek için kayıt olun

Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın

Ücretsiz Kayıt Ol Giriş Yap