6. Hukuk Dairesi

Taraflar arasındaki tahkim kararının iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, Bölge Adliye Mahkemesince (İlk Derece Mahkemesi Sıfatıyla) davanın kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikler yönünden yapılan inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; hakem kararının HMK'nın 439/2. maddesine aykırı olduğunu ve iptaline karar verilmesi gerektiğini, tahkim şartı (anlaşması) nın geçersiz olduğunu, tahkim şartının genel işlem koşulu niteliğinde olduğunu, davalının açıkça bilgi verip bunların içeriğini öğrenme imkanı sağlamadığı, davacının hukuki yardım almasına imkan verilmediğinin açık olduğunu, itirazın iptali davasının tahkimde görülemeyeceğini, itirazın iptali ve alacak davasının birlikte görülemeyeceğini, davalının alacak talebinin ve hakem'in kabulünün dayanaksız ve hukuka aykırı olduğunu, alacağın mevcudiyeti ile ilgili hakem kabul ve kararlarının da usul ve yasaya maddi gerçeği aykırı olduğunu, hakemin sözleşmede ödeme tarihindeki kurun esas alınacağının yazılı olduğunu ve davalının ise tanzim tarihindeki kurun esas alındığını görmediğini, davalının hizmet verdiğini ispatlayamadığını, dava konusu fatura içeriklerinin sözleşmeler ile örtüşmediğini, masraflarla igili hesaplamaların yanlış olduğunu, hakemin eksik tetkikat yaptığını, bilirkişi incelemesi yapmadığını, uzman görüşü tarafların uzman görüşü sunma zorunluluğu olmadığını ileri sürerek 10/03/2022 tarihli hakem kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; HMK'nın 439.maddesinde hangi durumlarda iptal davası açılabileceğinin tahdidi olarak sayıldığını, davacının 439. madde kapsamına giren sebeplerine cevap verileceğini, diğer iddiaların iptal davası kapsamında dinlenilmesinin mümkün olmadığını, iptal davasında yeniden yargılama yapılamayacağını, tahkim anlaşmasının geçersizliğinin söz konusu olmadığını, itirazın iptali davasının tahkimde görülemeyeceğini düzenleyen bir kanun hükmünün bulunmaması ve Yargıtay'ın itirazın iptali davasının tahkimde görülebileceğine ilişkin yerleşik hale gelmiş görüşü karşısında davacının yapmış olduğu itirazın yersiz olduğunu, davanın itirazın iptali davası olarak sonuçlandırılmasında hukuka aykırılık bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

Tam metni görüntülemek için kayıt olun

Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın

Ücretsiz Kayıt Ol Giriş Yap