. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Davacı vekili dava dilekçesi ile özetle; Müvekkili ile davalı arasında ticari alışveriş gerçekleştiğini, bu alışveriş neticesinde müvekkili tarafından 20.12.2019 tarihli ... numaralı 2.455,01 TL bedelli, 19.12.2019 tarihli ... numaralı 2.756,16 TL bedelli ve 20.12.2019 tarihli ... numaralı 5.862,60 USD bedelli faturalar kesildiğini, davalının bir kısım ödemeler yaptığını ancak kalan bakiyeyi ödemediğini, 20.12.2019 tarihli ... numaralı 5.862,60 USD bedelli faturalardaki ürünler ihraç kayıtlı olarak satıldığını, bu ürünlere ilişkin ihracat belgelerinin ekli olduğunu, ödenmeyen kısımlar için Konya . İcra Müdürlüğü'nün ... Esas ve ... Esas numaralı dosyaları ile icra takibi yapıldığını, 20.12.2019 tarihli ... numaralı 2.455,01 TL bedelli, 19.12.2019 tarihli ... numaralı 2.756,16 TL bedelli faturalar için Konya . İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra takibi, 20.12.2019 tarihli ... numaralı 5.862,60 USD bedelli faturalar için Konya . İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalının itiraz ettiğini ve takibin durduğunu, davalının icra takiplerinden sonra müvekkiline ... numaralı 2.756,16TL bedelli, ... numaralı 2.445,01 TL bedelli ve ... numaralı 3.892,60 USD bedelli iade faturaları kestiğini, müvekkilinin de Konya . Naterliği'nin ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile faturaları iade ettiğini, davalı müvekkili tarafından yapılan takiplere kötüniyetli olarak itiraz ettiğini bu nedenlerle Konya . İcra Müdürlüğü'nün ... Esas ve ... Esas numaralı dosyalarına yapılan itirazın iptali ile takibin devamını, kötüniyetli olarak yapılan itirazlar sebebi ile davalı aleyhine %20 den aşağı olmamak kaydı ile icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı cevap dilekçesi ile özetle; Öncelikle huzurdaki davanın usulden reddi gerekmektedir. nitekim, davacı yan iki farklı takip olan Konya . İcra Müdürlüğü ... E. Ve Konya . İcra Müdürlüğü ... E. sayılı dosyalarda gerçekleştirilen itirazların tek bir dava ile iptalini talep etmiş olmakla her bir icra dosyasının kendi içerisinde bütünlüğü ilkesine aykırı hareket ettiğini, davacı yanın dava dilekçesi incelendiğinde müvekkili firma aleyhine başlatılan iki farklı icra dosyasına istinaden tek bir itirazın iptali davası ikame edildiği anlaşıldığını, oysaki hukukumuzda dava taleplerinin ve icra dosyalarının kendi içinde bütünlüğü ilkesinin esas olduğunu, nitekim huzurdaki davada da dava konusu icra takiplerinin ayrı olup farklı icra takiplerine istinaden ayrı itirazın iptali davası ikame edilmesi gerektiğini, gerçekten de usulen ve hukuken bakıldığında, her bir icra dosyasına karşı gerçekleştirilen itirazların ayrı ayrı değerlendirilmesi ve ayrı ayrı yapılacak değerlendirmeler neticesinde sonuca gidilmesi gerekeceğini, anılan nedenle farklı icra takiplerini içeren huzurdaki davanın usule, hukuka ve yasaya aykırı ikame edilmiş olduğunu, davanın öncelikle usulden reddinin gerektiğini, davaya konu ilamsız icra takip dosyalarına dayanak olarak gösterilen faturaların, davacı yanın salt kusuru nedeni ile ayıplı olarak satıma konu edilen ürünlere ilişkin olduğunu, bu hususun müvekkili firmaca davacı yana bildirilmiş ve tarafların ürünlerin ayıplı olduğu ve neticede davalı müvekkili firmanın kalan bakiye bakımından ödeme yapmasına gerek olmadığı yönünde mutabık kaldıklarını hal böyle olmasına ve taraflar arasında bu ürünlerin ücretlendirilmeyeceği yönünde anlaşma bulunmasına rağmen, davacı yanca haksız olarak anılan faturalardan bahisle önce ilamsız icra takipleri başlatıldığını akabinde de huzurdaki davanın ikame edildiğini, müvekkili firma aleyhine başlatılan Konya . İcra Müdürlüğü ... E. Sayılı ilamsız takibe dayanak 20.12.2019 tarih ... numaralı fatura, imalatçısı ve üreticisinin davacı firma olduğu davalı müvekkili firmanın ise ABD'de faaliyet gösteren şirketler nezdinde ihracat işlemlerini gerçekleştireceği ürünlere ilişkin olduğunu, dolayısıyla esasen taraflar arasındaki anlaşmada davacı firmaya yüklenilen edim faturaya konu ürünlerin ihracata ve ihracatın gerçekleştirileceği ülke olan ABD şartlarına uygun olarak ürün imalatı ve ambalajlama işlemlerini gerçekleştirerek ürünlerin aynı şartlarda tesliminin sağlanması olduğunu, nitekim ihracat kayıtlı ürün satışında, imalatçı firma tarafından üretim ve paketleme işlemleri gerçekleşmesinin akabinde, ürünlere ikinci bir el değmeden ürünlerin yurt dışına, imalatçı firmanın hazırladığı şekli ile gönderilmekte olduğunu, zira üretici firmanın üstlendiği edimin de tam olarak bu olduğunu, Hal böyle iken, müvekkili firma tarafından da davacı firmadan siparişini verdiği ürünlerin yabancı firmalara ihracatını gerçekleştirmek amacı ile ürünlerin davacı/imalatçı firmanın hazırladığı şekli ile ABD'ye ulaşmasının sağlandığını, akabinde ürünlerden 24'er adet numuneleri paketli halleri ile ihracat işlemlerinin tamamlanabilmesi amacı ile FDA (U.S. Food and Drug Administration: Amerika Birleşik Devletleri Sağlık Bakanlığına bağlı; gıda, diyet eklentileri, ilaç, biyolojik medikal ürünler, kan ürünleri, medikal araçlar, radyasyon yayan aletler, veteriner aletleri ve kozmetiklerden sorumlu büro) onayına sunulduğunu, onay süreci beklendiği sırada müvekkili firma yetkilileri tarafından FDA onayına sunulan ürünlerin Detained (İmha) statüsüne alındığı anlaşıldığı bu durumun derhal davacı şirkete mail ile bildirilerek ürünlerin imha statüsüne alındığı, sebebinin müvekkili firmaca da anlaşılamadığı sürecin takipçisi olunduğu ve gerekli yazışmalara devam edildiğinin yazılı olarak bildirildiğini, gerek FDA gerekse de müşteri firmaların onayına sunulan numune ürünler ve geri kalanların tümü müvekkili firma tarafından davacı firmanın gönderdiği haliyle korunduğunu ve onay mercilerine paketli halleri ile el sürülmeden teslim edildiğini, zira ihracat kayıtlı satılan ürünler paletler üzerinde çoklu şekilde paketlendiğini ve birbirine bağlı halde gönderilmekte olduğunu, ürünlerin ihracatı yapılacağı müşteri firmalara teslimi öncesinde, birbirine bağlı ambalajlı ve paketli hallerinden çıkartılmasının mümkün olmadığını, dolayısıyla ürünlerin FDA ve müşteri onayına sunulmadan evvel müvekkili firmanın toplu paketler halinde gönderilen ürünleri inceleme imkanı bulunmadığını, bu nedenlerle öncelikle iki ayrı icra takip dosyası bakımından tek bir dava ikame edilmiş olması sebebi ile davanın usulden reddini, davacı yan tarafından hukuka, yasaya ve hakkaniyete aykırı ve kötü niyetle ikame edilmiş olan davanın, davaya konu faturaların ayıplı ve bedelsiz ürünlere ilişkin olması sebebi ile esastan reddini, mahkememiz aksi bir kanaatte ise kabul anlamına gelmemek kaydıyla, müvekkili firmanın masraf/zarar kalemlerinin davaya konu ürünlerin ücretlerinden çok dafa fazla olduğu ve takas/mahsup def'inde bulundukları dikkate alınarak müvekkilinin zarar/harcama giderlerinin tespiti ile neticede davanın reddini, davacı yanın %20’den aşağı olmayacak şekilde kötü niyet tazminatına mahkum edilmesini, her halde yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı yan üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Tam metni görüntülemek için kayıt olun
Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın