9. Hukuk Dairesi
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı idare ile davalılar arasında hizmet alım sözleşmesi imzalandığı, dava dışı işçi ...'in açtığı işçi alacakları davasında verilen karar üzerine dava dışı işçiye 16.008,05.TL ödeme yapıldığını, yapılan hizmet alım sözleşmeleri gereği bu bedellerden davalıların sorumlu olduğunu belirtilmiş, ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsili talep edilmiştir. İlk derece Mahkemesince; Davanın kısmen Kabulü ile; 4.292,18.TL'nin 03/03/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle beraber davalı ... Gıda Tek. Tem. San. Tic. A.Ş.'den alınarak davacıya verilmesine, 2.649,50.TL'nin 03/03/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle beraber davalı ... Taş. Yem. San. Tic. Ltd. Şti ile ... Kargo Ltd. Şti.'den müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 2.250,70.TL'nin 03/03/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle beraber davalı ... Grup İnş. Tem. San. Tic. Ltd. Şti.'den alınarak davacıya verilmesine, 3.083,76.TL'nin 03/03/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle beraber davalı ... Tem. İlaç Taş. Oto. Kir. San. Ve Tic. Ltd. Şti.'den alınarak davacıya verilmesine, fazlaya dair istemin reddine, karar verildiği anlaşılmıştır. Somut olayda dava dilekçesinde dava değerinin 16.008,05.TL olarak gösterilmiş, yapılan yargılama sonucunda ilk derece mahkemesince açılan davanın kısmen kabulüne ile, davalı ... Kargo Limited Şirketi yönünden 2.649,50.TL alacağın dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlik davalılardan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. Davacı yönünden istinaf konusu miktarın 3.731,91.TL, davalı ... Kargo Limited Şirketi yönünden istinaf konusu miktarın 2.649,50.TL olduğu anlaşılmıştır. 02/12/2016 tarih ve 29906 Sayılı Resmi Gazetede yayımlanan ve aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 Sayılı Yasanın 41. maddesi ile yapılan değişiklik sonucu 6100 Sayılı HMK'nın 341/2 maddesinde öngörülen kesinlik sınırı karar tarihi olan 2022 yılı için 8.000,00.TL 'dir. Davacı yönünden yapılan incelemede: Davaya konu olayda dava değeri dava dilekçesinde 16.008,05.TL olarak gösterildiği, davanın kısmen kabulüne karar verildiği, red edilen dava değerinin 3.731,91.TL olduğu, karar tarihi olan 2022 yılı için istinaf kesinlik sınırının 8.000,00.TL olduğu, red edilen dava değerinin kesinlik sınırı altında kaldığı, ayrıca istinaf talebinde bulunan davalı ... Kargo Limited Şirketi'nin kabul edilen miktar açısından istinaf hakkının bulunmadığı, bu nedenle davacı tarafça katılma yoluyla yapılan istinaf başvurusunun usulden reddi gerektiği anlaşılmıştır. Davalı ... Kargo Limited Şirketi yönünden yapılan incelemede; davalı ... Kargo Limited Şirketi yönünden 2.649,50.TL alacağın dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlik davalılardan alınarak davacıya verilmesine karar verildiği, karar tarihi olan 2022 yılı için istinaf kesinlik sınırının 8.000,00.TL olduğu, kabul edilen dava değerinin kesinlik sınırı altında kaldığı, bu nedenle iş bu karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulamayacağı anlaşılmıştır. İstinaf başvurusunun kesin nitelikte bir karara yönelik olup olmadığını denetleme görevi öncelikli olarak ilk derece mahkemesine aittir. Ancak ilk derece mahkemelerinin bu hususu gözetmeden dosyayı Bölge Adliye Mahkemesine göndermesi halinde, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından ne şekilde bir karar verileceği 6100 Sayılı HMK'nın 352. maddesinde gösterilmemiş, sadece gerekli kararın verileceği ifade edilmiştir. Bu konuda kanunda bir açıklık bulunmamakla birlikte 01/06/1990 tarih ve 3/4 Sayılı İçtihadı Birleştirme Kararının bu tür olaylarda kıyasen uygulanması mümkündür. Sözü edilen İçtihadı Birleştirme Kararı, ilk derece mahkemelerinden verilen bir kararın kesin nitelikte olmasına rağmen temyiz edilmesi ve ilk derece mahkemesi tarafından bu konuda bir karar verilmeksizin dosyanın Yargıtay'a gönderilmesi halinde Yargıtay'ın, ilk derece mahkemesine bu konuda geri çevirme kararı verilmeksizin, temyiz talebinin reddine karar vermesinin mümkün olduğu yönündedir. İlk Derece Mahkemesince Hukuk Muhakemeleri Kanunun Yönetmeliğinin 8/11 maddesi gereğince kanun yolu formu hazırlanmak suretiyle istinaf dilekçesiyle birlikte dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesi halinde, ilk derece mahkemesinin istinaf kanun yoluna başvurulan kararın kesin nitelikte olmadığı kabulüne ulaşarak dosyayı Bölge Adliye Mahkemesine göndermiş olduğunu kabul etmek gerekir. Zira ilk derece mahkemesince kararın kesin nitelikte olmadığı kabulüne ulaşılması halinde ayrı bir karar yazılmamaktadır. Bu nedenle, ilk derece mahkemesinin kararının kesin nitelikte olmadığı kabulüne ulaştığı kabul edilerek, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından 6100 Sayılı HMK'nın 352/1 maddesi gereğince gerekli kararın (usülden red kararının) verilmesi gerekecektir. İlk Derece Mahkemesince verilen karar 6100 Sayılı HMK'nun 341/2 maddesi uyarınca kesin niteliktedir. Taraf vekilleri tarafından kesin nitelikte bir karara karşı istinaf kanun yoluna başvurduğu anlaşıldığından, esasa ilişkin herhangi bir inceleme ve değerlendirme yapılmadan 6100 Sayılı HMK'nın 341/2 maddesi ve 352/1-b maddesi gereğince istinaf başvurularının usulden reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Tam metni görüntülemek için kayıt olun
Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın