KONYA Bölge Adliye Mahkemesi
Davalı vekili, müvekkili şirketin icra takibine dayanak gösterilen faturadan icra takibi ile haberi olduğunu, davacının kötüniyetli olarak fatura hazırladığını, müvekkili şirketin davacı şirkete karşı herhangi bir borcunun olmadığını, ibraz edilen çek suretinden de anlaşılacağı üzere müvekkilinin yapmış olduğu ticari iş neticesinde 100.000,00 TL ödeme yaptığını, davacının ise haksız ve kötü niyetli olarak ödeme yapıldıktan sonra işbu faturayı kestiğini, davacının davasını ispat etmesi gerektiğini, söz konusu faturada ne bir kaşe ne bir imza bulunmadığını savunarak, davanın reddi ile haksız ve kötüniyetli olan davacının aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere tazminata hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, "...Davacı firma ticari defter ve kayıtlarına göre de davalı firmanın, 100.000.32 TL davacı firmaya borçlu olduğunun tespit edildiğini, ancak icra ve dava tutarının 37.050,69 TL. olduğunun görüldüğünü, dolayısı ile davacı firma ticari defter ve kayıtlarına göre davacı firmanın, davalı firmadan 100.000,32 TL. alacaklı olduğu tespit edildiğinden ve ödenen çek ile davacı defterlerinde kayıtlı borç miktarı da uyuştuğundan davalının davacıya ödeme yaptığının ve davacının davalıdan alacağının bulunmadığı mahkememizce tespit edildiğinden davacının davasının reddine yönelik aşağıdaki şekilde hüküm kurulmasına kanaat getirilmiştir. Ayrıca; İcra ve İflas Kanununun 67 maddesinin 2.fıkrasına göre; “Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir.” Kötüniyet tazminatı, takibe girişmekte kötüniyetli bulunduğu borçlu tarafından açıkça kanıtlanmış olan ya da öyle olduğu ayrıca kanıtlanmasına gerek bulunmaksızın dosya kapsamından açıkça anlaşılabilen alacaklıya yönelik bir yaptırım niteliğindedir. Anılan yasa hükmüne göre, alacaklının anılan tazminata mahkum edilebilmesi, açıkça, takibin kötüniyetle yapılmış olması koşuluna bağlanmıştır. Hemen belirtmek gerekir ki, alacaklının icra takibini kötüniyetli olarak yaptığı hususu, borçlu tarafından kanıtlanmalıdır. Öğretiye ve Yargıtay uygulamasına göre, alacağının bulunmadığını bildiği veya bilmesi gereken bir durumda olduğu halde, icra takibine girişen alacaklı, kötüniyetli kabul edilir. Somut olayda, davacı taraf davalı yandan 100.000,00 TL bedelli çeki ciro yoluyla teslim alarak ödemenin gerçekleştiğini bilmesine rağmen takip yaptığından takipte kötüniyetli görülmüştür. Açıklanan miktar uyarınca kötüniyet tazminatı hükmedilmiştir...." gerekçesiyle, davanın reddine, 37.050,69 TL üzerinden %20 oranında hesaplanan 7.410,14 TL kötüniyet tazminatının davacıdan alınarak davalıya verilmesine karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ:
Tam metni görüntülemek için kayıt olun
Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın