KONYA Bölge Adliye Mahkemesi
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı taraf konkondatoya ilişkin komiser işlemlerine süresinde itiraz etmediğini, davacı bankanın gerçekte ne kadar alacaklı olduğu hususu ilglii banka şubesinden araştırılmalı ve bu konuda bilirkişi raporu alınması gerektiğini, davacı tarafın faiz talebinin de yersiz olduğunu beyanla davanın esastan reddini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "....Konya ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... gün ve ... E. ... K. sayılı ilamı ile davalı şirketin açtığı konkordato davasının sonunda davalı şirketin revize edilmiş haliyle konkordato projesinin adi alacaklar ve rehinli alacaklar yönünden tasdikine ve konkordatonun tasdiki kararının, gerekçeli kararın kesinleşmesi beklenilmeksizin derhal (04/12/2019 tarihi itibariyle) bağlayıcı hale gelmesine karar verildiği anlaşılmış, gerekçeli kararın henüz kesinleşmediği belirlenmiştir. 2004 s. İİK'nın 308/b maddesinde belirtilen 1 aylık sürenin, bu davaların açılması için hak düşürücü süre olmayıp, konkordato davasında çekişmeli alacaklılar için pay ayrılması halinde, bu paydan yararlanabilmek için dava açılması gereken süre olduğu sonucuna varıldığından davanın süresinde açıldığı anlaşılmıştır. Dosya kapsamına uygun görülerek diğer rapora karşı üstünlük tanınan ve hükme esas alınan 2. bilirkişi heyetinin 22/10/2021 tarihli ek raporunda da açıklandığı üzere; Nakdi krediler yönünden yapılan incelemede; Konkordato davasında, konkordato komiseri tarafından alacaklılardan 23/01/2019 kesin mühlet tarihi itibariyle borçlarını konkordato komiserine bildirmeleri istenilerek bu hususun alacaklılara ilan ve tebliğ edildiği, davacı banka tarafından da gayri nakdi krediler ile birlikte toplam 2.146.023,54 TL.'lik alacak bildiriminde bulunduğu, alacak bildirimi yapılırken adi alacak ve rehinli alacak ayrımı yapılmadığı, davalı şirket tarafından davacının bildirdiği alacağın (817.224 TL. rehinli alacak ve 911.914,07 TL. adi alacak olmak üzere toplam) 1.729.138,07 TL'lik kısmının kabul edildiği, bildirilen alacağın (416.885,47 TL.'lik kısmının ise çekişmeli hale geldiği belirlenmiştir. 2004 s. İİK'nin 294/3. maddesine göre, "Tasdik edilen konkordato projesi aksine hüküm içermediği takdirde kesin mühlet tarihinden itibaren rehinle temin edilmemiş her türlü alacağa faiz işlemesi durur." Konkordato davası sonunda davanın kabulü ile konkordato projesinin tasdikine ve konkordatonun tasdiki kararının gerekçeli kararın kesinleşmesi beklenilmeksizin derhal bağlayıcı hale gelmesine karar verildiği için taraflar yönünden bağlayıcı olduğu belirlenmiştir. Konkordato projesinde adi alacaklılar için faiz ödenmeyeceği bildirildiğinden, davacı bankanın Yargıtay uygulamaları gereğince, temerrüt (en geç kesin mühlet) tarihine kadar akdi faiz ve BSMV'si ile ödenmeyen kısmın toplamının anapara sayılması gerektiği, bu tarihten sonra davacının adi alacağına faiz yürütülmesinin mümkün olmadığı ancak, rehinli alacaklar yönünden kesin mühlet tarihine kadar faiz yürütülerek ipotek bedelinin (limitinin) tespitinin gerektiği kabul edilmiştir. Yine aynı ek rapora göre, davacı bankanın gönderdiği kat ihtarnamesi ile davalı şirketin kesin mühlet tarihi olan 23/01/2019 tarihinden önce, 16/11/2018 tarihinde temerrüte düşürüldüğü, temerrüt tarihi itibariyle davacı bankanın davalıdan olan nakdi kredilere ilişkin adi alacağının 737.500,97 TL. olduğu ve ayrıca 65 adet çek yaprağı bedeli sorumluluk tutarından dolayı da 129.800 TL.'lik gayri nakdi krediden doğan depo hakkının bulunduğu, alacak bildirimi yapılırken 112.687,10 TL.'lik gayri nakdi kredi alacağı bildiriminin yapıldığı anlaşılmıştır. Davacı bankanın rehinli kredisine ilişkin ipotek bedelinin 1.360.000 TL. olup, temerrüt tarihi olan 16/11/2018 tarihinden, kesin mühlet tarihi olan 23/01/2019 tarihine kadar temerrüt faizi yürütülmesi ve kesin mühlet tarihine kadar yapılan kısmi ödemelerin mahsubu sonucu, kesin mühlet tarihi itibariyle ipotekle temin edilen alacak miktarının (ipotek bedelinin/limitinin) 1.352.204,50 TL. olduğu belirlenmiştir. Konkordato dosyasında kesin mühlet tarihi itibariyle rehinli alacak olarak 817.224 TL.'nin kabul edildiği, bu hususun ihtilaflı olmayıp, sadece adi alacaklar ve gayri nakdi krediler yönünden taraflar arasında ihtilaf doğduğu sonucuna varılmıştır. 2. Bilirkişi heyetinin ek raporuna göre, davacının kesin mühlet tarihi itibariyle adi alacağının 737.500,97 TL. olması, konkordato dosyasında adi alacak olarak davalının 911.914,07 TL.'yi kabul etmesi karşısında, davacının kabul edilmeyen adi alacağının bulunmadığı tespit edilmiş, adi alacak yönünden talebin reddine karar vermek gerekmiştir. Gayri nakdi krediler yönünden yapılan incelemede de; Kesin mühlet tarihi itibariyle, davacı bankanın gayri nakdi krediden doğan depo hakkının 129.800 TL. olmasına rağmen davacı bankanın 112.687,10 TL.'lik gayri nakdi kredi alacağı bildiriminde bulunduğu ve gayri nakdi kredi alacağının tamamının çekişmeli olduğu belirlenmiştir. 2004 s. İİK.'nın 302/6. maddesine göre; "Çekişmeli veya geciktirici koşula bağlı yahut belirli olmayan bir vadeye tabi alacakların hesaba katılıp katılmamasına ve ne oranda katılacağına mahkeme karar verir. Şu kadar ki bu iddialar hakkında ileride mahkemece verilecek hükümler saklıdır." 2004 s. İİK.'nın 302/6. maddesinde de belirtildiği üzere, çekişmeli veya geciktirici koşula bağlı yahut belirli olmayan bir vadeye tabi alacakların (örneğin; bankaların henüz ödenmemiş çek yaprağı bedelinden doğan veya henüz nakde çevrilmemiş teminat mektubu bedellerinden doğan alacakları gibi gayri nakdi kredi alacaklarının) konkordato projesine dahil edilmesi mümkündür. Bu gayri nakdi kredilerin çekişmeli hale gelmesi durumunda da, konkordato davasına bakan mahkemenin bu gayri nakdi kredinin ne kadarlık kısmının konkordato nisabına dahil edilmesi gerektiğine kesin olarak karar vermesi mümkündür. Ancak konkordato dosyası içerisinde kesin olarak verilecek bu karar, sadece konkordato nisabının hesabı yönünden hüküm ifade edecek olup tarafların maddi hukuktan doğan hakları (gayri nakdi kredi alacağının bulunup bulunmadığı ve varsa miktarı) yönünden asıl mahkemesinde açacakları dava sonunda verilecek hükümler saklı olduğundan mahkememizce gayri nakdi krediler yönünden ayrıca değerlendirme yapılması gerektiği sonucuna varılmıştır. Geciktirici şarta bağlı alacak niteliğinde olan gayri nakdi kredilerin, konkordato projesine dahil edilmesi mümkün ise de; bunun en geç alacaklar toplantısından 1 hafta sonrasına kadar olan (2004 s. İİK.'nın 302/7. md.) iltihak süresi içerisinde geciktirici şartın gerçekleşmesi halinde mümkün olabileceği, bu sürenin geçmesinden sonra gayri nakdi kredinin (çek yaprağı bedelinin ödemesi veya teminat mektubu bedelinin tazmin edilmesi gibi sebeplerle) nakde dönüşmesi halinde, nakde dönüşen bu alacağın konkordato hükümleri ile sınırlı olmaksızın normal bir alacak olarak talep edilebileceği kanaatine varılmıştır. Çünkü, 2004 s. İİK.'nın 308/c-2. maddesine göre; "bağlayıcı hâle gelen konkordato, konkordato talebinden önce veya komiserin izni olmaksızın mühlet içinde doğan bütün alacaklar için mecburidir." Gayri nakdi kredi iken nakdi krediye dönüşen alacağın, konkordato talebinden önce bütün unsurları ile eksiksiz olarak doğan bir alacak gibi kabul edilemeyeceği (geciktirici şartın sonradan gerçekleştiği) ve bu alacağın komiserin izni olmaksızın mühlet içinde doğan alacak olarak da görülemeyeceği için iltihak süresine kadar nakdi krediye dönüşmeyen gayri nakdi kredilere ilişkin davanın kabul edilemeyeceği ve konkordato projesine dahil edilmesinin mümkün olmadığı anlaşılmıştır. Diğer yandan,
Tam metni görüntülemek için kayıt olun
Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın