Esas No
E. 2022/6459
Karar No
K. 2023/3975
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
Gayrimenkul Hukuku
Aramaya Dön
YARGITAY

1. Hukuk Dairesi

E. 2022/6459 K. 2023/3975 T.
Karar Sonucu ONANMASINA
Resmî Atıf Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2022/6459, K. 2023/3975, T. 05.07.2023
PDF DOCX UDF
Karar Künyesi
Mahkeme
Yargıtay
Daire
1. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/6459
Karar No
2023/3975
Karar Tarihi
05.07.2023
Dava Türü
Hukuk
Hukuk Alanı
Gayrimenkul Hukuku
Karar Sonucu
ONANMASINA
Karar Metni Tam metin · resmî kaynaktan

1. Hukuk Dairesi         2022/6459 E.  ,  2023/3975 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasında görülen tapu iptali ve tescil, tenkis davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece kararın bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece, bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.

Mahkeme kararı, davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA

Davacı, mirasbırakan annesi ... ...'nun verdiği vekâletname kullanılarak vekil Haldun tarafından dava konusu 384 parsel sayılı taşınmazın davalı ...'a temlik edildiğini, devir tarihinde malik ...'in tasarruf ehliyeti bulunmadığını ve terekeden mal kaçırma amacı ile hareket ettiğini ileri sürerek, ehliyetsizlik ve muris muvazaası hukuksal nedenlerine dayanarak, davalı ... adına olan tapu kaydının ile iptaline, taşınmazın terekeye iadesine, olmadığı takdirde saklı payı oranında tenkise karar verilmesini istemiş, aşamada mirasbırakan ...'in terekesine; ... temsilci olarak atanmıştır.

II. CEVAP

Davalı, mirasbırakan ...'in mirasçılarından olmadığını, kendisine yapılan satışın gerçek satış olduğunu, taşınmazın bedelini ödediğini, ayrıca tenkis davasının yasal süre geçtikten sonra açıldığını belirterek, davanın reddini savunmuş, yargılama sırasında ölümü üzerine mirasçısı davaya dahil edilmiştir.

III. MAHKEME KARARI

Mahkemenin 15.04.2014 tarihli ve 2009/494 Esas, 2014/237 Karar sayılı kararıyla; mirasbırakan ...'in temlik tarihinde ehliyetsiz olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A

. Bozma Kararı

1.Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2.Dairenin 16.02.2016 tarihli ve 2014/14356 Esas, 2016/1731 Karar sayılı kararıyla; mahkeme kararı onanmıştır.

3.Dairenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.

4.Dairenin 21.11.2016 tarihli ve 2016/7969 Esas, 2016/10465 Karar sayılı kararıyla; "...Somut olayda; davacı öncelikle ehliyetsizlik ve muris muvazaası hukuksal nedenlerine dayalı olarak tapu iptali ve tescil davası açmış, Mahkemece 16.10.2012 tarihli oturumda, taşınmazın terekeye döndürülmesi için dava açıldığına göre, davacı vekiline terekeye temsilci atanması ya da -diğer mirasçıların- davaya muvafakatlarının sağlanması bakımından mehil verilmiş, davacı vekili tarafından ... Sulh Hukuk Mahkemesinin 2012/1151 sayılı dosyası ile mirasbırakan ...'in terekesine temsilci atanması için dava açılmış Mahkemece yapılan yargılama sonucunda Necati İnanç'ın TMK'nın 403. maddesi yollaması ile 426/2. maddesi gereğince temsil kayyımı olarak atanmasına karar verilmiştir.

TMK'nın 396. ve izleyen maddelerinde düzenlenen vasilik ve kayyımlık kurumları ile aynı Kanun'un 701. ve takip eden maddelerinde düzenlenen elbirliği mülkiyet ve yine aynı Kanun'un 640. maddesinde düzenlenen miras ortaklığı kavramları birbirlerinden ayrı kurumlar ve kavramlardır.Davacı ehliyetsizlik ve taşınmazın terekeye iadesi isteği ile muris muvazaası hukuksal nedenlerine dayalı tapu iptal ve tescil davası açtığına ve mirasbırakanın davacı dışında mirasçıları bulunduğuna göre, diğer mirasçıların davaya muvafakatları sağlanmadan veya terekeye yöntemine uygun temsilci atanmadan davanın görülüp sonuçlandırılması olanaksızdır. Hâl böyle olunca, taraf teşkili sağlanmadan davanın esastan karara bağlanması yanlış olduğundan kararın bozulması gerekir." gerekçesiyle onama kararı ortadan kaldırılmış, Mahkeme kararı bozulmuştur.

B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar

Mahkemenin 18.05.2022 tarihli ve 2017/78 Esas, 2022/196 Karar sayılı kararıyla; mirasbırakan ...'nun terekesine temsilci olarak ...'ın atandığı, tereke temsilcisi davaya dahil edilerek yargılamaya devam edildiği, Adli Tıp Kurumunun 26.03.2012 tarihli raporunda mirasbırakanın vekalet verdiği 20.08.2003 ve tapuda işlemin yapıldığı 12.08.2005 tarihlerinde fiil ehliyetinin bulunmadığının belirtildiği, fiil ehliyeti bulunmayan kişinin yapacağı işlemlerin sonuç doğurmayacağı, karşı tarafın iyiniyetli olmasının da işlemi geçerli kılmayacağı, davalıya yapılan satış işleminin geçersiz olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri

Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; kararın mesnetsiz ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, doktor raporlarının ehil olmayan, hakkında soruşturma başlatılan, İran uyruklu bir kişiye tercüme ettirildiğini, yanlış ve eksik tercüme yapılan doktor raporlarına dayalı olarak ATK raporunu düzenlendiğini, ... Sağlık Sigortasında çalışan ... doktorunun 06.02.2002 tarihli yazısının ... doktoru tarafından verilmediği, doktorun kaşesinin olmadığına dair tercüme evrakının değerlendirilmediğini, tanıklarının beyanlarının dikkate alınmadığını, mirasçılardan Özlem ve kızı Simge'nin mirasbırakanın akli dengesinin yerinde olduğunu bildiklerine dair beyan dilekçelerinin nazara alınmadığını, Almanya'da kişinin akli dengesinin yerinde olmaması halinde mahkemelerin vasi tayini için kendiliğinden işlem başlatıldığını, mirasbırakan ...'e ise vasi tayin edilmemiş olmasının vasi tayinini gerektirecek akli yetersizlik veya bozukluğunun olmadığını gösterdiğini, davalının iyiniyetli üçüncü kişi olduğunu bildirerek ve önceki beyanlarını tekrarla mahkeme kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe

1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; ehliyetsizlik ve muris muvazaası hukuki nedenlerine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.

2.İlgili Hukuk

Davranışlarının, eylem ve işlemlerinin sebep ve sonuçlarını anlayabilme, değerlendirebilme ve ayırt edebilme kudreti (gücü) bulunmayan bir kimsenin kendi iradesi ile hak kurabilme, borç (yükümlülük) altına girebilme ehliyetinden söz edilemez. Nitekim ... Medeni Kanununun (TMK) “Fiil ehliyetine sahip olan kimse, kendi fiilleriyle hak edinebilir ve borç altına girebilir” biçimindeki 9. maddesi ile şahsın hak elde edebilmesi, borç (yükümlülük) altına girebilmesi, fiil ehliyetine bağlanmış, 10. maddesi de, fiil ehliyetinin başlıca koşulu olarak ayırtım gücü ile ergin (reşit) olmayı kabul ederek “Ayırt etme gücüne sahip ve kısıtlı olmayan her ergin kişinin fiil ehliyeti vardır.” hükmünü getirmiştir. “Ayırtım gücü” eylem ve işlem ehliyeti olarak da tarif edilerek, aynı Yasa'nın 13. maddesinde “Yaşının küçüklüğü yüzünden veya akıl hastalığı, akıl zayıflığı, sarhoşluk yada bunlara benzer sebeplerden biriyle akla uygun biçimde davranma yeteneğinden yoksun olmayan herkes bu kanuna göre ayırt etme gücüne sahiptir.” denmek suretiyle açıklanmış, ayrıca ayırtım gücünü ortadan kaldıran önemli nedenlerden bazılarına değinilmiştir. Önemlerinden dolayı bu ilkeler, söz konusu yasa ile öteki yasaların çeşitli hükümlerinde de yer almışlardır.

3.Değerlendirme

1.Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3/2. maddesinin yollamasıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (HUMK) uygulanacağı davalar yönünden HUMK'un 428. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Aşağıda yazılı 25.726,40 TL bakiye onama harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,

05.07.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

İlgili Mevzuat & Etiketler
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog