16. Hukuk Dairesi

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; şirketin markasız olarak kendi şirketi adına ithal etmiş olduğu ürünlerin "..." markası ile bağlantısının bulunmadığını, ithal edilen ürünlerin üreticisinin ithal edilen ülke olan İspanya'da kurulu ... şirketi olduğunu, bununla birlikte "..." ibaresinin İspanya’da ticaret siciline kayıtlı bir şirketin ticaret unvanı olduğunu, huzurdaki davanın haksız yere ikame edildiğini, davalının ticaret yapmakta olduğu ... Tic. Ltd. Şirketi ile davacı şirketin yetkilisinin arasında mevcut bir hukuki uyuşmazlığın olduğunu, ... ve ... şirketi tarafından ...’a Öncelikli hak sahipliği ve kötü niyete dayalı marka hükümsüzlük davasının açılmış olduğunu, Antalya 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2019/383 Esas saydı dosyası ile "..." markasının hükümsüzlüğüne ilişkin devam etmekte olduğunu, bu nedenle davacı şirket yetkilisinin "..." markasının gerçek sahibi olduğu hususunun tartışmalı olduğunu, ayrıca yine ... ile ... şirketi arasında devam etmekte olan Antalya 3. Asliye Hukuk Mahkemesi 2019/429 Esas saydı marka tecavüzüne ilişkin de bir davanın mevcut olduğunu, "...” markasının dünya çapında elliyi aşkın birçok ülkede olduğu gibi, ...’nin tek ortağı olan ...’ya ait olduğunu, davacı tarafın kötü niyetli olarak "... İHRACAT SANAYİ VE TİCARET LIMITED ŞİRKETİ"nin unvanını değiştirdiğini ve "... İTHALAT İHRACAT SANAYİ TİCARET LIMITED ŞİRKETİ" olarak tescil ettirdiğini, bu şirketin müdürünün de davacı şirket yetkilisi olduğunu ve şirketin kurucusunun davacı şirket yetkilisinin eşi olduğunu, davacı tarafın ekte sunmuş olduğu tescil belgelerinin dahi 2019 yılında yapılan başvurulara ilişkin olduğunu ve söz konusu şirketteki müdürlük görevinin sona ermesinden sonraki tarihe tekabül ettiğini, ürünlerin üzerinde ... marka veya logosunun yer almadığını ve davacı şirketin tamamen kötü niyetli olarak gerçeğe aykırı iddialarda bulunmakta olduğunu; haksız açılan davanın reddine karar verilmesini, Antalya 3. Asliye Hukuk Mahkemesi 2019/383 E. Saydı Markanın hükümsüzlüğü davasının işbu davaya bekletici mesele yapılmasını, ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstanbul 1.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 08/06/2021 tarih ve 2019/432 Esas - 2021/256 Karar sayılı kararıyla; "...Her ne kadar davalı söz konusu hukuki uyuşmazlığın ... ve ... şirketi tarafından ...'a açılan öncelikli hak sahipliği ve kötü niyete dayalı hükümsüzlük davası olduğunu, davaya da dayanak gösterdiği "..." markasının gerçek sahibi olmadığını ve ..., İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne ... sicil numarası ile kayıtlı ...'nin eski çalışanı ve müdürü olduğunu, ...'ın, ...'den işçilik alacağı talepli derdest davası dahi bulunduğunu, ... ile ... ve ... arasında, Antalya 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2019/383 E. sayılı dosyası ile "..." markasının hükümsüzlüğüne ilişkin devam etmekte olan bir derdest davası bulunduğunu, marka üzerinde gerçek hak sahibi olmadıkları için hükümsüzlük davasının beklenmesi gerektiğini ileri sürmüşlerse de. Toplanan deliller kapsamına göre somut olayda her hangi bir marka tecavüzü söz konusu bulunmadığından, yerinde incelemeye dayalı olarak hazırlanan denetim ve hüküm kurmaya elverişli bilirkişi raporu dikkate alındığında; bekletici mesele yapılması yönündeki talebin yerinde olmadığı anlaşılmış ve davalı şirket tarafından ithalat işlemine konu edilen ürünlerde marka hakkına konu olabilecek herhangi bir ibare ya da şeklin yer almadığı, yalnızca ithalata konu ürünleri gönderen firmanın unvanı dolayısıyla marka hakkına tecavüzden söz edilemeyeceği, davalı tarafından ithalatı gerçekleştirilen ürünlerle davacı şirket adına lisans hakkı tanınmış olan markaya tecavüz teşkil eden bir fiilin gerçekleştirilmediği, ispat hukuku ilkelerine göre sübut bulmayan davanın esastan reddine" karar verilmiştir. İSTİNAF İSTEMİ:

Tam metni görüntülemek için kayıt olun

Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın

Ücretsiz Kayıt Ol Giriş Yap