16. Hukuk Dairesi
Davalılar vekili cevap dilekçesinde; müvekkili ...'ın adi ortaklığın ortaklarından sadece birisi olduğunu, konusu paradan başka olan taleplerde adi ortaklıkta sadece tek ortağa husumet yöneltilemeyeceğini, ... ve ... Ortaklığının adi ortaklık olup adi ortaklığın tüzel kişilik olmadığını ve ortaklığa husumet yöneltilemeyeceğini, bu nedenle davanın pasif husumetten reddi gerektiğini, söz konusu davanın açılabilmesi için 5 yıllık hak düşürücü sürenin geçtiğini ve zamanaşımı itirazında bulunduklarını belirterek esasa ilişkin olarak, davacının taleplerinin yersiz ve haksız olduğunu, müvekkilinin 5 yılın üstünde aktif kullanımı olan ... başvuru nolu 40.sınıf "Deri ve kürk işleme hizmetleri. Kumaş işleme hizmetleri, yün işleme hizmetleri. Terzilik hizmetleri, nakış işleme hizmetleri. Gelinlik, nişanlık, abiye dikim hizmetleri" emtialarını içeren tescilli "hanzade" markasını görmezden gelerek bu davayı açtığını, müvekkili markasının 2008 yılından itibaren yani 10 yıldır kullanılan 2011 yılından itibaren ise tescil koruması altına alınmış yani çok uzun süredir tescilli ve aktif olarak kullanılan bir marka olduğunu, delil tespiti dosyasında alınan bilirkişi raporunun eksik ve sadece davacı tarafın verileri baz alınarak hazırlandığını, müvekkilinin tespit isteyenin tescilinden 7 yıl önce tescillenmiş markası olduğunu, marka hukukunda tescilde önceliğin esas olduğunu, esasen iltibas yapanın sonradan tescil alan tespit isteyen olduğunu, her iki markanın kullanım alanlarının ve sınıflarının farklı olduğunu, müvekkilinin 40.sınıfta kendi fason ürettirdiği ürünlerde hanzade markasını kullandığını, bunun dışında alıp sattığı ürünlerde ise birebir aldığı yerin markasını kullandığını, ancak kendisinin de abiye ürünlerde terzi dikim denilen müşteriye birebir ölçü alınarak yapılan ürünlerde haklı bir ünü bulduğunu, tespit isteyenin kötü niyetli olduğunu, müvekkili markasının sektöründe maruf bir marka olduğunu belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. MAHKEME KARARI: İstanbul 2.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 11/03/2021 tarihli 2018/240 E. - 2021/129 K. sayılı kararıyla; "...davalının davaya konu marka tescillerinde esas unsur olarak yer alan "..." ibaresini davacının marka tescilleri öncesi kullandığı, ibare üzerinde üstün hak sahibi olduğu, davacının sonraki tarihli marka tescillerine dayalı markaya tecavüz iddiasının dinlenilemeyeceği, üstün hak sahipliğine dayalı kullanımların haksız rekabet olarak kabulünün mümkün olmadığı, davalının üstün hak sahipliği dikkate alındığında uzun süreli sessiz kalmaya dayalı hak kaybı iddiasının değerlendirilmesini gerektirir bir hususun bulunmadığı" gerekçesiyle davacının davasının reddine karar verilmiştir. İSTİNAF BAŞVURUSU:
Tam metni görüntülemek için kayıt olun
Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın