. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Davacı vekili mahkememize vermiş olduğu 06/06/2023 tarihli dava dilekçesinde özetle; davalı şirketin münfesih olduğunu, bu durumun sicil kayıtları ile de sabit olduğunu, şirket ortaklarından ... ve ... vefat ettiğini, müvekkilinin şirket ortağı olan muris ... eşi olduğunu, ... plakalı aracın davalı şirket üzerinde kayıtlı olduğunu, aracın uzun yıllar önce Adana ilinde bir kişiye noter satış sözleşmesi olmaksızın satıldığını, aracın vergi ve trafik cezası borçlarından dolayı müvekkilinin ve diğer mirasçılarının sorumluğu olduğunu, söz konusu borçların yapılandırıldığını ancak ileride yeni borçlar doğma ihtimalinin bulunduğunu, şirket üzerine kayıtlı olan bu aracın trafikten çekilmesi veya hurdaya ayrılması için şirketin ihya edilmesi gerektiğini beyanla şirketin ihya edilerek araç için gerekli işlemleri yapmak üzere ... tasfiye memuru olarak atanmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. DAVANIN NİTELİĞİ, DELİLLER, DEĞERLENDİRİLME VE GEREKÇE : Dava, ... Tic. Ltd. Şti.'nin ihyası istemine ilişkindir. Konya Ticaret Sicil Müdürlüğünün yazı cevabından anlaşıldığı üzere, dava konusu şirketin 26/06/2014 tarihli terkin işlemiyle Ticaret Sicil Müdürlüğünce TTK'nun Geçici 7. Maddesi uyarınca ticaret sicilinden resen terkin edildiği anlaşılmıştır. TTK'nun 547. maddesi, ek tasfiye başlığı altında; "(1) Tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa, son tasfiye memurları, yönetim kurulu üyeleri, pay sahipleri veya alacaklılar, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinden, bu ek işlemler sonuçlandırılıncaya kadar, şirketin yeniden tescilini isteyebilirler. (2) Mahkeme istemin yerinde olduğuna kanaat getirirse, şirketin ek tasfiye için yeniden tesciline karar verir ve bu işlemlerini yapmaları için son tasfiye memurlarını veya yeni bir veya birkaç kişiyi tasfiye memuru olarak atayarak tescil ve ilan ettirir" düzenlemesi mevcuttur. 6100 sayılı HMK'nın 114. maddesinde taraf ehliyeti dava şartları arasında sayılmıştır. Aynı Kanunun 115. maddesinde de dava şartlarının yargılamanın her aşamasında kendiliğinden gözetileceği hüküm altına alınmıştır. Hukuk sistemimizde hüküm sadece davada taraf olanlara yönelik olarak verilebilir. Bu kural uyarınca, dava dilekçesinde davalı olarak gösterilmeyen taraf, dava açıldıktan sonra ek bir dilekçe ile davaya dahil edilemeyeceği gibi “mecburi dava arkadaşlığı” dışında ıslah yolu ile dahi taraf değiştirilemez. Diğer taraftan ihbar olunan kimse de 6100 sayılı HMK'nun 64. ve 69. maddeleri uyarınca davada davalı sıfatını kazanamayacağı gibi, bu kişi aleyhine hüküm de kurulamaz. Buna göre, aleyhinde davacı tarafından usulen açılmış ve harcı yatırılmış bir dava olmadığı ve davalı ile aralarında mecburi dava arkadaşlığı da olmadığı halde, verilen ek bir dilekçe ile davaya dahil edilen herhangi bir gerçek veya tüzel kişi aleyhine hüküm kurulması ve gerekçeli kararda dahili davalı olarak gösterilmesi mümkün değildir. Yargıtay . Hukuk Dairesinin yerleşik uygulamasına göre, Ticaret Sicil Müdürlüğünce TTK'nun geçici 7. Maddesi uyarınca ticaret sicilinden resen terkin edilen şirketlerin ihyası davasında terkin işlemini yapan Ticaret Sicil Memurluğu hasım olarak gösterilmelidir. Somut olayda davacı tarafça Ticaret Sicil Memurluğu hasım olarak gösterilmemiştir. Hasım olarak ihyası istenilen şirket gösterilmiştir ki bu davalarda şirkete husumet düşmez. Bu itibarla yanlış hasma yöneltilen dava görülemeyeceğinden davanın usulden reddi gerekmiştir.
Tam metni görüntülemek için kayıt olun
Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın