1. Hukuk Dairesi
1. Hukuk Dairesi 2012/3989 E. , 2012/7333 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ :TAPU İPTALİ VE TESCİL VEYA TENKİS
Taraflar arasında görülen davada;
Davacılar, miras bırakan ...'ın mirasçıdan mal kaçırmak amacıyla 5 parsel sayılı taşınmazı amcasının oğlu olan davalı ...'a, Suat'ın da murisin kızı olan davalı ...'a satış suretiyle devrettiğini, temliklerin muvazaalı olduğunu ileri sürerek, tapu iptal ve miras payları oranında tescile, mümkün olmadığı takdir de tenkise karar verilmesini istemişler, yargılama sırasında davacı ... davasından feragat ettiğini bildirmiştir. Davalılar, muvazaa iddiasının doğru olmadığını belirterek, davanın reddini savunmuşlardır.
Davanın kısmen kabulüne ilişkin olarak verilen karar, dairece; “somut olayda, davalı, 2004 yılından 2007 yılına kadar bağırsakları ile ilgili sağlık sorunu olan miras bırakan babasına baktığını savunmuş, davacıların 26.03.2008 tarihli cevaba cevap dilekçelerinde murisin ölümünden önce rahatsızlık geçirdiğini bildirerek davalının baktığını kabul etmişlerdir. Gerçekten de murisin ölmeden önceki 2 yıl boyunca kanser hastalığı ile mücadele ettiği ve murise davalı kızının baktığı, özellikle tanık ...'nin aralarında yer aldığı tanık ifadeleri ve dosya kapsamıyla sabittir. Öte yandan murisin geride mirasçılarına çok sayıda taşınmaz bıraktığı, tek malvarlığının çekişme konusu taşınmaz olmadığı celp edilen tapu kayıtlarından anlaşılmaktadır. Hemen belirtilmelidir ki; satışa konu edilen bir malın devrinin belirli bir semen karşılığında olacağı kuşkusuzdur. Semenin bir başka ifade ile malın bedelinin ise mutlaka para olması şart olmayıp belirli bir hizmet ya da emek de olabileceği kabul edilmelidir. (HGK.'nun 29.4.2009 gün 2009/1-130 S.K.) Esasen, yukarıda da değinildiği üzere muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı olarak açılan davaların hukuki dayanağını teşkil eden 1.4.1974 gün 1/2 Sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında miras bırakanın gerçek iradesinin mirasçıdan mal kaçırma olması halinde uygulanabilirliğinin kabulü gerekir. Başka bir ifade ile murisin iradesi önem taşır. Yukarıda değinilen somut olgular, açıklanan ilkeler çerçevesinde değerlendirildiğinde miras bırakanın gerçek irade ve amacının diğer mirasçıdan mal kaçırma olmadığı sonucuna varılmaktadır. Hal böyle olunca, davanın reddine karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir” gerekçesiyle bozulması üzerine bozma ilamına uyularak mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, bir kısım davacılar tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla, tetkik hakimi ...’ın raporu okundu. Düşüncesi alındı. Dosya incelendi. Gereği görüşülüp, düşünüldü. -KARAR- Hükmüne uyulan bozma kararında, gösterildiği şekilde işlem yapılarak karar verilmiştir.
Bir kısım davacıların temyiz itirazı yerinde değildir. Reddi ile usul ve yasaya ve bozma kararının gerekçelerine uygun olan hükmün ONANMASINA, 14.6.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.