HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/2284 - 2023/2278

Tam metni görüntülemek için kayıt olun

Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın

Ücretsiz Kayıt Ol Giriş Yap
Karar Etiketleri
20.06.2023 REDDİNE ISTINAFHUKUK HUKUK Ticaret Hukuku 435 sayılı ve 18.11.2022 tarih ve 2022/535 sayılı yazıları ile, ... sınırlarında bulunan ... parsel no.lu taşınmazın ... Kooperatifi’ne tahsis işleminin onaylanmasını talep ettiğini, bu doğrultuda, 09.12.1998 tarihli “Arsa Tahsis Protokolü (2/A)” nün 1.4 üncü maddesi ve alınan Başkanlık Olur’u ve ... ile ... arasında imzalanan "Mutabakat Tutanağı"na istinaden, dava konusu taşınmazın ... Kooperatifi’ne tahsis işleminin onaylandığını, davacı Kooperatif ile ... arasında herhangi bir hukuki ilişkinin söz konusu olmadığını, 09.12.1998 tarihli “Arsa Tahsis Protokolü'nün (2/A)" ... ile diğer davalı ... arasında akdedildiğini, davacı Kooperatifin bu protokolün tarafı olmadığını, dolayısıyla ...'nin muhatabı da olmadığını, ... tarafından, 09.12.1998 tarihli "Arsa Tahsis Protokolü (2/A)" çerçevesinde ve kamu yararı gözetilerek işlem tesis edildiğini ve tesis edilen işlemlerde, mevzuata ve protokol hükümlerine aykırı herhangi bir hususun bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiş, ayrıca ihtiyati tedbirin, dava süreci başlamadan önce veya yargılama sırasında uyuşmazlık konusu üzerinde sonradan telafi edilmesi zor ya da imkansız olan zararların ortaya çıkmasını önlemek için başvurulan geçici hukuki koruma tedbiri olduğunu, ihtiyati tedbir talep eden tarafın, HMK'nın 390. maddesine göre davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorunda olduğunu, oysa ki somut olayda davacı tarafça, davanın haklılığı hususunda somut herhangi bir delilin ortaya konulamadığını, bu nedenle ihtiyati tedbire ilişkin şartların oluşmadığını, davalıların kamusal niteliği nazara alındığında, davacı taraf yönünden telafisi mümkün olmayan bir zarardan söz edilemeyeceği, teminat miktarının yeterli olmadığını, davacı Kooperatif ile hiçbir hukuki ilişki içerisinde bulunmadıklarını, davacı Kooperatif ile davalılar arasında sözleşmeye dayalı herhangi bir talep hakkının söz konusu olamayacağını, nitekim davacı tarafça dava konusu taşınmazın kendilerine tahsis edileceğine yönelik bir taahhütname, sözleşme veya kendilerine arsa bedeli ödendiğine ilişkin herhangi bir delile dayanılmadığını, öte yandan kararda usule ilişkin hatalar da mevcut olup, mahkemenin tek hakimli olarak ve basit yargılama usulü uygulanmasına ilişkin kararının, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 6100 sayılı Hukuk Muhakemesi Kanunu 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu HMK md.389 HMK md.390 K435 md.390 HMK md.355 K6100 md.389/1 K6102 md.4 HMK md.390/3 K312 md.390/3