Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;

Tam metni görüntülemek için kayıt olun

Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın

Ücretsiz Kayıt Ol Giriş Yap
Karar Etiketleri
09.02.2021 REDDİNE ISTINAFHUKUK HUKUK Ceza Hukuku 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 2918 sayılı KTK'nın 56/1-a maddesinde düzenlenen şerit izleme ve değiştirme kuralına aykırı hareket ettiğinden dolayı asli kusurlu olduğu, sanık ...'in ise 2918 sayılı KTK'nın 59. maddesinde düzenlenen zorunlu haller dışında kara yolunda park etmek kuralına aykırı hareket ettiğinden dolayı tali kusurlu olduğu,İstanbul Teknik Üniversitesi Karayolları ve Trafik Bilim Dalı öğretim elemanları tarafından düzenlenen 04/10/2017 tarihli bilirkişi kurulu raporunda özetle; sanık sürücü ...'in gece görüş koşullarında seyrettiğini göz önünde bulundurarak aracının hızını görebileceği mesafeye, emniyetle durmasına imkan sağlayacak bir seviyeye düşürmediği, tedbirsiz ve dikkatsiz davrandığından tali kusurlu bulunduğu; sanık sürücü ...'in yerleşim yeri dışında bir yolda zorunlu bir sebep olmaksızın aracını emniyet şeridine park ettiği, gece vakti aracının görünürlüğünü artıracak yeterli önlem almadığı, bunların yanında yaya hareketinin beklenmediği bariyerler ile bölünmüş devlet yolunda karşıdan karşıya geçerek kazaya sebebiyet verdiği, tedbirsiz ve dikkatsiz davrandığından asli kusurlu bulunduğu belirtilmiştir. Ceza mahkemesinde yapılan yargılama sonucunda davalı ...'in cezalandırılmasına karar karar verildiği, kararın İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesi'nin 2019/934 Esas 2019/2062 Karar sayılı kararı ile esastan reddine karar verilerek kesinleştiği görülmüştür. Mahkemece Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinden aldırılan 19/11/2015 tarihli bilirkişi raporunda; davalı sürücü ... sevk ve idaresindeki araçla meskun mahal dışı yolda seyri sırasında yola gereken dikkatini vermemiş, görüş alanını gerktiği şekilde kontrol etmeden seyrini sürüdürmeye özen ve önem göstermemiş, mevcut hızı ile mahale yaklaşmış seyir yönüne göre sağ taraftan(idaresindeki vasıtayı emniyet şeridinde park ederek) yola giren ve seyir şeridine kadar yürüyüşünü sürdüren yayayı geç fark etmiş, yaya ya çarpmamak için ani ve kontrolsüzce sağa yönelerek emniyet şeridinde park halinde ki araca arkadan çarpmış, bu tavrı ile meydana getirdiği kazada tali derecede kusurlu, davalı ... meskun dışı mahalde seyir halinde olan araçların seyir durumlarını dikkate almadan, bu araçlara ilk geçiş hakkını vermeden yola girmiş, sol taraftan gelen ve ilk geçiş hakkına sahip vasıtaya rağmen, vasıtanın seyir şeridine girerek davalı sürücü ...'in seyir durumunu bozarak meydana getirdiği kazada dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranışı ile asli kusurlu, müteveffa ...'nın yolcu olarak davalı sürücü ...'in aracında bulunduğundan kendi ölümüyle neticelenen kazanın oluşumunda etken hatalı tutum ve davranışı bulunmadığı belirtilmiştir. 6098 sayılı Borçlar Kanunu 2918 sayılı KTK'da yer alan 56/1A kuralını ihlal ettiği, diğer araç sürücüsü ...'in ise aynı Kanunu 818 sayılı BK 53) maddesi gereğince hukuk hakimi kusurun mevcudiyetine ilişkin Ceza Mahkemesi kararı ile bağlı değil ise de Ceza Mahkemesinde kusurlu olduğu kabul edilerek hakkında mahkumiyet kararı verilen kimse Hukuk mahkemesinde tamamen kusursuz kabul edilemez. Ceza mahkemesinin mahkumiyet kararındaki fiilin "hukuka aykırılığını" ve "illiyet bağının varlığını" saptayan maddi olgu konusundaki kabul hukuk hakimini de bağlar. Bu durumda, İlk Derece Mahkemesince davalı vekilinin kusura yönelik itirazlarının değerlendirildiği, ceza mahkemesince sanığın mahkumiyetine karar verildiği, kusur oranının hukuk hakimini bağlamayacağı ancak kazanın oluşum şekli ile illiyet bağının varlığını saptayan maddi olgular konusundaki kabulün hukuk hakimini bağlayacağı gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince ceza mahkemesince kabul edilen maddi olgulara göre (Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinin 02/02/2016 tarihli ek rapor (geçiş yapan yayanın şüpheli ... olduğu değerlendirilerek) ve İstanbul Teknik Üniversitesi Karayolları ve Trafik Bilim Dalı öğretim üyelerinden oluşan (Doç. Dr. ..., Dr. Yük. Müh. ... ve Araş. Gör. Yük. Müh. ...) üçlü bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen 04/10/2017 tarihli rapor ile de doğrulandığı anlaşıldığından katılan sanık ...'in tali sanık ...'in ise asli kusurlu olduğu anlaşılmıştır.) meydana gelen trafik kazasında davalı ...'in yaya olarak karşıya geçmesinin yanında, davalı ...'e ait olan aracı emniyet şeridine park etmesinden dolayı da kusurlu olduğu sabittir. Bu durumda Mahkemece alınan kusur raporu ile ceza yargılaması sırasında alınan kusur raporlarının birbiriyle örtüştüğü ve olayın oluşuna uygun düştüğü nazara alındığında kusura yönelik istinaf itirazı yerinde görülmemiştir. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu HMK md.353/1 TBK md.141 TBK md.162/1 TBK md.61 HMK md.355 K2918 md.59 HMK md.362/1 K6098 md.91/1