2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket ile davacı idare arasında tesis edilen 03.08.2015 tarihli ve 2015/62131 ihale kayıt numaralı "... Genel Müdürlüğü ve Birimlerinde çalışmak üzere Özel Güvenlik Personeli Hizmet Alımı İşi" adı altındaki sözleşme kapsamında davacı idare bünyesinde çalışmak üzere 1192 işçi istihdam edildiğini, söz konusu ihale sözleşmesinin 9.1. numaralı maddesi uyarınca sözleşme kapsamındaki işin süresi işe başlama tarihinden itibaren 12 ay olmakla birlikte davacı kurum tarafından asgari ücretin artışı neden gösterilerek ihale kapsamında çalışan işçilerle kurulan belirli süreli iş sözleşmeleri feshedildiğini, söz konusu fesihlerle işine son verilen işçiler tarafından işçilik alacakları istemli olarak ikame edilen davalar kapsamında hükmedilen ücretlerin davacı idare tarafından ödendiğini, Davacı kurum ile imzalanan 2015/62131 İKN numaralı hizmet alım sözleşmesi kapsamında istihdam edilen işçilerle de belirli süreli iş sözleşmesi imzalandığını, ancak söz konusu iş sözleşmeleri ... tarafından alınan yönetim kurulu kararı ile "asgari ücret artışı" sebep gösterilerek süresinden önce feshedildiğini, Davacı kurum tarafından dava konusu ihalenin süresinden önce feshedilmesinde müvekkili şirketin herhangi bir ihmal veyahut kusuru bulunmamakla birlikte işbu fesih sebebiyle dava dışı işçiler ile birlikte müvekkili şirketin de mağduriyet yaşadığını, İhalenin süresinden önce feshinin müvekkili şirketin hem maddi hem de manevi kaybına sebebiyet verdiğini, davacı idare tarafından müvekkili şirkete ait hak ediş ödemeleri ile teminat alacakları ödenmemekle birlikte müvekkili şirketin dava dışı işçilerin iş sözleşmelerinin feshi sebebiyle uzun ve aşamalı yargılama süreçlerine maruz bırakıldığını, Dava dışı işçilerce fazla mesai ve yıllık izin talepleri ile ikame edilen... 32. İş Mahkemesinin 2017/730 E. 2020/223 K. sayılı 2017/731 E. 2020/224 K. sayılı, 2017/732 E. 2020/225 K. sayılı, 2017/733 E. 2020/226 K. sayılı ve 2017/734 E. 2020/227 K. sayılı kararları ile davacıların dava konusu talepleri kısmen kabul edildiğini, söz konusu davada müvekkili şirket ile diğer davalının müteselsil sorumlu addedildiğini, açılan dava kapsamında dava konusu ücretlere hak kazanan işçilere ödeme yapan davacı kurumun ödemiş olduğu tutarın azami %50 oranında müvekkil şirkete başvurması uygun düşerken davacı idare tarafından söz konusu ücretin tamamı bakımından müvekkil şirkete başvurulması hukuka ve adalet duygusuna aykırılık teşkil ettiğini, ihale sözleşmesinin feshedilmesi sürecinde herhangi bir ihmal veyahut kusuru bulunmayan müvekkili şirkete söz konusu alacak yönünden % 50 oranında başvurulması dahi adaletli olmadığını, ilgili mevzuat gereği söz konusu alacak kalemlerinin tahsilinden sorumlu olan davacı kurumun yapılan ödeme nedeniyle müvekkil şirketten rücu istemi haksız ve mesnetsiz olduğunu, Davacı kurum tarafından ödenen ve talep edilen işçilik alacakları yönünden müvekkili şirketin herhangi bir sorumluluğu bulunmadığı hususuna ilişkin olarak ... Genel Müdürlüğü Destek Hizmetleri Dairesi Başkanlığının 16.02.2016 tarih ve 120407/934.02-303 sayılı olur yazısı ile ... Genel Müdürlüğü Yönetim Kurulunun 17.02.2016 tarihli 62 karar sayılı toplantı karar tutanakları işbu cevap dilekçeleri ekinde Sayın Mahkemeye sunulduğunu, söz konusu belgeler incelendiğinde ihale kapsamında istihdam edilen işçilerin işçilik alacaklarını ödeme konusundaki sorumluluğun davacı kuruma ait olduğu görüleceğini, Davacı kurum tarafından sözleşmenin feshi için alınan tüm kararlar ile feshe ilişkin tüm belgelerin davacı kurumdan ihtaratlı müzekkere ile istenmesini talep ettiklerini, Dava konusu ihale sözleşmesi kapsamında davacı kurum tarafından müvekkili şirkete yapılmayan hakediş ödemelerinin mevcut olduğunu dava dışı işçiler tarafından ikame edilen işçilik alacaklarına yönelik davalar sonucunda ... tarafından davacılara yapılan ödemelerin müvekkil şirketin içeride kalan hakediş ödemelerinden yapıldığını düşündüklerini, davacı kurumda yer alan müvekkili şirkete ait muavin defter kayıtlarının celbini talep ettiklerini, Davacı kurumun kendi bünyesinde alınan tek taraflı kararı ile dava konusu ihale sözleşmesini feshetmiş olduğundan ödemiş olduğu alacak tutarlarını müvekkili şirkete rücu etmesi kötü niyet teşkil etmekte olduğunu, halihazırda zaten zarara uğramış olan müvekkili şirkete işbu istemle başvurulması hukuka ve adalet duygusuna aykırı olduğunu, Davacı kurum tarafından ihale sözleşmesi kapsamında müvekkili şirkete ödenmesi gereken hakedişleri ödemediğini, bu hususta müvekkili şirketçe davacı kuruma başvurulması gerekirken davacı kendilerinin sebep olduğu fesihler sebebiyle ortaya çıkan işçilik alacaklarını da müvekkili şirketten tahsil etme gayesiyle huzurdaki haksız ve mesnetsiz davayı açtığını, bu durumun hukukumuzun temel ilkelerinden olan ve Türk Medeni Kanununun (2) sayılı maddesinde hükme bağlanan "dürüstlük ilkesi “ ne aykırılık teşkil ettiğini, Davacı idare tarafından ihale sözleşmesi konusu işin sona erme tarihinden önce 06.05.2016 tarihi itibariyle işin bırakılması talimatını içeren fesih yazısının müvekkil şirkete tebliğ edildiğini, İhale sözleşmesinin feshine ilişkin kararın tek taraflı olarak alınıp müvekkili şirkete sadece bildirim yapıldığını, sözleşmenin erken feshi dolayısıyla işçilerin hak kazanmış olduğu tazminat ve ücret alacaklarından müvekkili şirketin sorumlu tutulmasının hukuka ve dürüstlük kurallarına uygun olmadığını, 22.02.2019 tarihinde Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren "Sosyal Hizmetler Kanunu İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun" ile "4587 sayılı iş kanunu" madde 112'ye eklenen fıkra gereği davacı kurum dava dışı işçilerin alacak kalemlerinden münferit olarak sorumlu olduğunu, işbu sebeple ödemiş olduğu tutarı müvekkili şirketten rücuen tazmin etmesi mümkün olmadığını, Davacı kurum ile müvekkili şirket arasında personel istihdamına ilişkin olarak ihale sözleşmesi tesis edilmiş olup işbu sözleşme gereği müvekkil şirket tarafından davacı ... bünyesinde çalıştırılmak üzere personel temini sağlanmıştır. Söz konusu ihale sözleşmesinin 22.1 sayılı maddesinde “Yüklenicinin sözleşme konusu iş ile ilgili çalıştıracağı personele ilişkin sorumlulukları, ilgili mevzuatın bu konuyu düzenleyen emredici hükümleri ve Genel Şartnamenin Altıncı Bölümünde belirlenmiş olup, Yüklenici bunları aynen uygulamakla yükümlüdür.” düzenlemesi ile iç ilişkide bahsi geçen mevzuatın geçerli olduğunun karara bağlandığını, Davacı kurum tarafından yayınlanan 01.10.2014 tarihli 9416 sayılı genelge ile 8 Şubat 2015 tarihli yönetmelik hükümleri doğrultusunda davacı kurum tarafından ödenen tüm işçilik alacak kalemlerinden davacı kurum ... sorumlu olduğunu, Müvekkili şirket ile davacı kurum arasında akdedilen 10.04.2015 tarihli sözleşmenin imzalanmasından yaklaşık iki ay önce “Kamu İhale Kanununa Göre İhale Edilen Personel Çalıştırılmasına Dayalı Hizmet Alımları Kapsamında İstihdam Edilen İşçilerin Kıdem Tazminatlarının Ödenmesi Hakkında Yönetmelik'in 08.02.2015 tarihinde 29261 sayılı Resmi Gazete ‘de yayımlanarak yürürlüğe girdiğini, taraflar arasındaki sözleşmelerin imza tarihinden önce yürürlüğe girmiş ve halen yürürlükte olan söz konusu Yönetmeliğin 5/2 hükmü ile 8'inci maddesi gereği ihale kapsamında ...’nin sevk ve idaresinde çalışan işçilere ait kıdem tazminatı ve diğer işçilik alacaklarını ödeme yükümlülüğünün davacı kamu kurumu ...’de olduğunu, Davacı kurum tarafından ilgili yönetmeliğin yürürlüğe girmesinden ve taraflar arasındaki ihale sözleşmesinin imzalanmasından yaklaşık bir yıl önce çıkarılan 01.10.2014 tarihli 9416 sayılı Genelge ve yine bizzat davacı kurum tarafından ilgili yönetmeliğin yürürlüğe girmesinden sonra 23.02.2015 tarihinde çıkarılan 95437342010.06.01-000183 sayılı Genelge ile kurum bünyesinde alt işverenlerce çalıştırılan işçilerin tazminatlarının ve diğer işçilik alacaklarının kurum tarafından ödeneceği düzenlendiğini, Davacı kurum tarafından hem ilgili yönetmeliğin yürürlüğe girmesinden önce hem de yürürlüğe girmesinden sonra yayımlanan genelgeler gereği, müvekkili şirketin öncelikle kıdem tazminatı alacağı olmak üzere davacı kurum tarafından ödenmiş işçilik kalemlerinden hiçbir sorumluluğunun bulunmadığı açık olduğunu, Müvekkili şirketin bu genelgeler ve halen yürürlükte bulunan 08.02.2015 tarihli yönetmelik hükümlerine güvenerek söz konusu ihale sözleşmesini akdettiğini, bizzat davacı tarafça yayımlanan genelgeler ile kıdem tazminatı ödeme yükümlülüğünün kendisinde olduğu ikrar edilmiş olmasına rağmen söz konusu rücu davası ile yapılan ödemelerin müvekkili şirketten talep edilmesi açıkça hukuka aykırı ve kötü niyetli olup söz konusu davanın reddi gerektiğini, Kamu İhale genel tebliği gereği işçilere yıllık izin haklarının davalı ... tarafından kullandırılması gerektiğinden müvekkili şirketin izin ücreti alacağı açısından hiçbir sorumluluğu bulunmadığını, Yıllık izinlerin kullandırılmasından üst işveren olarak idarenin sorumlu olduğunu, Yıllık ücretli izne hak kazanan personele, izin haklarının kullandırılması ve yıllık ücretli izin düzenlemelerin yapılması Kamu İhale Genel Tebliği ilgili 78.25 maddesi gereği ...’ye ait olduğunu, ..., bizzat belirleyeceği takvim çerçevesinde davacıya yıllık izinlerini kullandırması gerektiğinden; yıllık izin hakkının kullandırılması konusunda müvekkili şirketin hiçbir yükümlülüğü olmadığından yıllık izin ücreti açısından sorumluluk yalnızca üst işverende olduğunu, İşbu açık hüküm ile uygulama sırasında izne hak kazanan işçilerin izinleri bir plan dahilinde İdarece kullandırılacağı, izne ayrılan işçilerin ücretlerinin kesileceği veya izne ayrılan elamanın yerine eleman temin edilmesi gerektiği gibi hükümlerin ihale dokümanına konulamayacağı ve yükleniciye herhangi bir sorumluluk yüklenemeyeceği düzenlenmiş olması sebebiyle işçinin taleplerinden davacı idare sorumlu olduğunu, Somut durumda idarenin sorumlu olduğu bir hususun gereğini yerine getirmemesi sonrasında ise ödediği tutarı müvekkil şirketten rücuen talep etmesi hakkaniyete aykırı olduğunu, Davacı kurumun, işçilerin yıllık izinlerini kullandırtılması hususunda asli sorumlu olduğunu yükümlülüklerini yerine getirmediğini ve neticede işçinin yıllık izin talebi ile dava açmasına sebebiyet verdiğini, İşbu sebeple dava dışı işçinin yıllık izin ücreti talebinden İdare’ nin sorumlu olduğunu, davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte idarenin çalışan personele ilişkin sorumlulukları hususunda Hizmet İşleri Genel Şartnamesi 38'inci maddesinde “Kontrol teşkilatı, ihale konusu iş kapsamında istihdam edilen işçilerin hak ettikleri yıllık ücretli izinlerini 4857 sayılı İş Kanununa uygun bir şekilde kullanıp kullanmadıklarını kontrol etmekle yükümlüdür. Bunun için yüklenici tarafından en fazla üç ayda bir izin kayıt belgesinin bir örneğinin kontrol teşkilatına verilmesi gerekmektedir. Kontrol teşkilatınca yapılan inceleme neticesinde, yıllık ücretli izni 14 kullandırılmayan veya eksik kullandırılan bir işçinin tespiti halinde, bu iznin 4857 sayılı Kanuna uygun bir şekilde ilgili yıl içerisinde kullandırılması sağlanır.” hükmü düzenlendiğini, İşbu açık hükümden de anlaşılacağı üzere davacı idarenin ihale kapsamında çalışan işçilerin yıllık izinlerinden sorumluluğu mevcut olduğundan söz konusu alacak kalemi davacı idarenin sorumluluğunda olduğunu, haksız ve hukuka aykırı bu davanın Sayın Mahkemece reddi gerektiğini, Davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte taraflarınca açılmış... 5. Asliye Ticaret Mahkemesi 2019/733 esas sayılı teminatın iadesi konulu davada; davacı ... işçilik alacaklarından müvekkili şirket ile birlikte eşit oranda sorumlu olduğunu dosyaya sunduğu cevap dilekçesi ile ikrar ettiğini, Müvekkili şirket tarafından açılmış, yukarıda esas numarası belirtilen teminatın iadesi konulu davada davacı ... Genel Müdürlüğü tarafından dosyaya sunulan cevap dilekçesinde “Tüm bu hükümler incelendiğinde, davaya konu teminatların iadesinin dayanağını oluşturan işçilik alacaklarından asıl işveren olarak İdarenin ve alt işveren olarak davacı şirketin işçilere karşı birlikte sorumlu oldukları (4857 sayılı İş Kanunu madde 2) ve müteselsil sorumluların da birbirlerine karşı iç ilişkide eşit sorumlulukları (6098 sayılı TBK madde 167) kabul edilmiştir.” beyanında bulunduğunu, Davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte; davacı yanın bu beyanı ile müvekkili şirket ile iç ilişkilerinde eşit sorumlulukları olduğunu ikrar ettikleri görüleceğini, İşbu sebeple, davacı yanın dava dışı işçiye ödenen işçilik alacakları, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin tamamını müvekkili şirketten rücu etmek amacıyla açtıkları huzurdaki dava haksız ve hukuka aykırı olup Sayın Mahkemece reddi gerektiğini, Yukarıda açıklanan nedenlerle müvekkili şirketin herhangi bir sorumluluğunun olmadığı açık olsa dahi Sayın Mahkeme aksi kanaatte ise; davacı idarenin TBK md. 167 hükmü gereği sorumluluktan bütünüyle kurtulamayacağı, işçilik alacaklarını ödeme yükümlülüğünün yalnızca müvekkil şirkette olmadığı Kamu İhale Kurulu’nun incelemesi ile sabit olduğunu, Taraflar arasında yapılan 2015/62131 ihale kayıt numaralı "... Genel Müdürlüğü ve Birimlerinde Çalıştırılmak Üzere 1192 Özel Güvenlik Görevlisi Alımı" özel güvenlik hizmet alımı ihalesinde, somut olayda taraflar arasındaki şartname ile birebir aynı hükümleri içeren teknik şartname şikayet sonucu Kamu İhale Kurulu'nun 2015/UH.II-2079 karar numaralı 29.07.2015 tarihli kararı ile incelendiğini, İşbu şikayete konu ihaleye ait teknik şartnamenin 14.6 maddesi ile huzurdaki davaya konu diğer iki ihaleye ait teknik şartnamelerin 14.6 maddesi aynı olup Kurul bu maddeye ilişkin olarak "Teknik şartnamenin 14.6'ıncı maddesinden kıdem tazminatının yüklenici tarafından ödeneceği anlamının çıkmadığı, ayrıca söz konusu hususun Teknik Şartname ‘de düzenlendiği ve kıdem tazminatının işçilerin işlerine kıdem tazminatı hak kazanacak şekilde son verilmesi durumunda ortaya çıktığı, 4857 sayılı İş Kanunu'nun 112'inci maddesinin de işçilere ödenecek kıdem tazminatının kimler tarafından ödenmesi gerektiğinin tereddüt olmayacak şekilde hüküm altına alındığı..." sonucuna varıldığını, Kamu İhale Kurulu'nun kararından da görüleceği üzere teknik şartnamenin ilgili maddesinin davacı idareyi sorumluluktan kurtarmayacağı açık olduğunu, söz konusu madde fazla mesai ücreti ve yıllık izin alacaklarını kapsamadığını, Davacı yanın müvekkil şirketin dava dışı işçinin işçilik alacaklarından tek başına sorumlu olduğu iddiası hukuka aykırı ve kötü niyetli olup huzurdaki davanın reddi gerektiğini, Türk Borçlar Kanunu’nun 167. maddesi, müteselsil borçlulukta iç ilişkinin öncelikli olduğunu belirtmekle birlikte, somut olayda taraflar arasındaki Teknik Şartname ve davacı ...’nin yayımladığı genelgeler ile yönetmelik gereği işçilik alacaklarını ödeme yükümlülüğünün davacı ...’de olduğu sabit olmasına rağmen bu hususlar Sayın Mahkemenizce yeterli görülmediği takdirde TBK md. 167 gereği müvekkil şirket ile davacı ...’nin sorumluluğu paylaşması gerektiğine karar verilmesini talep ettiklerini, normlar hiyerarşisi gereği ilgili Teknik Şartname kanunun açık hükümlerine aykırı olamayacağından ve hiçbir şart ve surette kanun hükmünü ortadan kaldıramayacağından davacı idarenin ödeme yükümlülüğünün bulunduğu ve yükümlülüğün tamamının müvekkil şirkete yüklenemeyeceği açık olduğunu, aksinin kabulü normlar hiyerarşisine ve hukuk devleti ilkesine aykırılık teşkil edeceğini, zira ödeme yükümlülüğünün tamamının müvekkil şirkete yüklenmesi hakkaniyete açıkça aykırı olduğunu,

Tam metni görüntülemek için kayıt olun

Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın

Ücretsiz Kayıt Ol Giriş Yap