DAVA DİLEKÇESİNDE ÖZETLE; Müvekkili ... ... Tic. Ve Hiz. Tur. A.Ş.’nin, 2019-2020-2021 yılları Olağan Genel Kurul Toplantısını 23.05.2022 günü yapılmış olduğunu. Toplantı işlemlerinin ikmalinin ardından Noter tescil işlemleri yapılmış ve kararların tescil/ilanı için ... Ticaret Sicili Müdürlüğü'ne başvuru yapılmış olduğunu, Ancak ... Ticaret Sicili Müdürlüğü, müvekkil davacı şirketin yetkilisi ...’ın şahsi adresine gönderdiği 10.06.2022 tarih ve E-62752911-101.05[101.05]-70386 sayılı yazıda özetle; “…bahsi geçen tescil/ilan başvurumuz hakkında şirket avukatımıza şifahi bilgilendirme yapıldığı ve başvurumuzun 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu ve sair mevzuat hükümleri gereğince, 06/06/2022 tarihli 68937 sayılı yazılarıyla reddedildiği, yetkili yargı mercii kararının ibraz edilmesi halinde Ticaret Sicili Yönetmeliği’nin 26. Maddesi uyarınca ilgili mahkeme kararına göre işlemlerin tesis edileceği” hususunu tebliğ etmiş oluduğunu. İşbu ret kararının usul ve yasaya aykırı olması nedeniyle mahkeme nezdinde itiraz etmek (dava açmak) gerekmiş olduğunu. Süresi içinde itiraz etiklerini. Her şeyden önce müdürlüğün ret kararı usule aykırıdır. ret kararı incelendiğinde, yasada yazılı amir usullere uyulmadığı açıkça görüleceğini. Esasa İlişkin İtirazları olarak; tescil/ilan talebimizin hangi gerekçeyle reddedildiği belirtilmemiştir. Ancak şirket yetkilileri ve avukatlarınca bilgi almak amacıyla yapılan başvuruda, bizzat Ticaret Sicili Müdürü ... tarafından, müvekkil şirket hissedarlarının bir kısmı hakkında iflas kararı bulunduğu ve bu kişilerin genel kurullara katılımlarına cevaz veren, iflas idare memurlarınca hazırlanmış yetki belgesi getirilmeden tescil/ilan yapılmayacağı belirtilmiştir. Bu talebin hukuki niteleme içermesi üzerine, öncelikle genel kurula katılma hakkının bir tasarruf işlemi olmadığı, müflisin yasaklanan işlemlerinin sadece tasarruf işlemi (malvarlığını doğrudan azaltan devir, temlik ve benzeri) olduğu, oysa medeni haklarını kullanma ehliyeti bulunan şahısların genel kurula katılmalarında hukuki sakınca bulunmadığı, bunu engelleyen yargı kararı bulunmadığı, dava dilekçesi ikinde sundukları Batı Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/88 D. İş, 2022/88 Karar sayılı kararından da bu hususun açıkça anlaşıldığı bizzat ...'ya iletilmesine rağmen "ne tür bir karar ibraz edilirse edilsin tescil/ilan talebini reddedecekleri" önceden (ihsas-ı rey yapılarak) beyan edilmiş daha sonra da itiraza konu ret kararı verilmiş olduğunu. Özellikle Batı Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/88 D. İş, 2022/88 Karar sayılı kararında görüldüğü üzere, davacı ...tarafından, şirketlerinin 23.05.2022 günü yapılacak olan olağan genel kurul toplantısına, müflisler ... ve ...'ın katılamayacağı iddia edilerek, 23.05.2022 günü yapılacak olan genel kurul toplantısının tedbiren durdurulmasına, bu kararın da Ticaret Sicil Müdürlüğüne gönderilmesine karar verilmesi talep edilmiş, ancak mahkeme tarafından bu iddialar yerinde bulunmayarak tedbir talebinin REDDİNE karar verilmiş olduğunu. Ayrıca yine aynı hissedar ...tarafından, aynı taleple ... 21. İcra (İflas) Müdürlüğü'ne başvuru yapılarak 23.05.2022 günü yapılacak olan olağan genel kurul toplantısına iflas idare memurları ya da vekillerinin katılması talep edilmiş ise de, katılım yapılmadığı gibi bu konuda her hangi bir karar alınmamış, yazılı bildirim dahi yapılmamış olduğunu. İflas dairesinin/iflas idare memurlarının da toplantıdan haberdar olmalarına rağmen karar almadıkları/ilgi göstermedikleri toplantıda alınan kararların, dar yetkili ticaret sicil müdürlüğünce hukuki yoruma girilerek ve adeta taraf olunarak tescil edilmemesi hukuka aykırı olduğunu. Tescil başvurularının değerlendirilmesinde ticaret sicili müdürü; tescili istenen olgunun mevzuat hükümlerine uygunluğu, üçüncü kişilerde yanlış izlenim yaratıp yaratmadığı, kamu düzenine aykırı olup olmadığı, gerçeği tam olarak yansıtıp yansıtmadığı konularında yapacağı incelemeler konusunda TTK m. 32 ile kendisine verilen yetkileri yasal sınırlar çerçevesinde yorum yapmaksızın yerine getirmelidir. TTK m. 32/3 fıkrasında yer alan “üçüncü kişilerde yanlış izlenim yaratacak nitelik taşımamaları” ifadesi, ticaret sicili müdürünün yorum yapması gerektiği durumları işaret eden bir ifadedir. İtiraza konu ticaret sicili müdürlüğü kararının, gerek yasada yazılı usullere uyulmaması ve gerekse de müdürlüğün yetkisini aşması nedeniyle hukuka aykırı olduğundan iptaline karar verilmesi gerektiğini. ... Ticaret Sicili Müdürlüğü'nün 10.06.2022 tarih ve E-62752911-101.05[101.05]-70386 sayılı yazısına konu tescil/ilan taleplerinin reddi kararına itirazlarının KABULÜ ile kararın KALDIRILMASINA, yargılama giderinin karşı davalı yana yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalıya usulüne uygun olarak dava dilekçesi tebliğ edilerek taraf teşkili sağlanmıştır. CEVAP DİLEKÇESİNDE ÖZETLE; " İlgili şirketin 23/05/2022 tarihli Genel Kurul toplantısına ilişkin evrakları 24/05/2022 tarihinde müdürlüklerine sunduğunu. TTK.nun 32.maddesi Müdürlüklerinin TTK.nun 32.maddesi kapsamında gerekli incelemeleri hak düşürücü sürenin geçirilmiştir. Asliye Ticaret Mahkemesinde tescile itiraz davasının açılabilmesi için ilk şart; tescil, değişiklik veya silinme istemleri ile ilgili olarak Müdürlükçe verilen bir kararın bulunmasıdır. İtiraza tabi olan bu kararda da dava konusu yapılması gereken 10/06/2022 tarihli 70386 sayılı yazımız değil; 06/06/2022 tarihli 68948 sayılı red yazımızdır. Keza ekte sunulan 10/06/2022 tarihli 70386 sayılı yazımızda da belirtildiği üzere; davacı şirketin 23/05/2022 tarihli genel kurul işlemlerine dair tescil talebi, 06/06/2022 tarihinde reddedilmiştir ve kanunda itiraz davası açabilmek için öngörülen süre geçirilmiştir.
Tam metni görüntülemek için kayıt olun
Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın