11. Hukuk Dairesi

Taraflar arasındaki sözleşmenin haksız feshi nedeniyle uğranılan zararın tahsili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın bir kısmının konusuz kalması nedeniyle davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına ve kısmen reddine karar verilmiştir. Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kısmi ret kararına konu olan miktar 80,00 USD ve 1.000,00 TL olup, karar tarihi itibariyle bu meblağın 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 362 nci maddesinde belirtilen temyiz kesinlik sınırının altında olduğu anlaşılmakla; davacı vekilinin temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekmiştir. Davalı vekilinin gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin müşterilerinden aldığı siparişler doğrultusunda yurt içi ve yurt dışında tedarik ettiği kağıt emtiasının müşterilerine satarak ticari faaliyette bulunduğunu, taraflar arasındaki ticari ilişkide müvekkilinin davalıdan 3 adet sipariş aldığını, sipariş edilen emtianın müvekkil tarafından tedarik edilerek ithal edildiğini, malın gelişinin yaklaştığı sırada davalı şirketin müvekkil şirkete verdiği ve teslim aldığı 2 nci parti malın ayıplı olduğunu bu mallar nedeniyle şikayet aldığını bildirerek sipariş edilen 3 üncü parti emtiayı almadığını; davalıya teslim edilen 2 nci parti sipariş kağıdı gemiden indirilip tesliminden sonra hangi koşullarda muhafaza edildiğinin bilinmediği gibi belirtilen ayıpların satılan müşterilere ait makine ayarlarından kaynaklanıp kaynaklanmadığının da bilinmediğini, kaldı ki emtiada ayıp bulunsa dahi usulüne uygun bir ayıp ihbarı bulunmadığını, buna rağmen 3. parti mala ilişkin siparişin iptal edilmesinin yerinde olmadığını, 09.09.2016 tarihli ihtarname keşide edilerek emtianın antrepodan alınmasının davalıya ihtar edilmesine rağmen emtianın alınmadığını, emtia bedeli olan 47.234,06 Amerikan doları bedelli faturanın ödenmediğini ileri sürerek anılan emtia fatura bedelinin tahsili ile malın nakliyesi ve antrepo masrafları için şimdilik 1.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; taraflar arasındaki ticari ilişkide 1 inci parti malın sorunsuz şekilde teslim edilmesi üzerine müvekkilinin 2 parti daha sipariş verdiğini, verilen siparişlerin standart ebatlarda olup özel olarak üretilen emtia olmadığını, bu kapsamda 2 nci parti emtia ulaşmadan 3 üncü parti malların siparişinin verildiğini, ancak 2 nci parti malın teslim edildiği müşterilerden ciddi şikayetler gelmesi nedeniyle 3 üncü parti siparişin iptal edildiğini, 2 nci partideki emtiadaki hasarın yazılı ve sözlü olarak bildirildiğini, bir kısım müşterilerin emtiayı iade ederek reklamasyon faturası düzenlendiklerini, hasarın davalıya sözlü olarak bildirilip çözüm yolu aranmasına rağmen sorununun giderilmediğini, müvekkilinin 2 nci parti emtianın hasarlı çıkması nedeniyle zararın daha da artmaması için 3 üncü parti siparişi iptal ettiğini, emtianın henüz gümrüğe gelmeden davacının makul garanti vermemesi nedeniyle 3 üncü partinin iptal edildiğini, taraflar arasındaki yazışmalardan da anlaşılacağı üzere müvekkilinin durumu davacıya bildirdiği gibi numunede gönderdiğini, ancak davacının herhangi bir sorun bulunmadığını bildirerek sorunu çözmediğini, davacı tarafından sipariş edilen 3 üncü parti emtianın müvekkilinin siparişi ile de uyuşmadığını, önceki siparişlerde malın kapıda tesliminin yapılmasına rağmen son faturanın CFR İstanbul ibaresi düşülerek teslimat şeklinin davacı tarafından tek yanlı olarak değiştirildiğini savunarak davanın reddini istemiştir.

Tam metni görüntülemek için kayıt olun

Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın

Ücretsiz Kayıt Ol Giriş Yap