Ceza Genel Kurulu         2022/327 E.  ,  2023/93 K.

Tam metni görüntülemek için kayıt olun

Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın

Ücretsiz Kayıt Ol Giriş Yap
Karar Etiketleri
15.02.2023 ONANMASINA YARGITAYKARARI CEZA Ceza Hukuku - Malvarlığı 5018 sayılı Kamu Malî Yönetimi ve Kontrol Kanunu 5235 sayılı Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanunu 6086 sayılı Kanun 4483 sayılı Kanun hükümleri gereğince yaptırılan ön inceleme soruşturması sırasındaki ifadelerden tespit edebildiğini, ön inceleme soruşturmasında Ümraniye ve İstanbul Kapalı Ceza ve İnfaz Kurumlarında görev alan jandarma görevlilerinin karışık şekilde ifadeleri alındığından İstanbul Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda görev almadıkları ya da ihtiyaten dışarıda bekletildikleri tespit edilenler hakkında da kovuşturmaya yer olmadığına dair ek karar verdiğini, klasörler dolusu evrakın incelenmesi, okunması, değerlendirilmesi, ifadeleri alınanların durumlarının nitelendirilmesi, haklarında verilecek kararların tespiti, hazırlanması, yazılması, UYAP kayıtlarına geçirilmesi sürecinin de soruşturmanın uzamasının nedenleri arasında olduğunu, suça konu soruşturmayı yürüttüğü dönemle eş zamanlı olarak binlerce soruşturma evrakının da kendisi tarafından soruşturulduğunu, sonuçlandırıldığını veya sonuçlandırılmaya çalışıldığını, Cumhuriyet Başsavcıları tarafından kendisine tevdi edilen çeşitli mahkemelerdeki duruşma savcılığı ve nöbet gibi görevler ile diğer idari işlerin de kendisi tarafından yerine getirildiğini, bu durumun birlikte görev yaptığı Cumhuriyet Başsavcıları, hâkim ve Cumhuriyet savcısı meslektaşları ile diğer adliye personeli ve hatta soruşturmaların tarafları ve vekillerince de bilindiğini, 2000/21030 numaralı soruşturmaya konu olayın özelliği, yaralı ve ölü sayısı ile ihbarcı ve şikâyetçi, şüpheli ve tanık sayısının fazla olması, ihbar ve şikâyetlerin mahiyeti, kapsamı, şikâyet edilenlerin görev mahiyetleri, olay tarihinden sonraki mevzuat değişiklikleri, UYAP'a geçiş süreci gibi nedenlerin de soruşturma sürecini uzattığını, operasyona katılan müdahale, destek, emniyet, sevk gibi işlerde görev alan jandarma görevlilerinin açık şekilde bildirilmemesinin işi daha da karmaşık hâle getirdiğini, operasyona katılan görevlilerin sayısı ve kimlik bilgilerini, alınan ifadeler yoluyla tespite çalıştığını, soruşturma evrakının kapsamı, incelenecek, okunacak ve değerlendirilecek belge adedinin çokluğunun kesintisiz ve yoğun bir çalışmayı gerektirdiğini, 2003 - 2006 yılları arasında 4483 sayılı Kanun hükümleri gereğince yaptırılan ön inceleme soruşturması aşamasında operasyonda görev alan yüzlerce görevlinin tayin, terhis ve benzeri nedenlerle görev yerleri ve ikamet adreslerinin değişmesi nedeniyle talimat yoluyla ifadelerinin alınmasına çalışılması, kimlik ve adreslerinin tespiti, raporların hazırlanması, karar verilmesi, itirazların İstanbul Bölge İdare Mahkemesince incelenip karara bağlanması gibi işlemlerin de soruşturmayı uzattığını, soruşturma evrakının eski kayıtlı olması nedeniyle taraflarının birçoğunun kimlik numaralarının ifade tutanakları ve eklerinde bulunmadığını, Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığına hitaben düzenlediği 02.04.2010 tarihli ve 21030-123 sayılı fezleke ile soruşturma evrakını, İstanbul Valiliğince 4483 sayılı Kanun hükümleri gereği yapılan ön inceleme soruşturması sırasında görevlendirilen ön incelemeci tarafından alınan ifadelerden operasyona fiilen katıldıkları tespit edilebilen 39 jandarma görevlisi hakkında yargılanıp cezalandırılmaları kanaati ile kamu davası açılmak üzere Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığına gönderdiğini, fezleke doğrultusunda 39 jandarma görevlisi hakkında Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından açılan kamu davasının Bakırköy 13. Ağır Ceza Mahkemesinin 2010/172 esas numaralı dava dosyası üzerinden devam ettiğini, ifadeleri alınıp, ölüm ve yaralama ile sonuçlanan operasyona doğrudan doğruya, birebir veya fiilen katıldıklarına dair delil elde edilemeyen 214 jandarma görevlisi hakkında 02.04.2010 tarihinde kamu adına kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair ek karar verdiğini, operasyona katılan, ancak açık kimlik ve adresleri tespit edilemeyen, ifade ve savunmaları alınamayan diğer jandarma görevlileri yönünden ise 01.04.2010 tarihinde evrakı tefrik edip, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 2010/208053 (birleştirilen Eyüp Cumhuriyet Başsavcılığının 2010/7832) numaralı soruşturmasına kaydederek soruşturmaya devam ettiğini, olayın gerçekleştiği dönemde görev yapan Adalet, İçişleri ve Sağlık Bakanları ile üst düzey askeri ve sivil görevliler hakkında şikâyeti bulunanlar ve vekillerinin suç duyuruları ile ilgili olarak Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün 09.06.1998 tarihli ve 72 sayılı genelgesi gereğince görevli bulundukları yer ve değişik yerlerdeki ceza ve infaz kurumlarında gerçekleştirilen benzeri operasyonlar nedeniyle Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 18.01.2001 tarihli ve 2001/4709-502 sayılı kararı ile Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 100 ve TBMM İçtüzüğü’nün 107. maddeleri gereğince "Takibata Yer Olmadığına" ve "Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının görevsizliğine" karar verildiğini, toplam 240 şikâyetçi ve vekilinin devam eden benzeri şikâyet ve ihbarları nedeniyle ayrılan evrakı Eyüp (Kapatılan) Cumhuriyet Başsavcılığının 07.06.2001 tarihli ve 591 sayılı fezlekesi ile gereği için yeniden gönderdiğini, bir kısım şikâyetçi vekilinin, aynı dönemde görev yapan Adalet, İçişleri ve Sağlık Bakanları ile Jandarma Genel Komutanı, İstanbul Jandarma Bölge Komutanı, İstanbul İl Jandarma Komutanı, Ceza ve Tevkif Evleri Genel Müdürü, İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı, İstanbul Kapalı Cezaevi Cumhuriyet savcısı haklarındaki şikâyetleri nedeniyle ayrılan tasdikli evrak fotokopilerini 17.03.2010 tarihli ve 2000/21030 sayılı yazı ekinde Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğüne sunulmak üzere Eyüp (Kapatılan) Cumhuriyet Başsavcılığına gönderdiğini, dönemin İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı ve İstanbul Kapalı Cezaevi Cumhuriyet savcısı ile bir kısım üst düzey kamu görevlisinin ifadelerinin dahi alınmadığı iddiaları ile ilgili olarak; bahsi geçen görevlilerin daha olayın başından itibaren zaman zaman farklı şikâyetçiler ve vekillerince şikâyet edildiklerini ve şüpheli konumuna sokulduklarını, olay tarihlerinde Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün 09.06.1998 tarihli ve 72 sayılı genelgesinin yürürlükte olup, görev sıfatı gereği bahsi geçen genelge karşısında devletin üst düzey görevlerinde hizmette bulunmuş veya hâlen hizmette bulunan görevliler hakkında soruşturma yapmasının veya görevlilerin ifadelerini almasının mümkün olmadığını, şikâyet edilen, kendisine şüpheli sıfatı atfedilen bir görevlinin tanık olarak ifadesinin alınmasının ise hukukun genel ilkeleri ile bağdaşmayacağını, şikâyet edilen ve haklarında iki farklı tarihte kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair ek karar verilen şüphelilerin ölüm ve yaralama olaylarının gerçekleştiği bölüme fiili müdahale görevi verilen ve görevi icra eden Ankara Jandarma Komando Özel Asayiş Komutanlığında görevli olmadıklarının veya görevli olmakla birlikte olay yeri dışında çeşitli görevler ifa ettiklerinin cevabi yazılar ile anlaşılması nedeniyle soruşturmanın aydınlatılmasına katkı sağlamayacağı düşüncesiyle ifadelerini almaya gerek duymadığını, şikâyette bahsi geçen operasyonda görev alan kamu personelini koruması için bir sebep olmadığını, soruşturmayı kasıtlı olarak geciktirdiği, delillerin kaybolmasına neden olduğu, delilleri kararttığı gibi iddiaların, olayın başından beri delillerin toplanmasına, soruşturmanın aydınlatılmasına yönelik mesai saatleri dışında dahi özveri ve titizlikle, bıkmadan, usanmadan, yakınmadan yaptığı soruşturma ile bağdaşmadığını, şikâyet edilen bazı görevlilerle ilgili kararların ayrıntılı gerekçelerinin, verilen ek kovuşturmaya yer olmadığına dair kararlarda belirtildiğini, ayrıca verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair kararlara itiraz edilmesinin mümkün olduğunu, bu kararlara itiraz edilebileceğinin, itirazın yapılacağı mercinin ve itiraz süresinin kararlarda gösterildiğini, olayda bir kastı, kusuru veya ihmalinin bulunmadığını, yaptığı soruşturma ile ilgili belge asıllarının yargılaması devam eden Bakırköy 13. Ağır Ceza Mahkemesinin 2010/172 esas numaralı dava dosyasına konu birleştirilen Eyüp Cumhuriyet Başsavcılığının 2000/21030 ve bu evraktan tefrik edilerek soruşturması devam eden İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 2010/208053 numaralı soruşturma evrakı içerisinde mevcut olduğunu, 39 görevli hakkında açılan kamu davası kapsamında yapılan yargılama sırasında ortaya çıkan "Tufan" eylem planının teminine ve operasyona katılan görevlilerin açık kimlik ve adres bilgilerinin tespit edilip gönderilmesine yönelik Bakırköy 13. Ağır Ceza Mahkemesine ve dağıtımlı olarak İstanbul Jandarma Bölge Komutanlığına, İstanbul İl Jandarma Komutanlığına, İstanbul Jandarma Komutanlığına, Ankara Jandarma Komando Özel Asayiş Komutanlığına hitaben yazılan 17.03.2010 ile 06.04.2011 tarihli ve 7832 soruşturma numaralı yazı örneklerinin, soruşturması devam eden 2010/208053 numaralı soruşturma evrakı içerisinde bulunduğunu, temin edilen cevabi yazıların ve "Tufan" isimli Bayrampaşa Cezaevi özel müdahale planının soruşturma evrakı içerisinde mevcut olduğunu, İstanbul Jandarma Bölge Komutanlığının 27.04.2011 tarihli ve 11 sayılı cevabi yazılarında "...Bayrampaşa Cezaevinde 'Hayata dönüş' operasyonunun icrası ile ilgili herhangi bir plana ait belge bulunmadığından gönderilemediği..." ibaresine yer verildiğini, İstanbul İl Jandarma Komutanlığının 13.05.2011 tarihli ve 11 sayılı cevabi yazısında "Tufan" isimli Bayrampaşa Cezaevi özel müdahale planının orijinalinin bulunamadığı, fotokopi ile çoğaltılmış bir suretinin İstanbul İl Jandarma Komutanlığı arşivinde bulunarak 22.03.2011 tarihinde Bakırköy 13. Ağır Ceza Mahkemesine gönderildiğinin bildirildiğini, daha önce de açıkladığı üzere müdahale planı olup olmadığı, varsa örneğinin gönderilmesine dair olayın başından itibaren ismi geçen birlik komutanlıklarına gerekli yazıların yazıldığını, yazı asıllarının ve cevaplarının bahsi geçen dava dosyası ve soruşturma evrakı içerisinde yer aldığını, hakkında yürütülen soruşturma sırasında savunmasını isteyen yazıyı, aynı zamanda yürüttüğü 2010/208053 numaralı soruşturmanın seyrine yönelik tavsiye olarak da dikkate aldığını, bu kapsamda soruşturma aşaması itibarı ile gerekli gördüğü bazı hususları tamamlamaya çalıştığını, operasyona katıldığı bildirilen.......'ın şüpheli olarak ifade ve savunmalarının alınması için görev yaptıkları ya da oturdukları adreslere talimatlar yazıldığını, ... .....'in alınan ifadelerinden ölen ya da yaralanan tutuklu ve hükümlülerin bulunduğu bölüme fiilen müdahale eden görevlilerin sayısı, görevleri, kimlik ve adres bilgilerinin tespitinin mümkün olmadığını, bu nedenle ilgililerin ifade ve savunmalarını alamadığını ve soruşturmanın uzadığını, geçmiş dönemlerde yerine getirdiği işlerin ve sonuçlandırdığı soruşturma evrakının miktarı, ağırlıkları ve nitelikleri dikkate alındığında ithamların şekli bir tespitten ibaret olduğunun anlaşılacağını, Eyüp Cumhuriyet savcısı olarak görev yaptığı dönemin ilk yıllarında fiili imkânsızlıklar nedeniyle üç Cumhuriyet savcısı olarak aynı odayı paylaştıklarını, binanın fiili yetersizlikleri sebebiyle yeterli sayıda Cumhuriyet savcısının atanamadığını, atananların bir kısmının ise görev yerine dahi gelmeden meslekten ayrıldıklarını, bu nedenle iki veya üç Cumhuriyet savcısının yapması gereken işlerin fiilen tek Cumhuriyet savcısına tevzi edildiğini, yılda 30.000’e yaklaşan işlerden son rakamı "2" olan yaklaşık 6.000 civarında evrakın kendisine tevzi edildiğini, geçen yıllardan devredenlerle birlikte yıllık 8.000’lere çıkan soruşturma evrakının soruşturulup sonuçlandırılması, Ağır Ceza ve Asliye Ceza Mahkemelerinin duruşmalarında Cumhuriyet Başsavcılığının temsil edilmesi, dava dosyalarına mütalaa hazırlanması, temyiz işlemlerinin yerine getirilmesi, nöbet ve idari denetimlerin yapılması gibi işler nedeniyle istemese de soruşturmada gecikmeler olmasının, evrakın bir süre işlemsiz kalmasının belirtilen iş yoğunluğu içerisinde doğal olarak kabul edilmesi gerektiğini, bahsi geçen işlerin birbirini tetikleyen, neden sonuç ilişkisi doğuran olaylara ilişkin olduğunu, bir dönem basın suçları, Bayrampaşa Kapalı Cezaevinde meydana gelen önemli olayların soruşturmaları, örgütlü suçlar gibi önemli soruşturmaların da tarafına tevzi edildiğini, bunun yanında Eyüp l. Ağır Ceza Mahkemesinin duruşmalarına çıkma görevinin de kendisi tarafından yürütüldüğünü, aynı dönemlerde bazı üst düzey görevlilerin de dâhil olduğu İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığına bağlı İGDAŞ, Halk Ekmek ve Ağaç AŞ. ile ilgili yolsuzluk iddialarına dayalı dönemin İstanbul Devlet Güvenlik Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatılıp mevzuat değişikliği nedeniyle tefrik edilerek görevsizlik ve yetkisizlik kararlarıyla gönderilen klasörler dolusu evrakın bulunduğu soruşturmaların da tarafına tevzi edildiğini ve kendisi tarafından sonuçlandırıldığını, takip eden dönem içerisinde hatırlayabildiği kadarıyla örgütlü olarak sahte para basılması ve tedavüle sürülmesi, sahtecilik, hurdaya ayrılmış araçlarla hırsızlık suçuna konu araçların motor ve şasi numaralarının değiştirilip "Change" yapılarak piyasaya sürülmesi, 10 numara yağ ve akaryakıt kaçakçılığı gibi kapsamlı, örgütlü bazı suçların takip, soruşturma ve sonuçlandırılması işlemlerinin de kendisi tarafından yerine getirildiğini, yalnızca soruşturma yürütüp sonuçlandırmakla kalmadığını, bahsi geçen özellikle İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığına bağlı şirketlerdeki yolsuzluk iddialarına dayalı soru önergesi ve benzeri TBMM işlemleri nedeniyle talep edilen birçok cevabi yazının da kendisi tarafından hazırlanıp gönderildiğini, söz konusu kapsamlı soruşturmaların hazırlanıp sonuçlandırılması, talep edilen cevap yazılarının yazılması gibi birçok işlemi yakınlarını dahi ihmal ederek mesai saatleri dışında, hafta sonlarında ve bayram tatillerinde yerine getirmeye çalıştığını, tüm bu işleri görevinin gereği olarak değerlendirip yakınmadan özveri ile çalıştığını, buna rağmen hak etmediği görevi kötüye kullanma ve ihmal suçlamaları ile karşı karşıya kaldığını, soruşturma işlemlerinin uzun bir dönemi kapsaması, daha sonradan UYAP sistemine geçilmesi, görev yaptığı Eyüp Cumhuriyet Başsavcılığının kapatılıp İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı ile birleştirilmesi, Ankara Cumhuriyet savcısı olarak atanması üzerine eski kayıtlara ulaşma imkânının bulunmaması nedenleriyle gerekli bazı belgeleri ibraz edemediğini, belirttiği hususların o dönemlerde kendisi ile birlikte görev yapan meslektaşları ve adliye personeli tarafından da bilindiğini, gerek görüldüğünde ilgililerin ifadeleri alınarak bu hususların doğruluğunun tespit edilebileceğini, sebep olmadığı mevcut imkânsızlıkların hâkim olduğu bir dönemde zaman zaman yeni ve tecrübesiz olan tek bir kâtip ile binlerce soruşturma evrakını sonuçlandırdığını, İstanbul Cumhuriyet savcılığı görevine, Eyüp Cumhuriyet Başsavcılığınca tarafına tevzi edilen ve tamamlanamayan 1044 soruşturma evrakı ile geldiğini, bunların içerisinde dava konusu "Hayata dönüş" operasyonu ile ilgili eski soruşturma evrakından tefrik edilip soruşturması devam eden evrak ile örgütlü 10 numara yağ ve akaryakıt kaçakçılığına konu evrakın da olduğunu, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı çalışma talimatı gereğince kanun yolları inceleme bürosunda görev aldığını, iki ağır ceza mahkemesinin kararlarını inceleyip kanun yollarına başvurma dâhil olmak üzere kanun yolları ile ilgili muhtelif işlemleri yerine getirmek üzere toplam yirmi iki mahkemenin işlerinin kendisine tevzi edildiğini, bazı meslektaşlarında soruşturma evrakı bulunmadığı hâlde kendisinin soruşturma evrakını da tamamlamak durumunda olduğunu, konu ile ilgili kimseye bir yakınmasının olmadığını, daha önceden olduğu gibi mesai sonrasında, hafta sonlarında, bayram tatillerinde ve nöbet izinlerinde çalışarak soruşturma evrakını tamamlamaya gayret gösterdiğini, kanun yollarındaki temyiz, kanun yararına bozma talepleri ile sabıka kaydı silinmesi gibi Adalet Bakanlığından gelen işlemlerin süreli ve bakanlık işi olması nedeniyle öncelik verilmesi gereken işler olduğunu, 2011 yılının Eylül ayından itibaren yeni Çek Kanunu 1412 sayılı Kanun 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu 5271 sayılı CMK'nın 34 ve 230. maddeleri uyarınca bütün mahkeme kararlarının gerekçeli olarak yazılması zorunludur. Hükmün gerekçesinde ise 5271 sayılı CMK'nın 230. maddesi uyarınca suç oluşturduğu kabul edilen eylemin gösterilmesi, ulaşılan kanaat, sanığın suç oluşturduğu sabit görülen fiili ve bunun nitelendirmesinin yapılması, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesi, hükme esas alınan veya reddedilen delillerin belirlenmesi ile mantıksal ve hukuksal bütünlük sağlanarak herkesi tatmin edecek ve anlaşılır kararın, bu hâli ile Yargıtay denetimine olanak verecek biçimde gerekçeli olması gerekmektedir. Beraat hükmünün gerekçesinde de ayrıca 5271 sayılı CMK'nın 223. maddesinin ikinci fıkrasında belirtilen hâllerden hangisine dayanıldığı gösterilmelidir. 5271 sayılı CMK'nın 289. maddesinin (g) bendinde hükmün, aynı Kanunu 5271 sayılı CMK’da hukuka aykırılık olarak belirlenmiştir. Ancak her iki Kanun’a bakıldığında bu iki farklı kavramın aynı şekilde anlaşılmasının istendiği sonucuna varılmaktadır. Zira her iki Kanunu 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu 6086 sayılı Kanun’un birinci maddesi ile birinci ve ikinci fıkralarında yer alan "Kazanç" ibareleri "Menfaat", birinci fıkrasında yer alan "Bir yıldan üç yıla kadar" ibaresi "Altı aydan iki yıla kadar", ikinci fıkrasında yer alan "Altı aydan iki yıla kadar" ibaresi "Üç aydan bir yıla kadar" ve üçüncü fıkrasında yer alan "Birinci fıkra hükmüne göre" ibaresi "Bir yıldan üç yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adli para cezası ile" biçiminde değiştirilmiş, 05.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6352 sayılı Kanunu 29525 sayılı Resmî Gazete'de ilan edildiği üzere 20.07.2016 tarihinde tüm yurtta göreve başlamıştır. Bölge adliye mahkemelerinin faaliyete geçmesiyle birlikte istinaf kanun yolu uygulamaya girmekle birlikte 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu K193 md.107 TCK md.284/2 K6086 md.105 K5271 md.298 CMK md.298 K5271 md.302 K1412 md.289 TCK md.240 CMK md.302 K5271 md.230 TCK md.257 K5271 md.223 K502 md.107 CMK md.230 CMK md.223 CMK md.160 K5237 md.257 TCK md.257/1 K5018 md.71 K5235 md.2 K1016 md.250 TCK md.102/4 CMK md.34 CMK md.250 K5271 md.288 K2802 md.89 K1412 md.307 CMK md.288 TCK md.257/2 TCK md.62 K21034 md.3 K1412 md.313 K5271 md.289 K5271 md.301 K457 md.107 CMK md.301 CMK md.289 K765 md.245 TCK md.281 K1412 md.308 CMK md.223/8 CMK md.173 K5271 md.294 K29525 md.8 CMK md.294 K765 md.104/2 CMK md.299/1 K4483 md.107